Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Ne kadar cuma varsa o kadar eşek

Meseleyi İsa’nın doğumu ile başlayan takvimden alırsak, adada tek bir dönem hariç, askersizleştirme olmadı.


Neydi o dönem?

Roma İmparatorluğu adada M.Ö 58 – M.S 395 yılları arasında 350 yıl hüküm sürmüştü.
Dönemin sonlarına doğru dünyanın iki büyük gücü Bizans ile Araplar oturup anlaştılar.
Antlaşma konusu Kıbrıs adasıydı.
Bu antlaşma literatüre Kıbrıs Arap-Bizans Kondominyumu olarak geçti.

Antlaşma hukuken pek kullanılmayan bir yöntem.
Ancak hala daha bazı nehir, göl ve adacıklarda geçerliliğini koruyor.
Egemen devletler bir araya gelip nehir, göl ve bazı adacıkları ortak yönetmektedirler.
Fakat, bir tarafın kafasının bozulduğu an, anlaşma bitiyor.
Hazar Denizi’nde durum budur.
Beş ülkenin kondominyumu söz konusu…

Antlaşma için şunlar belirtilir:
“ Bu antlaşmaya göre Bizans Emevi halifelerine eskisi gibi yılda 1.000 Bizans altını tazminat ödeyecek ve bunun yanında, ek olarak o yıl içinde olan cuma günü sayısı kadar (yaklaşık 50 küsur) atı ve esiri tazminat olarak verecekti. Kıbrıs’tan alınan vergiler eşit olarak iki taraf arasında bölüşülecekti. Bunu başarmak için de Kıbrıs adası askerden arınacak ve iki tarafın da atadığı valiler ile ortak olarak nispeten özerk olarak idare edilecekti. Böylece Kıbrıs Adası 688’den 868’e kadar bir Kıbrıs Arap-Bizans Kondominiyumu olarak idare edilmiştir.”

Askersizleştirme bir yana.
Bundan günümüzde bir şey çıkmaz!

Antlaşmaya göre o yıl içinde kaç Cuma varsa o kadar at ve esir
tazminat olarak verilecek.
Acaba bugün için buna benzer bir şeyden yararlanmak mümkün mü?
Hazır görüşmeler çökmüşken…

Koskoca Emevilerle Bizanslılar anlaşmışlar.
Biri Müslüman’dı biri Hıristiyan.
Durum yine aynı.
Dolayısıyla,
Ne kadar Cuma varsa o kadar…

Bugünkü koşullarda at bakımından zengin olduğumuz söylenemez.
Ama eşek bol.
Ziyadesiyle.
Yerli nüfus.
Orijinal millet.
Ne kadar Cuma varsa o kadar eşek.
Karşı taraf Cuma gününün altında bir bit yeniği ararsa, sıkı bir pazarlığa girişilebilir.
Onların önem verdiği Pazar günü tarafımızdan taviz olarak verilebilir.
Nasıl olsa bizim için ha kilise ha cami fark etmez!
Ne kadar Pazar varsa o kadar eşek…

Esirlere gelince.
Önce vaktiyle numaralandırılmış evlerde oturanlar, ardından sosyal konutlarda oturanlar verilir.
Karşılıklı olarak…

Kondominyum…
Ta kafamız tekrar atana kadar!