Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Beleşe yıllar

Denizlerin, sahillerin vatandaşa ait olmadığı tek yer burasıdır.


Eskiden yoktu tabii.
Millet çadırını, erzakını alır deniz kıyılarına giderdi.
Çadır kurmak serbest.
Sahiller ve denizler serbest.
Zaten, aksi düşünülemezdi.

Şimdi lütfettiler; “engellilere” bazı plajları açtılar.
Engelsizler tehlikeli mi?
Her tarafları sağlam olduğundan mı?
Onlara yasak…

Birçoğunun çocukluğu üç milde kaldı.
Birçoğunun altı, altı buçuk milde.
Yaz ayları oralara gider, çadır kurar, sıcak mevsimi denize batırır çıkarırdık.
Zaman olurdu, bisikletlerimizi alır, ta altı ve altı buçuk mile gider gelirdik.
Bir keresinde Moreket’le benim yolumu Rum askerleri kesmiş, ama onlardan kurtulmasını bilmiştik.
Öyle zamanlarda bile sahiller halkındı…

Şimdi bir kesime lütfettiler.
Aman efendim.
Çok makbule geçti…

Bizim anayasa da bir alem.
Zamanında kanun eyleyiciler kalkıp yurttaşların yüz metrelik kıyı şeridi içerisine girmesi kimse tarafından engellenemez ve giriş ücrete bağlı tutulamaz yazmışlar.
Ne bilsin garipler.
Bir zaman gelip dağ başının duman alacağını?

Sahillerde galifler vardı.
Bu galifler genellikle denizden birkaç yüz metre uzakta tepelerin üzerine kurulurdu.
Herkes deniz sefası ile birlikte, o galiflere gidip vakit geçirir, karpuzunu, hellimini yer, galifin de hizmetlerinden yararlanırdı.
Ne galif işletmecisi denizi gasp ederdi, ne insanlar işletmeciyi istismar ederdi.

Şimdi her şey çoktan parsellendi.
Ya da gasp edildi.
Sahillerde, beraberinde denizler de.
Kimisi askeri yerler, kimisi büyük otellerin falan.
Zavallı Mücahit o sahillerden karşıyı gözlerdi.
Hasretle, yıllarca.
Kuzeye baka baka.
Şimdi karşıdan gelenlere söz geçiremiyor…

Onlar lütfederse olur ancak…

BARAKA Kültür, geçenlerde bir eylem yaptı.
Beleşe denize girme eylemi.
Gittiler, bir deniz sahiline girdiler.
Anayasal haklarını hatırlattılar.
İyi de ettiler.
Yedi kez yapılıyor bu eylem, yedisinde de duyan yok.
Sanki bu bir eylem değil, deniz festivali…

Ama meseleyi çözecek olanlar denizde değil, karada.
Lefkoşa’da beton galiflerin altında oturuyorlar.
Bir de onlara gitseniz.
Lütfedecek olan başkaları olsa da, anayasayı hatırlamasalar bile, çocukluk yıllarını hatırlamaları kafidir.
O beleşe yılları…