Artık internette gördüğümüz herhangi bir görselin kaynağının neresi olduğu fark ediyor mu? Herhalde en çok gazetecilerin aşina olduğu temsili olarak kullanılan fotoğrafların bolluğu, görüntülerle ilişkimiz hakkında neler diyor? Ve görüntülerin serbest dolaşımda olduğu bu çağda görüntüler üzerinde tahakküm kuran ressamın beyanatı ne olmalı?
Slovenyalı sanatçı Mito Gegic, 7 Mart’a kadar Gaia Gallery’de görülebilecek sergisi ‘Şifreleme’de bu soruların peşine düşüyor ve izleyeni kaynağı kökü belirsiz bir av partisine götürüyor. Google’dan alınan av görüntüleri, şifrelerinden arındırılıp yine resmin alanına sokuluyor. Gegic’in Slovenya’da gayet baskın olan ama adı hiçbir şekilde konulmayan av faaliyetiyle ilgili görüntüler için yine dışarı çıkmadan, masa başında Google’a başvurmasında ironik bir taraf var. Muhtemelen yaşadığı bölgede biraz dolaşsa sayısız örneğini bulabileceği av görüntüleri için internette bir arama motorunu kullanması Gegic’in sergideki motivasyonunu daha da vurgulayan bir yöntem.
Sanatçı, bildik anlamda temsiliyetlerinden soyutlanmış av görüntülerini resme dönüştürürken, dijital imgelerin şifreli yapısını hatırlatan bantları bu sefer el işine, müdahalelere dikkat çekmek için kullanıyor. Zaten halihazırda güvensiz bir atmosferin kol gezdiği bu görüntüler, dijital âlemin şifrelerini üzerinde taşıdıkça bu özelliklerini daha da pekiştiriyorlar. Gegic, “ Resim yapma eyleminin içine görüntünün dolaşımda olması ve madde halinden arındırılmış olması fikrini koyuyorum. Kanvas üzerine uyguladığım bantlarla, resimdeki motifler ve izleyiciyle ilişkisi kavramsal bir boyut kazanıyor, mülkiyet fikrinin yüklerinden kurtuluyor” diyor.

Önceki Haber

























