Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Ya siz ya da asla

Gerçekten sürpriz oldu.

Mont Pelerin faciasından sonra, iki liderin bu kadar hızlı bir şekilde etrafı toparlayıp, bu denli mükemmel bir yol haritası ortaya çıkarabileceklerini tahmin etmiyordum.

Yaptılar.

Perşembe akşamı, yine tarzlarına uygun bir şekilde gece yarısını devirerek, nerdeyse sabahın ilk ışıklarına kadar görüştüler ve ortaya çok çok iyi bir planlama çıkardılar.

Bugüne kadar ve bundan sonra da süreceğini tahmin ettiğim gereksiz yol kavgalarını bir yana bıraktılar.

9 Ocak’ta Cenevre’de buluşmaya karar verdiler.

Buluşacaklar, her şeyi pazarlık masasına yatıracaklar, ardından garantörler bir araya gelecek ve bu iş bitecek.

Veya bitmeyecek.

Anastasiades, üşenmedi, gece yarısı Rum gazetecilere açıklama yaptı ve “artık herkes durumunun ne olacağını bilmelidir” dedi.

Bunun tercümesi şudur;

“Ya bir anlaşmaya varacağız ya da anlaşamazsak ne olacağını hep birlikte göreceğiz…”

Doğru söyledi.

Zaten başka seçenek de yoktur.

Yanlış anlaşılmasın.

Bu, iki liderin başka seçeneği yoktur anlamına gelmez.

Bilakis, iki toplumun başka seçeneği yoktur anlamına gelir.

Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar artık karar verme noktasına geldiler.

Liderler ya bir anlaşmaya varıp ortaya referanduma yani toplumların onayına sunulacak bir metin yaratacaklar ya da anlaşamayıp önümüzdeki dönemin ne olacağını yine toplumların önüne koyacaklar.

Yani Cenevre zirvesinden sonra her halükarda söz ve karar verme pozisyonu Kıbrıslı Türklere ve Kıbrıslı Rumlara geçecek.

 

***

 

Perşembeyi Cumaya bağlayan gece iki lider arasında ne oldu da sürpriz sayılabilecek bir şekilde uzlaştılar?

Bunun için elbette birçok faktör etkili oldu.

İçimizden bazı çevreler tam tersini düşünse de Erdoğan ve Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın etkisi büyük.

Ayni şekilde anormal ortaklarına karşın Çipras’ın etkisi büyük.

İki lideri cesaretlendirmek için devreye giren Batı dünyasının da öyle.

Fakat, hakkını teslim etmek gerekir  ki Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin etkisi hepsinden daha fazla oldu.

Eide, bütün gece boyunca liderlere yaptıkları olumlu işlerle ilgili konuştu ve sonuçta şu vurucu cümleyi kullandı;

“Kıbrıs’ta bir çözüme ve anlaşmaya ya sizinle uzlaşılır ya da asla uzlaşılmaz. O zaman herkes kendi yoluna devam eder…”

Gerçek de budur.

Bu gerçek ışığında Cenevre zirvesini dört gözle bekleyeceğiz…