Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Sumada ve lokum derken

Dünkü yazımızda Türklerin ve Rumların ortak duygularına örnek vermiştik.

Ağıtlar yakıyorlardı birbirlerine.
Birbirlerinin dertleri ile ilgileniyorlardı.
Beraber gülüyor, beraber ağlıyorlardı.
Cephelerde beraber Lili Marlen türküsü dinliyor, bir düğünde birlikte çiftetelli oynuyorlardı.
Biri deblek çalıyorsa, diğeri kemane çalıyordu.
Bir kahvede beraber sumada içiyor, beraber lokum yiyorlardı.
Birbirlerinin cenazelerine katılıyor, birlikte gözyaşı döküyorlardı.
Daha da ileri gidiyorlardı.
Müslüman iken Hıristiyan, Hıristiyan iken Müslüman olanlar vardı.
Henüz milliyetçilik iliklerine kadar işlemeden, ortak hayat ortak duyguyu da yaratıyordu.

Rahmetli Kutlu Adalı 1960’lı yılların başında köyleri gezip izlenimler elde etmişti.
Bu izlenimleri arasında birçok köydeki Müslüman’ın Hıristiyan olduğunu köylülerden dinlemişti.  
Adalı’nın saptamasına göre, Osmanlı adadan ayrıldıktan sonra “Baf, Leymosun ve Tillirya dolaylarında, Mağusa’nın da Kırmızı köylerinde” toplam 45 köyde Müslümanlar Hıristiyan olmuşlardı.
Hepsi…

Her toplumun tarihinde buna benzer dönüşümler vardır.
Bizde de oldu.

Kıbrıs tarihi dönemlere göre özellikler gösterir.
Ne diyorduk?
Birbirlerine ağıtlar yakacak denli ortak duygu bütünlüğünün olduğu dönemler olmuştu bu adada.

Atatürk’e ağıt yakan Rum bile vardı…

AP seçimleri öyle olacak böyle olacak derken, gürültüyle geçti.
Sadece gürültüyle değil.
Sınırda sinirinden ağlayanlar da oldu.
Rum İçişleri Bakanının davranışları yüzünden bir adayımızın sinirleri iyice gerilince, gözyaşlarını tutamadı.
AB’nin de, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin de yaptığı seçimin aksaklıkları anlatıldı, protesto edildi.

Ortak duygu bütünlüğünden, duyguların da dibelik ayrıldığı bir yerde miyiz?
Hiçbir slogan, hiçbir şarkı, hiçbir şiir, hiçbir ideoloji bu yaraya merhem olamıyor mu?

Barikatlarda aşağılanma!
Kıbrıs Türkü bunlara yabancı değil!
Fakat, yeni nesillerin bir başka versiyonu ile bunları görüyor olması, doğrusu düşündürücü.

Şimdi birbirimize ağıt yakacak zaman değil ne yazık ki!
Dedik ya,
Her dönemin kendine özgü özellikleri var.
O zaman şimdiki dönemin özelliği ne?
Sumada ve lokum derken,
Ve ağıt da yakılmıyorsa,
Kına mı yakılıyor?