Cumhurbaşkanı Akıncı Ercan’da görüşmelerin niye koptuğunu detayları ile birlikte anlattı ve halka çağrıda bulundu;
RUMLARIN TAVRI: Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum tarafının dayatmacı tavrının Mont Pelerin zirvesini çökerttiğini açıkladı ve bunun sorumlusunun Rum tarafı olduğunu kaydetti. Akıncı Rum tarafının toprakta her şeyi alıp diğer konularda hiçbirşey vermeme gibi bir mentalitede olduğunu belirtti.
RAKAMLAR: Cumhurbaşkanı Akıncı Rum tarafının 160 bin göçmenin geri döneceği şekilde kriterler ortaya koyduğunu ama bu sayının doğru olmadığını belirtti. Yapılan pazarlıkta Kıbrıslı Türklerin mağdur edilmemesi gerektiğini belirtiklerini söyleyen Akıncı Rumların dayatması bir tutum sergilediklerini ve uzlaşıcı adımlarını reddettiklerini açıkladı.
MORALLER: Kendisi değil başka bir Kıbrıslı Türk liderin de olması halinde de benzer bir sonuç çıkacağına inandığını belirten Akıncı, “kimse moralini bozmasız, biz bir anlaşma istiyoruz, Rumlar tutumlarından dönerlerse bıraktığımız yerden devam ederiz. Fakat ilanihaye bir şekilde olmaz” dedi
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Mont pelerin zirvesi dönüşü Ercan Havaalanında önemli açıklamalar yaptı ve kimsenin moralini bozmamasını istedi.
Akıncı, Rumların dayatmacı tutumları nedeniyle görüşmelerin başarısız olduğunu bu tutumlarından vazgeçmeleri halinde bırakılan yerden görüşmelerin yeniden başlanabileceğini kaydetti. 2006 yılının doğal bir takvim olduğunu belirten Akıncı “ben ilanihaye sürecek görüşmeler yapmam. Sonuç getirmeyecek müzakerelerde ben yokum” dedi.
Akıncı şunları kaydetti:
“İkinci Mont Pelerin zirvesinde Rum tarafının tavır değişikliğini yaşadık. Toprak kriterlerinin konuşulması ardından Bürgenstock tipi bir zirve istedik. Mont Pelerin’de Türkiye ve Yunanistan yetkililerinin de olmasını istedik fakat Yunanistan bunu reddetti.
Mont Pelerin’de yoğun bir uluslar arası ilgi vardı. Bu ilgi Türkiye ve Yunanistan’ı da teşvik etti ve telefon görüşmelerinin ötesinde Erdoğan ve Çipras bir araya gelecekleri bir sonuca yol açtı.
Akıncı, birinci Mont Pelerin zirvesinin özetini yaptı ve zirveye ara verilmesinden sonra yaşanan olumsuzluklardan bahsetti.
Cumhurbaşkanı Akıncı Rum tarafının toprak konusunda kendi pozisyonunun dayatma ve Türk tarafının pozisyonunu sıfırlama yönüne gittiği için başarısız olunduğunu kaydetti.
Akıcı benzer tutumun garantiler konusunda Yunanistan’ın da yaptığını belirtti.
Toplantılarda 17-19 ralık tarihleri arasında beşli zirve tarihinin de saptanması konuşuldu fakat Yunanistan’ın bunu reddettiğini belirten Akıncı uzun pazarlıklardan sonra ve Türkiye’nin de devreye girmesi ile kabul ettiğini fakat zaman kaybedildiğini savundu.
Akıncı şöyle konuştu: Bize göre Rum tarafı haksız ve adilane olamayacak şekilde davrandı. Toprağı en sona bırakmak ve bir harita ile yetinip beşli zirveye gitme yerine her şeyi almaya çalıştı. Türk tarafının istediklerini vermeden toprağı halledeceğini düşündü. Böyle bir müzakere süreci olmaz. Rumlar Annan planında kendi beğendikleri konuları çekip cımbızladılar. Ben hep sordum Annan planında garantiler vardı dönüşümlü başkanlık vardı, bunlara hep hayır dediler. Son bir müzakere yapılacağı gerçeğini reddettiler ve bu tıkanıklığı yarattılar. Toprak en zor konudur. Bugüne kadar hep yabancılar çizip önümüze koymuştu. Kıbrıslılar ilk defa bu müzakereyi yaptılar fakat bu ek sıkıntılar getirdi.
Çözüm iradesiyle toplantılara gittik. Önemli adımlar attık fakat karşılığını görmedik. Müzakere yapmaya gittik fakat Kıbrıs Türk halkının haklarını teslim etmeye gitmedik. Rum tarafının bunu çok iyi anlaması gerekir.
Ekibimiz orada çok iyi çalıştı.
Bir yerde sorun sorunlar varsa çözüm arayışları bitmez. Fakat koşullar çok daha zorlaşır.
Biz, dünyadaki konjonktüre ters bir iş yapmaya çalışıyoruz. Dünyada ayrılıklar ve parçalanmalar gündemdeyken biz birleşmeyi yapmaya çalıştık. Fakat karşılığını görmedik.
2017’de potansiyel tehlikeler vardır. Bunları sık sık dile getirdim. En önemli tehlike Rum tarafındaki başkanlık seçimleridir. Bu nedenle 2016 sonu doğal bir takvimdir. Bu tarih tehlikeye girip girmeyeceğini önümüzdeki günler gösterecek.
Halkımız moralini bozmasın. Her kesimle ve Türkiye ile temas yapacağız. Meclis Perşembe günü toplanacak ve konuşacağız.
Bizim iyi niyetli çabalarımız BM ve diğer çevrelerce takdir edildi ve bu çevrelerin devreye girmesini bekliyorum.
Hayal kırıklığı-moral bozukluğu yaşanmasın biz çabalamaya devam edeceğiz. Rum tarafı da aynısını yapmalı.
Akıncı’nın sorulara verdiği yanıtlar şöyle:
Dönecek Rumların sayısı mı kriz oldu?
Akıncı: Yüksek bir rakam ortaya koydular ve bundan geri adım atmayacaklarını söylediler. Yıllardan beridir konuşulan 160 bin rakamı vardır. 100 bin kişi iade edilecek topraklara 60 bin kişi de Türk Devletine dönecek. Bize verilen rakamlarda 160 bin değil 110 bin kişinin yaşadığını tespit ettik. Bizde bir değil iki kez göçmen olmuş insanlarımız var. Elbette bir toprak düzenlemesi olacak ama bir makul sınırını bulmamız lazım. Ölenler veya 1974’te çocuk olanların sayısını düşerek bir formül bulmamız lazım. Rum tarafı bu gerçeklerden uzak uzlaşmaz bir tavır sergiledi.
Soru: Garantörler ne yapacak?
Akıncı: Sayın Çpras ve Sayın Erdoğan bir araya gelecekler. Bu iyi bir gelişmedir. Bu başlangıç adımları hızlı bir şekilde olursa ve Rum tarafı da adım atarsa hedefimizi gerçekleştirebiliriz. Bu tıkanma olmasaydı beşli konferans Aralık 18’de toplanacaktı. Rum tarafı beşlide yapması gereken son pazarlıkları Mont Pelerin’de yapmaya çalıştı ve koptu. Bundan vazgeçerlerse devam ederiz.
Ama hiçbirşey olmamış gibi ve yıllara yayılacak bir müzakere sürecine onayımız yoktur.
Soru: Mülkiyette Rum tarafının tavrını anlattınız bir takım ilerlemeler de sağlandı. Nelerdi bunlar?
Akıncı: “Duygusal bağ” kavramı geliştirildi. Kıbrıs Türk idaresi altında yaşamak isteyen Rumların gelebileceği noktasında uzlaştık Fakat net sayı söyleyemediler. 3 bin, 8 bin diyorlar. Dimopulos kararıyla Kıbrıslı Türklerin hakları da var. Rumla AHİM’e bırakalım diyorlar. Bu doğru değil. Bu büyük bir muğlaklık yaratır. Mülkiyette bu konuları bağlayamadık ama toprakta her şeyi alıp bizi yönetim konusunda güçsüz hale getirmeye çalıştılar.
Biz başka türlü hareket edemezdik.
Benden başka bir Kıbrıslı Türk liderin bunu kabul edebileceğini sanmıyorum.
Bırakınız liderliği bunu hiçbir Kıbrıslı Türk onaylamaz.
Soru: Zirve sonrası Türkiye’nin açıklamalarının barışa hizmet etmediği söyleniyor. Güzelyurt’u vermediğiniz için uzlaşma olmadı diyor Rum basını, ne diyeceksiniz?
Akıncı: Ben suçlama oyunlarına girmedim ve girmem. Benim söylediklerim gerçeğin ifadesidir ve ortada bir çıkamaz var. Bunun sorumlusu Rum tarafıdır. Biz çok önemli adımlar attık. Bu adımları dikkate almadılar ve doğru bir adım atmadılar. Atmadıkları gibi çok katı bir tutum sergilediler. Rakamlar önemli değil. Önemli olan zihniyettir. Kıbrıs Türk tarafı toprak verecek. Onlar da bize gasp edilen ortaklık haklarımızı verecekler. Onlar sanki bize lütuf veriyorlar mentalitesindedirler. Bununla bir yere varamadık. Rum basını beni çok suçladı ama cevap vermedim. Ben gerçeği söylüyorum.
BM’den Rumları suçlayan bir açıklama yapmasını istemedik. BM onay verdiğimiz bir açıklama yaptı.
BM heyeti bizim yapıcı çabalarımnızın farkındadır ve merkeze rapor etmişlerdir.
Soru: Bir görüşme tarihi belirlediniz mi?
Akıncı: Hayır. Bugün (dün) kahvaltıda Eiade yanımıza geldi ve müzakereler büyük ilgi olduğunu falan söyledi. Aranacağımızı söyledi. Aransınlar, görüşlerimizi anlatırız. Biz makul ve adil olan bir anlaşma istiyoruz.
































