Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Otuz Üçüncü Yıl Ve 21 Pare Top Atışı Bitecek Mi?

Dün öğle saatlerinde,  bir patlama sesi duyuldu.

Odada kalabalık bir grup oturuyor ve yüksek sesle sohbet ediyorduk.

Önce sessizlik oldu. Herkes tedirgin gözlerle bir birine baktı.

Ardından bir patlama daha.

Ve bir daha.

Askerde, bu patlamaları organize eden birlikteydim ve kıdemli birisi olarak “21 pare top atışıdır” dedim.

KKTC’nin otuz üçüncü kuruluş yıldönümü kutlamalarının başladığını duyuran 21 pare top atışıydı yapılan.

Arkadaşlardan biri “sizce bu KKTC için son top atışı mı olacak” diye ortaya sordu.

Yine bir sessizlik oldu.

Gözlerde yine tedirginlik.

“Çok provokatif bir soru”  diye yanıt verdim.

Herkes başıyla onayladı.

Bu tür provokatif soruların daha sıkça ortaya atılacağı bir döneme girmekteyiz.

“KKTC sonsuza dek yaşayacak” düsturuyla hareket edenler, olası bir anlaşmaya karşı hep bu düsturu öne sürdüler.

Mucidi ve önderi rahmetli Denktaş idi.

Çünkü KKTC’yi askeri yönetim ile birlikte kendisi kurmuştu.

Kurduğu yapının gün gelecek tanınacağına ve sonsuza dek yaşayacağına inanıyordu.

2004 süreci bu inancı büyük ölçüde ortadan kaldırdı.

2004 referandumları öncesi çözüm isteyenler bu inançla mücadele etmek zorunda kalmışlardı.

Fakat referandumlar sonrasında KKTC’yi tanıtma değil ambargolardan kurtulma politikası izlenmişti.

Bu politika da iflas edince görüşme masasına tekrar dönmek zorunda kalındı.

“KKTC sonsuza kadar yaşayacak” ekolünün bir başka temsilcisi ve “KKTC tarihe şaka olsun diye kurulmadı” şeklindeki veciz sözün sahibi, dönemin cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, 11 Şubat 2014’de, Rum lider ile masaya oturdu ve “tek devletli, tek egemenlikli, tek uluslararası kimliği olacak yeni bir federal devlet” için görüşmeleri başlatacak mutabakatın altına imza attı.

Cumhurbaşkanı Akıncı şimdi görüşmeleri bu mutabakat üzerinden sürdürüyor.

Ve çok da önemli kazanımlar elde ediyor.

                                                                                              ***

KKTC’nin ismine odaklanma taktiği ile çözümsüzlük propagandası yapanlar bir kenara, halkın büyük çoğunluğu biliyor ki Kıbrıslı Türklerin kendi kendilerini yönetme, federal devlette eşit ortak olma ve bu çerçevede uluslararası hukuka girme noktasında KKTC’den çok daha güçlü bir yapıya sahip olunacaktır.

Ve herkes çok iyi biliyor ki aslolan Kıbrıs Türkünün bu topraklarda sonsuza kadar eşit ve müreffeh yaşamasıdır.

Bunu sağlayacak bir anlaşma da Kıbrıs Türkü tarafından büyük ekseriyetle onaylanacaktır.

Dolayısı ile isimlere takılıp kalmanın kimseye fayda sağlamayacağı aşikardır.

                                                                                              ***

Şimdilerde en radikal veya en solda olanlardan en sağdakilere kadar (dönemin Mülkiyeliler Birliği hariç) herkes onay vermişti KKTC’nin kurulmasına.

Aradan otuz üç yıl geçti.

O zaman destek verenlerin büyük çoğunluğu KKTC adıyla kurulan yapıdan çok ama çok şikayetçidirler şimdilerde.

Egemenliği kısıtlı, yönetimi sakat ve vatandaşına çile çektiren bir devlet yapısı oluşturuldu otuz üç yılda.

Sürdürülen görüşmelerde bu yapının eşit-ortak ve çağdaş bir devlete dönüştürülme olasılığı vardır.

İşte bu olasılıktır ki Kıbrıs Türkünü çözüm yönünde yeniden heyecanlandırdı.

21 pare top atışları devam edecek mi bilmiyorum ama Kıbrıs Türkü’nün yeni bir devlete kavuşma olasılığı hayli yüksektir.

Bunu çok iyi görüyorum…