Toprak konusunun İsviçre’de diğer konularla birlikte 7 Kasım dan sonra gündeme alınacak olması, birçok çevreyi yeniden hareketlendirdi.
Güdümlü anketlerle , halkı YENİDEN GÖÇMEN olmak ve yıkıntılara götürmek korkusuyla Yeni Erenköy’deki HAYIR’cılar KUDRET AKAY’a güdümlü anketler hazırlarken, Nazım Beratlı daha önce DİLLİRGA konusuyla ilgili yazdığı bir yazıyı yeniden yayınladı.
Nazım Beratlı, geçen günkü yazısında, hatırlamak istemeyenlere, tokat gibi bir yazı yazdı.
Bu yazıda, Kıbrıs Türklerinin pasifliği ve HAKKINI alamamasına yol açan nedenleri güçlü diliyle ifade etti.
Nazım’ın söz konusu YAZISINDAN bir bölüm:
Annan Planı’nın 3. Bölüm 11. Maddesi’nin, 5. Bendi’ni aktarıyorum:
“Bölüm III: TEMEL HAKLAR ve ÖZGÜRLÜKLER
Madde 11 Temel Haklar
- Karpaz köyleri olan Rizokarpaso/Dipkarpaz, Agialousa/Yeni Erenköy, Agia Trias/Sipahi, Melanarga/Adaçay köylerinde yaşayan Kıbrıslı Rumlar ve Dillirga köyleri olan Amadhies/Günebakan, Limnitis/Yeşilırmak, Selemani/Süleymaniye, Xerovounos/Kurutepe, Karovostasi/Gemikonağı, Agios Georgios/Madenliköy ve Kokkina/Erenköy, Agios Georgoudi, Agios Theodoros/Çayırova (BOZDAĞ olmalı) Alevga/Alevkayası, Mansoura/Mansur, Selladi tou Appi/Selçuklu ve ayrıca Mesarya köyleri olan Pyla/Pile ve Skylloura/Yılmazköy ve Agios Vasillios/Türkeli’nde yaşayan Kıbrıslı Türkler bu köylerin bulundukları Kurucu Devlette kendi kültür, din ve eğitim faaliyetlerini idare etme, Kurucu Devlet yasama organında temsil edilme ve köyleriyle ilgili imar ve planlama konularında kendilerine danışılması hakkına sahiptirler. Koruçam Köyü sakinleri, Kıbrıs Türk Devleti’nde ve Koruçam Köyünün 1960’taki sınırları içerisinde bulunan taşınmazların alım ve satımına ilişkin olarak Kıbrıs Türk Devleti’nin uzun süreli sakinleri ile eşit muameleye tabi tutulurlar.” BM parametresi be sör…
Nazım Beratlı’nın bu tesbitini, bugün kimse hatırlamak istemiyor.
Nazım’ın sözkonusu yazısında, bir TOKAT daha var:
“Karpaz’da Rum kantonu, amenna… Peki, merkezi Lefke olmak üzere, yan yana bakın kaç Türk köyü var: Taşpınar, Doğancı, Gaziveran, Cengizköy, Çamlıköy (yarısı) Lefke, Bağlıköy, Ksero (nüfusu Rum çoğunluklu idi ama mülkiyetin nerdeyse %85’i Türk malıdır) arada Bademliköy (ki mezradır aslında), Yeşilırmak, Kurutepe, Günebakan, Amadhyes, Türkmenköy, Süleymaniye, Bozdağ, Mansura, Erenköy, Selçuklu, Alevkayası, Yağmuralan, Yalya… Yalya’ya nerdeyse bitişik, yarısı Türk malı Hirsofu ve Poli’yi de sayarsak? Bu tarafta da Angolem’in burnunun dibindeki Peristerona’yı? Nüfusunun yarısı ama toprağının çoğu, Türk…
E hani Karpaz Rum Kantonu’nun, Kormacit ve Omofo’nun karşılığı, merkezi Lefke olmak üzere Dillirga Türk Kantonu talebi? 50 bin kişilik kanton olur ki madeni var, limanı var, suyu var, üniversitesi var, tarımı var… Bakın haritaya göresiniz… Kimse bilmiyor mu bunu istesin? Yoksa istemek ayıp mıdır?”
Kıbrıs Türkünü Cendereye sokan ve çaresizlik batağına sürükleyenin GANİMET PSİKOLOJİSİ olduğu unutulmamalıdır. Bu psikoloji , hakkını istemek ve Adada Rum halkı kadar yasal hakkımız olduğunu savunmak refleksimizi bile elimizden almakta ve Türk toplumunu devamlı savunma pozisyonunda hareketsiz kılmaktadır.
Dillirga KANTONU veya ÖZEL BÖLGESİ Kıbrıs Türklerinin ÇANAKKALESİ olan bölgeyi onurlandırmak için de, Türklerin öncelikle isteyecekleri ilk yer olmalı.
Kaldı ki, DİLLİRGA, Kıbrıs Türklerinin Kuzey’e bakan en geniş koçanlı TÜRK TOPRAĞIDIR .
Dillirga Özel Bölgesini Türkler için talep etmemek, Kıbrıs Türklerini direniş tarihlerinden ve mücadelelerinden de koparmak demektir.
Tarihinden kopartılmış bir ulusun ise yaşama şansı olmadığını dünya tarihi devamlı yazmaktadır.
































