Yani bu ülkede sivil toplum örgütlerinin sayısına bakarak, demokrasinin ne kadar iyi işlediğini, vatandaşın haklarını koruyan örgütler olduğunu sanırsınız.
Ancak çoğu tabela örgütünden öteye gitmez.
Şimdi bize kızanlar olacak. Ama yazmadan da olmaz.
Eskinin Tüketiciler Derneği, sonradan Konfederasyon olmuş, ancak vatandaş ne yaptıklarından habersiz.
Ansızın bir yazılı açıklama;
“Tüketiciler ile ilgili yasaların AB mevzuatına uyumlu düzeye getirilmesi amacıyla ilgili bakanlık ve Rum tarafı arasında çalışma yapılması gerekir…”.
Bununla da yetinmemişler, henüz böyle bir çalışma yapılmadığını, bir anlaşma olsun veya olmasın Cumhurbaşkanlığı’na iki taraf arasında gerekli işbirliğini sağlayacak koordinasyon için yazılı talep yaptıklarını söylemişler…
Oysa size şaşıracağınız bir bilgi…
KKTC’de ilk AB’ye uyumlu hale getirilen ilk yasa Türketicileri Koruma Yasası’dır.
2003 tarihlidir. 2010’da da güncellenmiştir…
Üstelik bu Yasa, Tüketiciler Konfederasyonu’nun şu andaki Başkanıyla birlikte hazırlanmıştır.
Yasada, tüketicinin karşılaşması muhtemel sorunlarının giderilmesine, gereksinimlerinin karşılanmasına, sağlık, güvenlik ve ekonomik çıkarlarının korunmasına ilişkin araştırmalar yapmak, diğer gelişmiş ülkelerde tüketici leyhine gelişen politikaları takip etmek, ülkemizde alınabilecek önlemlere ilişkin öneriler hazırlayıp Bakanlığa sunmak ve tüketici bilincinin geliştirilmesi için eğitim programlarına bu konuda yer verilmesi ve eğitici etkinliklerin düzenlenmesi yönünde girişimlerde bulunmak gibi görevleri yürütmek üzere bir Ekonomi Bakanlığı altında, bir Tüketici Konseyi oluşturulması var…
Böyle bir Konsey bugüne kadar toplandı mı toplanmadı mı, hiç duymadım.
Ayrıca, tüketiciler ve satıcılar arasında, ticari işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkları çözümlemek amacıyla bir de “Mal ve Hizmetler Hakem Heyeti” var…
Bunların verdiği kararlar, uyuşmazlıkların kolay yoldan çözümü adına, mahkeme kararı yerine geçiyor.
O hakem heyeti de çalışır mı hala yoksa çalışmaz mı bilmem ama, Yasa oradadır.
Yılda en fazla 40- 50 müracaat olduğunu öğrendim. Demek ki, rahat rahat çalışabilirler, halkı aydınlatmaya da vakit ayırabilirler…
Araştırdım, soruşturdum, AB’de bu konuda bir mevzuat değişikliği de yok.
Tabii kendine Tüketiciler Konfederasyonu diyen bir örgütün yapması gereken, bu ilk çağdaş yasayı halka anlatmak, eğer yasa gereği kurulması gereken kurumlar çalışmıyorsa, çalışmalarını talep etmek olmalıdır.
Ama işin trik noktası da burada…
Konfederasyon ne istediğini en sonunda söylemiş;
“Rum tüketici örgütlerinin devlet bütçesinden her yıl almakta oldukları finansman desteğinin örgütlerimize de olası bir anlaşmanın sonucunu beklemeden hangi yöntem ve kaynaklardan sağlanacağı tespitinin yapılmasında Konfederasyonumuz yarar görmektedir.”
Yani para…
Hey Allahım, artık ne deyim…
YERİN KULAĞI VAR
ŞAHİNLER ZİRVEDE:
Rum lider Anastasiades, Mont Pelerin’e 4 kişilik bir destek heyetle gidiyor. Bu dört isim, Tasos Papadopulos ve kiliseye yakınlıkları ve doğal olarak da Kıbrıs konusundaki şahin görüşleriyle biliniyorlar. Bu dörtlüden birisi, “Mr. No lakaplı” Papadopulos’un, eski Dışişleri Bakanı Markulli, bir diğeri ise, Annan Planı referandumunda sert hayırcı tutumu ile bilinen Hrisostomidis. Bunlara karşın Cumhurbaşkanı Akıncı yanında kimleri götürecek acaba? Örneğin heyette, “KKTC ortadan kalkarsa ölmek isteyen” Zorlu Töre olabilir mi…
GENE HAVADA KALDIK:
Çözüm sonrası genelde ekonomik konuların, özelde de mülkiyet sorunlarının finansmanı için büyük umutlar beslenen Avrupa Finansal İstikrar Fonu ve Avrupa İstikrar Mekanizması ESM’nin en yetkili ağzı, Genel Müdürü, yaptığı açıklamada, mekanizmanın kendilerine verdiği yetkinin, Kıbrıs sorununa bir çözümü finanse etmeye izin vermediğini söyledi. Kimse umutlanmasın…
BEN O ADALETTEN KORKARIM:
Serdar Denktaş, daha adaletli ve daha tabana yayılmış bir vergi sistemi için çalışılacağını söyledi. Ancak yaptıkları, yapacaklarının teminatıdır. O nedenle, ben bu adaletten korkarım… Tabana yayacağız diye, yükü bir o kadar daha düşük gelirlilerin sırtına yıkmaya kalkmasınlar. Zaten şu anda durum bu… En çok vergiyi ödeyenler, maaşlılar, ücretliler… Biz, bu ülkede her geçen gün yeni yatırımlar yapan, sermayesini büyüten turizmcilerin de aynı oranda vergi verdiklerini görmek istiyoruz. Bunu sağlayabilecekler mi..?
O BAŞKA BU BAŞKA:
Özkan Yorgancıoğlu Meclis’te konuşuyor; “Yurt dışındaki hastanelere ne kadar borç olduğunu bilemiyorum ama bunlara rağmen azınlık hükümeti 700 bin Euro’luk Mercedes marka araçlar aldı”… Biz söyleyelim, Temmuz 2016 itibarıyla 14 milyon’du. 4 ayda ne kadar arttığını siz hesap edin. Ha sorsan kendilerine ‘o başka bu başka’ diyecekler. ‘Varsın o borç orada dursun, ama bizim yeni makam araçlarına ihtiyacımız var’… Diyorlar da zaten…
GÜZEL DE İŞE YARAR MI:
Bazı müşavirler, ihtiyaç duyulan alanlarda hizmet vermek için dilekçe vermişler. Bir kısmı da daha önce Meclis Başkanlığı’nın çağrısına uymuşlar, görevlendirilmişlerdi. Güzel bir davranış ancak, siyasi bakış açılarıyla yönetilen bir ülkede, bu davranış nasıl karşılık bulur, orası belli değil. Malum, görevden alınan insanlara “bakanlığa uğrama” denildiğini de biliyoruz…
HANGİSİ BİZİM Kİ ZATEN:
Cadılar Bayramı’nın kutlanmasına sosyal medyadan tepki yağıyor. Peki ama Sevgililer Günü ya da Christmas bizim kültürümüzde var mı. Hatta öyle gruplar biliyorum ki, Amerikan kültürünün bir parçası olan Şükran Günü’nü bile kutluyorlar… Bırakın kim ne isterse yapsın. Etrafı rahatsız etmedikçe ve abartmadıkça sorun yok… Bunların hepsi tüketim çılgınlığının sonucu. Yediklerimiz, içtiklerimiz de öyle değil mi..?
ZİRVEDEKİLER
Latif Aran: “Naz Osmanoğlu, geçtiğimiz haftalarda Türkiye’ye geldiğinde Dolmabahçe Sarayı’nı da ziyaret etmişti. Kendisine ne hissettiğini soran Reuters muhabirine ‘Dedem burada altın beşik içinde doğdu ama ben içeri girmek için 30 lira ödüyorum’ dedi. Şehzade torunu bile olsanız, dedenizin doğduğu altın beşiği ziyaret etmek için, sıradan vatandaşlar gibi para ödemesidir. Evet, cumhuriyet işte budur”…
DİPTEKİLER
Bakanlar Kurulu: Bu kaçıncı iptal inanın sayısını unuttuk. Bakanlar Kurulu bu kez de , 16 kişiye KKTC Yurttaşlığı verilmesine ilişkin kararı iptal etti. Kardeşim bu vatandaşlıkları önceden araştırma yapıp sonradan verseniz olmaz mı. Bıraktım hukuka rağmen hareket ettiğinizi, en azından komik duruma da düşmezsiniz…
































