Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

İşin Doğrusu (Ampule Karşı Barış)

Kızlı erkekli diz dize oturan, el ele tutuşan gençlere dayanamaz.

Tayt giyen balerinlerden, topuklu ayakkabı giyen kadınlardan tahrik olur.

Herhangi bir klasik müzik dinleyemez.

Vardar Ovası’na bile dayanamaz.

Kendinden olmayan akademisyeni, gazeteciyi, yazarı, karikatüristi, ressamı, heykeltıraşı, müzisyeni düşman beller.

“Demir ağlarla ördük” sözünden nefret eder.

Cumhuriyet kurcuları onlar için ayyaş.

Hamile kadının sokakta dolaşmasına karşı.

Rüştüne ermemiş küçük kızlarla evlenmek mubah.

Hilafet istemekle demokrasiyi istemek özgürlükten sayılır.

Zaviye ve tekkeleri sivil toplum örgütlenmesi sayar.

Camilerde örgütlenmek demokrasi gereği…

Bu ampul zihniyet Kıbrıs’ta çözüm isteyecek,

Barış isteyecek…

Suriye belasını bela eden ampulün kendisi.

FETÖ’yü bela eden bu zihniyetin kendisi.

Aynı menzile farklı yollardan varacak olanlar bu akıl.

Menzil aynı olduğuna göre,

Buna giderken birinin ayağının tökezlemesi menzili mi değiştiriyor?

Her ikisinin de bıyıkları badem.

Her ikisi de “Hayırlı Cumalar” deyip, Cuma’nın da içine eden zihniyet…

Ve bu ampul,

Kıbrıs’ta insanların barış içinde yaşamasını isteyecek…

Kendi memleketinde barışı,

Kardeşliği,

Dostluğu,

Demokrasiyi,

Çözümü bulamayan,

Tam aksine,

Bütün bunları berbat eden,

Ülkesini bölünme noktasına getiren,

Kardeşi kardeşe düşüren badem, bu badem.

Darbelere karşı çıkıyor diye darbelerin en daniskasını davet eden ampul, bu ampul…

Sorarım:

Kıbrıs bu ampul ile mi aydınlanacak?

Gezicileri FETÖ’cüler gibi kalkışmacı ilan eden bu kafa.

Aydınlık fikirli insanları hapse tıkan bıyık, badem bıyık.

Cumhuriyet bayramlarını dinamitleyen lamba, bu ampul.

Gazetecileri içeriye tıkan,

Medyayı, sermayeyi kendine bağlayan aynı anlayış.

Menderes’in idamını yıllarca sömürü aracı yapıp idam isteyen zeka, bu zeka.

Evren’in faşist darbesini lanetleyip de,

Sivil faşizan darbeler yapmayı sürdüren vizyon, bu vizyon…

Bir daha sormak lazım:

Bu vizyon mu Kıbrıs’ta kardeşlik içinde bir arada yaşamayı öngören çözüm isteyecek?

Ampul, Nobel Barış ödülü aldı da haberimiz mi olmadı?

İmamlar, Suriye’de barışı savundu da dünya mı anlamadı?

Badem, kendi vatandaşları arasında ayrılığı gayrılığı giderip, kardeşçe yaşanan bir ülke yarattı da herkes Ay’da mı yaşıyor?

Bir kez daha sormak lazım:

Ampul kafanın hangi vizyonundan hareketle,

Kıbrıs’ta barış ve çözüm istediğine güvenilebilir?

Barış ve çözüm bunların vizyonunda kana, karanlığa, tutsaklığa, tutuklanmalara, gözaltılara, aile dramlarına, mezhep kavgalarına, din pazarlamacılığına, sonsuz kederlere, geleceksiz geleceklere dönüşmüyor mu?

İşin doğrusu:

Ampule karşı barış…