Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

İsviçre’de takkeler düşecek

İsviçre’de Mont Pelerin’de liderlin işi hiç de kolay olmayacak.

Liderleri burada çok çetin müzakereler bekliyor. Kıran kırana pazarlıkların yapılacağı ve al-ver’lerin gerçekleştirilmek zorunda olunacağı İsviçre’de, toprak başta olmak üzere bugüne kadar üzerinde uzlaşma sağlanamamış konular müzakere masasında olacak.

Garanti ve Güvenlik meselesi de buna dahil.

İsviçre’deki zirvenin başarıya ulaşması için tüm konularda çok önemli yeni yakınlaşmalar sağlanması ve toprak ile garanti ve güvenlik konularında da ortak anlayışın masada hakim olması gerekecek.

Bir sonraki aşama olan ve artık son oyun olarak nitelenen garantörlerin de katılacağı beşli toplantı konusunda da mutabakat sağlanması, İsviçre’nin başarıya ulaşabilmesi için gereken bir diğer temel mesele olarak duruyor.

Kısacası İsviçre Kıbrıs konusunda devam etmekte olan müzakere süreci açısından gerçek anlamda bir dönüm noktası olacak.

Sürecin başarı ile sonuçlanıp sonuçlanamayacağı netleşecek.

Müzakerelerde artık kaybedecek zaman kalmadı.

Taktiksel yaklaşımlarla işi zamana yaymaya çalışmak da artık mümkün olmayacak.

Herkes eteğindeki tüm taşları İsviçre’de dökmek ve gerçek anlamda müzakere etmek durumunda olacak.

Bu da tabii ki daha çok gerilim, tartışma ve kavga demek.

Her iki tarafın da sinirlerine hakim olması gerekecek.

İpleri koparmadan müzakere etmeleri ve karşılıklı anlayış içerisinde hareket etmeleri halinde işleri daha kolay olacak.

Ama bu tabii ki kolay olmayacak.

Ağızdan çıkacak her sözün, bu aşamadan sonra varılacak her mutabakatın mutlaka beraberinde getireceği acılar da olabilecek.

Unutmamak lazımdır ki çözüm acısız olmayacak.

Ve bulunacak çözüm günün sonunda tarafların kendi akıllarında öngördükleri çözümden farklı olacak.

Yani her iki tarafın da taviz vermesi ile ancak bu soruna çözüm bulunabilir.

Aksi mümkün olmayacak.

Bu da liderlerin başını ağrıtacak, iç kamuoyları önünde onları zora sokacak gelişmelere neden olabilecektir.

Bunun için şimdiden her iki lider ve ekipleri çözüm hedefi ile İsviçre’ye gidiyorlarsa, ayaklarını yere daha sağlam basmak ve daha gerçekçi olmak zorundadırlar.

Gelinen aşamada artık takkeler düşecektir.

Bu iş İsviçre’de ya çözüme doğru evrilip son aşama ile birlikte Kıbrıs’ta yeni bir referandumu gündeme getirecek, ya da kopacaktır.

Müzakere süreci artık uzatmaları olmayacak olan bir aşamaya gelmiştir.

Her iki tarafta da hassasiyetlerin yüksek olacağı bu aşamada liderlerin göstereceği performans sonucu doğrudan etkileyecektir.

Onlar ne kadar cesaretli davranıp liderlik gösterirler, birbirilerini karşılıklı olarak anlamaya çalışıp pozisyonlarını buna göre şekillendirirlerse, işlerini kolaylaştıracaklar ve adada Federal çözüme dayalı yeni bir sayfa açabileceklerdir.

Aksi durumda Kıbrıs’ta çözümden daha acı yeni sayfalar açılmak zorunda kalınabilir.
Kısacası İsviçre sonrası işler İsviçre öncesinden farklı olacaktır.

Şöyle ya da böyle…