Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Solcu AP milletvekillerinin Kıbrıs sorununa bakışları

Brüksel İzlenimleri – 3

Cyprus Mail gazetesinin yazarlarından Patroklos’un  “Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekillerinin en yakışıklısı”olarak nitelendirdiği Takis Haciyiorğiu, kürsüye gelip her zamanki gülümsemesiyle bizi Rumca ve Türkçe selâmladı.

“Tales from the Coffeeshop” (Kahvehaneden Masallar/Hikâyeler) sütununun yazarı olan Patroklos, Haciyiorğiu’nun Politis gazetesinde yayımlanmış bir makalesi nedeniyle onu “Hayırcılar” grubuna geçmekle suçladı. Annan Planı referandumunda Haciyiorğiu, AKEL’in kararına rağmen “Evetçiler” safında yer almıştı.

Ben Politis’teki yazıyı okumadığım için o konuda herhangi bir şey söyleyemem. Patroklos’a bakılırsa Haciyiorğiu’nun Evetçiler safından Hayırcılar safına geçmesinin en önemli nedeni, üçbuçuk yıl daha sürdüreceği parlamenterliğinden alacağı parayı kaybetme korkusudur. Bu süre içinde kaybedeceği para 450 bin Avro civarında imiş. “Onun yerinde ben olsaydım, bu paraya ben de saf değiştirirdim” diyor Patroklos istihza ile.

Bu yüzden Haciyiorğiu’nun Kıbrıs sorunu ile ilgili neler söyleyeceğini çok merak ediyordum. Hacıyiorğiu bu konuda mealen şunları söyledi:

“Kıbrıs sorununun yakında çözülme ihtimali olduğundan söz ediliyor. Bulunacak olan çözüm şekli ne olursa olsun, çözümü beğenenler de olacak beğenmeyenler de. Herkesi tatmin edecek bir çözüm bulmak mümkün değil.

“Kanaatimce, karar vermeden önce çözümün içeriğine bakmak gerekir. Şayet bu çözüm şekli, çocuklarımızın yararına olacaksa bu çözümü desteklemeliyiz. Ölçümüz çocuklarımız ve geleceğimiz olmalıdır. Günlük çıkarlarımızı bir kenara itmeliyiz. Çözümün günümüzde ne denli geçerli olduğu konusuna fazla kafa yormamalıyız.”

Böyle bir yaklaşım, kuşkusuz, Patroklos’u haklı çıkarmıyor. Ve Hacıyiorğiu şöyle devam etti:

“Erdoğan Kıbrıs konusunda son sözü söyleyecek kişi olmasına rağman, bana göre, bu sıralarda Kıbrıs sorunuyla ilgilenmiyor. Ajandasında çok daha önemli konular var. Dışarıda Suriye ve Irak sorunları, içeride Kürt sorunu, onu fazlasıyla meşgul ediyor.

“Çözüm paketi önüne geldiği zaman onu inceleyecek, kararını verecek ve ya “evet” ya da “hayır” diyecek. Referandumda işler ters gidebilir mi? Referandumda her şey olabilir. Etrafta bunun örnekleri çokça görülebilir.”

Kayıplar konusunda sorulan bir soru üzerine şu yanıtı verdi: “Kayıplar konusunda paranın çoğunu AB vermektedir. Ancak işler çok yavaş ilerliyor. Bu gidişle bu işler yarım asırda bitmez. İşleri süratlendirmek gerekir. Bekleyenler, ölmeden, sevdiklerinin mezarlarını ziyaret edebilmeli.”

Aslında bana verilen programda parlamenterlerin sunumundan önce “Siyasi Özgürlükler Komisyonu Başkanı ile görüşme” diye bir madde vardı. Bu adamın yüzünü biz görmedik çünkü böyle bir görüşme olmadı. Üstelik bu konuda bizlere herhangi bir açıklama da yapılmadı. En azından bana bu  konuda bir bilgi ulaşmadı.

İkinci konuşmacı Hristofiyas’ın cumhurbaşkanlığı döneminde uzun bir süre içişleri bakanlığı yapmış ve 2014 yılından beri de AP milletvekili olan Neoklis Silikiotis idi. Silikiotis özetle şunları söyledi:

“AP’nin fazla bir yetkisi yoktur. Biz burada dünyaya sesimizi duyurmak için bulunuyoruz. İşçi haklarını korumak ve ilerletmek, Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi için çaba harcıyoruz.

“Bugün giderek güçlenen aşırı sağcı partiler, aslında, ortanın sağındaki partilerin politikalarının bir yan ürünüdür. Aşırı sağcılar güçlendikçe ortanın sağındaki pertileri de etkiliyorlar. Onlar da daha sağcı politikalarla ortaya çıkıyorlar.

“Uzun bir süreden beridir Siyasi Özgürlükler Komisyonu Başkanı’ndan Kıbrısa bir raportör atamasını istiyoruz ki senede bir defa Kıbrıs’taki kayıplarla ilgili gelişmeler hakkında AP’ye rapor sunsun. Bugünkü görüşmemizde nihayet bu kabul edildi ve Kıbrıs’a bir raportör atanacak.”

Bu bir haberdi. Kıbrıs’a yeni bir rapotör atanıyor. Bizimkilerin bundan haberdar olup olmadığını bilmiyorum. Yarın bir de raportör kavgası başlamasın. (Silikiotis’in bu sözlernden anladığım kadarıyla Siyasi Özgürlükler Komitesi Başkanı ile bir görüşme olmuş ama bunu parlamenterler gerçekleştirmişler. Ya bu toplantıya biz de katılacaktık ve herhangi bir nedenle son anda bundan vazgeçilmiş, ya da bu madde programa yanlışlıkla girmişti.)

Silikiotis şu görüşleri de dile getirdi: “Birleşmiş, federal bir Kıbrıs’ta demokratik ve insan haklarına saygı gösteren bir yönetimle çocuklarımızın huzur ve refah içinde yaşamaları sağlanabilir. Garantileri olmayan, silâhlardan arındırılmış  bir ada oluşturmak  mümkündür.

“Kıbrıs’ın stratejik önemi nedeniyle Kıbrıslılar asırlar boyu boyunduruk altında yaşamışlardır. Bu stratejik önemin artık Kıbrıslılar yararına kullanma zamanının geldiğine inanıyorum. Örneğin doğal gazın olumlu kullanılması ve ilgili tüm ülkelerin çıkarları doğrultusunda kullanılmasına itina gösterilmesi gerekir.

“İki toplumlu eylemler önemlidir ve yararlıdır. Ancak bu eylemlerin, kendi başlarına sonuç vermesi olanaksızdır.

“İki toplum arasındaki duvarların yıkılması kolay değil. Ancak ondan daha zor olanı, kafalardaki duvarların yıkılmasıdır. Sırf bu nedenle eğitim sisteminin tamamen değiştirilmesi gerekiyor. Eğitim sisteminin demokratik insanlar yetiştirecek bir şekle sokulması gerekir.”

(Haftaya Kayıplar Komitesi’nin sergisinin açılışı.)