Cumhurbaşkanı Akıncı Havadis TV ve Radyo Havadis’in ortak canlı yayınına katıldı ve son aşamaya gelen müzakerelerle ilgili çok önemli açıklamalar yaptı:
SAMİMİYİZ: Akıncı: 2016 hedefinde samimiyiz, herkes de samimi olacaksa, demek ki Aralık ayının ortalarından itibaren gelecek tatilleri de düşünerek, kalan zaman az. 1.5 ayımız kaldı. Çözümde niyetli ve hedefli olan insanlar, 1.5 ay içerisinde mutlaka beşli konferansın da yer alması için hazırlıklı olmak durumunda
HARİTA GÖRÜŞÜLMEDİ: Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, şu ana kadar masada, prensipler dışında toprak konunda başka bir şey konuşulmadığını söyledi. Akıncı, “Rumlar bilinen görüşlerini söyledi. Biz de söyledik. Ne bir harita, ne yüzdelik ne de yer adı konuşulmadı. Bunlar önümüzdeki süreçte bahsettiğimiz 45 günlük sürede bir sonuca bağlanmaya çalışılacak” dedi
ANASTASİADES ÜZÜLMESİN AMA: Akıncı: Anastasiades’i üzmek için söylemiyorum ama, gerçek olarak altını çiziyorum. Anastasiades’in bir şeye karar vermesi lazım. Ya çözümle toplumuna tarihsel önderlik yapacak, ya da bölünmüş Kıbrıs’ın güneyinde, cumhurbaşkanı adaylarından biri olacak. O anlamda daha net bir karar üretti mi emin değilim
DÖNÜŞÜMLÜ BAŞKANLIK: Akıncı: Rum tarafı halen daha dönüşümlü başkanlığı açık ve net bir şekilde kabul ettiğini söylemiyor. Ben de açık ve net dedim ki, dönüşümlü başkanlığı içermeyen bir metni toplumumun önüne getiremem. Bu siyasi eşitliğin önemli bir unsuru. Bunda da samimiyim
KONULAR BAĞLANTILI: Akıncı: 4 güvenlik önce ele alındı, toprak ve garantiler en sona bırakıldı. Bu ilk dört başlıkta, henüz mutabakat sağlamadığımız unsurlar olmakla birlikte, ciddi ilerlemeler sağlandığı bilinen bir gerçek. 2016 yılı sonunda toprak ve garantilerin ele alınması gerektiği gerçekti. Ama konuların birbiri ile bağlantılı olduğu gerçeğini göz ardı etmedik
SON ADIM BEŞLİ KONFERANS: 2016 hedefimiz var. Güvenlik- Garanti meseleleri uluslararası bir anlaşma gerçeğinden hareketle, garantör ülkelerle son şeklini alacaktır. Biz Kıbrıslılar olarak da bu konuda fikir eksersizi yaptık, yaparız. Nihai şekli garantörlerin olacağı beşli bir konferansla olacak
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, müzakere sürecinde zor aşamaya geçildiğini belirterek, “İki evet için çalışıyoruz” dedi.
Uzun süredir Kıbrıs Türk medyasına özel açıklama yapmayan Mustafa Akıncı, yayın hayatına kısa bir süre önce başlayan Havadis TV ve Radyo Havadis ortak yayınına katıldı. Sosyal medya üzerinden yayın yapan Havadis TV’de, Mustafa Akıncı’nın açıklamaları binlerce vatandaşa ulaştı.
Canlı yayında, Başaran Düzgün ve Mete Tümerkan’ın sorularına yanıt veren Akıncı, doğal bir takvimin yürürlükte olduğunu, 2017’nin risklerle dolu olduğunu, bu nedenle 2016’da çözüm hedefinin kararlılıkla devam ettiğini belirtti.
Kıbrıs sorununa “çözüm vizyonu” ile baktığını belirten Akıncı, iki evet için çaba harcadığını ve bunun önemli olduğunu belirtti. Annan Planı sürecinin “tek evet” ile sonuçlandığını hatırlatan Akıncı, ““Kıbrıs sorununa statükocu açıdan değil, çözüm vizyonu ile bakıyoruz. İki evet için uğraşıyoruz. Geçen defa bu deneyimi yaşadık. 12 yıl önce bir evet bir hayır vardı. Sonuca da ulaşamadık. İki evet için çalışmak kolay değil. Diğer tarafın endişeleri için de empati yapmak, benzerini de beklemek gerek doğal olarak” dedi.
Yeterli değil
Rum tarafının zaman zaman empati konusunda yetersiz kaldığını söyleyen Akıncı, “Zaman zaman bu empatiyi görüyoruz, zaman zaman göremiyoruz. Federasyonun özü olan bazı noktalarda bu empatiyi göremiyoruz” dedi.
Kıbrıslı Türklerin de kararlara etkin katılımı noktasında farklı yaklaşımlar gördüğünü söyleyen Akıncı, şu ifadeleri kullandı:
“Kavramsal, felsefik farklılıklar var. Yıllarca üniter devlet ve tek toplumlu bir hale döndü devlet… 53 yıllık bir alışkanlık var, Rum tarafı bundan kolay vazgeçemiyor.
Rum tarafının 2018’deki Cumhurbaşkanlığı seçimi de var. 1-2 kez söyledim. Anastasiades’i üzmek için söylemiyorum ama, gerçek olarak altını çiziyorum.
Bir şeye karar vermesi lazım Anastasiades’in. Ya toplumuna tarihsel önderlik yapacak, ya da cumhurbaşkanı adaylarından biri olacak. O anlamda daha net bir karar üretti mi emin değilim.”
2017 risklerle dolu, hedef 2016
Kritik aşamada olunduğunu söyleyen Akıncı, Rum müzakere heyeti “takvim yok” dese de, doğal bir takvimin işlediğini vurguladı.
2016 hedefinin artık tüm tarafların dile getirdiği bir hedef olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı, “2017’nin risklerle dolu olduğu bilinen bir hedef” dedi.
Akıncı şöyle devam etti:
“1 Ocak’ta yeni bir genel sekreter gelecek. ABD’de yeni bir ABD lideri olacak. Kıbrıs sorununa bakış açıları, ilgi dereceleri ne olacak, göreceğiz hep birlikte. Yeni genel sekreter, Kıbrıs konusunu gündemde kaçıncı sıra yapacak bilmiyoruz.
Kıbrıs’ı doğrudan ilgilendiren başka iki konu var. Yeni yılla birlikte doğal gaz aramaları başlayacak ve bazı gerginlikleri tetikleyecek. Diğeri de 2018 başkanlık seçimleri ve kampanya süreçleri… Bu oldukça önemli…”
“Çözüme yakın partiler oy kaybetti”
Anastasiades’in endişelerinin ne olduğu yönündeki bir soruya ise Akıncı şu cevabı verdi:
“Çözüme ulaşırsak, Anastasiades, Federal Kıbrıs’ın devlet başkanlığı için aday olacak. Benim gözlemim şudur. Geçen milletvekili seçimlerinde Kıbrıs konusunun çözümüne yakın olan partiler oy kaybetti. O kadar ki, ELAM gibi ırkçı bir parti dahi mecliste temsil edilir hale geldi.
Oy oranlarını topladığınızda azımsanamayacak bir oyları oluştu. Rum siyasetinde şöyle bir ikilem var.
Küçük partileri, iki toplumlu, iki kesimli federasyona karşı olduklarını, bunun ilkesel bir duruş olduğunu çekinmeden söylüyorlar.
Müzakereyi yürüten lider, AKEL’den destek görmeyeceği için, çözüm olmadığı bir durumda, iki kesimli iki toplumlu federasyona karşı olduklarını söyleyenlerden nasıl oy olacak? Adını koymasak bile, bunu hissetmek müzakere masasında mümkün. Dışarıya yapılan söylemlerde de bunun izlerini görebiliyoruz…”
“Konular birbiri ile bağlantılı”
Dört başlıkta önemli mesafe kaydedildiğini, toprak ve garantiler konusunun da sona bırakıldığını anımsatan Akıncı, bunun “konular birbirinden bağımsız” anlamında olmadığını vurguladı.
Akıncı, devamla şunları söyledi:
“Ta New York’tan günümüze kadar gelen süreçte, konuların birbiri ile bağlantılı olduğu, 11 Şubat mutabakatında da konuların bağlı görüşüleceği biliniyordu.
4 güvenlik önce ele alındı, toprak ve garantiler en sona bırakıldı. Bu ilk dört başlıkta, henüz mutabakat sağlamadığımız unsurlar olmakla birlikte, ciddi ilerlemeler sağlandığı bilinen bir gerçek.
2016 yılı sonunda toprak ve garantilerin ele alınması gerektiği gerçekti. Ama konuların birbiri ile bağlantılı olduğu gerçeğini göz ardı etmedik.
Sadece toprakla garantileri birbiri ile ilişkilendirmek yerine, tüm konuları birbiri ile ilişkilendirmek daha tutarlı ve gerçekti.
Neden mi? Mesela Rum tarafı halen daha dönüşümlü başkanlığı açık ve net bir şekilde kabul ettiğini söylemiyor. Ben de açık ve net dedim ki, dönüşümlü başkanlığı içermeyen bir metni toplumumun önüne getiremem. Bu siyasi eşitliğin önemli bir unsuru. Bunda da samimiyim.
Hiçbir Kıbrıslı Türk lider, bu olmadan referandum metnini toplumun önüne koymaz. Rum tarafı ya bunu hiç kabul etmeyecek, ya da kabul etmek için başka adımları görmeyi bekliyor. Dönüşümlü başkanlık, eşitliğimizin iki temel unsurundan biri dönüşümlü başkanlık ve kararlara etkin katılımdır.
Bazı önemli konuları bir taraf cebinde tutup, daha başka konuları alakasız görüp bekleyebildiğine göre, Türk tarafı da toprağı konuşurken, doğal olarak garantilerin de nereye gideceğini görmek istiyor.
Artık toprak konuşma zamanı geldi. Adım adım diğer konularda nasıl ilerleme sağlanacağını da gözlemleyerek ilerleyeceğiz.”
“Al- ver sürecine başlıyoruz”
“Top yekün bir al-ver safhasına gelinip gelinmediğini” değerlendiren Akıncı şunları söyledi:
“O dönemin başlangıç adımlarını atıyoruz. 2016 hedefimiz var. Güvenlik- Garanti meseleleri uluslararası bir anlaşma gerçeğinden hareketle, garantör ülkelerle son şeklini alacaktır.
Biz Kıbrıslılar olarak da bu konuda fikir eksersizi yaptık, yaparız. Nihai şekli garantörlerin olacağı beşli bir konferansla olacak. 2016 hedefinde samimiyiz, herkes de samimi olacaksa, demek ki Aralık ayının ortalarından itibaren gelecek tatilleri de düşünerek, kalan zaman az. 1.5 ayımız kaldı.
Çözümde niyetli ve hedefli olan insanlar, 1.5 ay içerisinde mutlaka beşli konferansın da yer alması için hazırlıklı olmak durumunda.
Önümüzdeki süreci kalan 30- 40 gün belirleyecek. Geriye kalan dört konu teknik teferruat. Anayasa yazımı, federal anayasanın yazılımı vs bunlar 2017’ye sarkabilir. 1-2 ay da tartışma için Rumlara Türklere zaman verilir. 2017 ortasında da bir referandum gündeme gelebilir.”
Ne harita ne toprak, sadece prensip
Toprak konusunda net konuşan Akıncı, “Şu ana kadar, toprakla ilgili fikir egzersizi genel ilkeler bazında seslendirme oldu. Rumlar bilinen görüşlerini söyledi. Biz de söyledik. Ne bir harita, ne yüzdelik ne de yer adı konuşulmadı. Bunlar önümüzdeki süreçte bahsettiğimiz 30- 40 günlük sürede bir sonuca bağlanmaya çalışılacak. Yurttaşlara daha ayrınıtlı söylenecek bir şey yok. Zaman zaman bazı haritalar yayınlandı. Bunlar müzakere masası ile ilgili değil.
Önümüzde beşli konferans da var. Bunlar hep olumlu senaryolar. Yol kazasına uğramazsak, her şey yolunda giderse, iki taraf birbirine anlayış gösterirse…
Makul ve gerçekçi davranırsa Rum tarafı, çizdiğimiz yol haritası mümkün. Gelecek seçimler değil, gelecek nesilleri düşünürsek, yeni bir anlayışı yerleştirebiliriz. Bu ada mutlu nesiller yetişmesi için hepimize yeter.
Bu bölge çatışmanın değil, barışın yurdu olur. Doğal gaz ve elektrik ile yeni ufuklar mümkün.
Bu anlayışlar bir çırpıda gelişmez. Yaşayarak gelişir. Çavuşoğlu’na görüş vermeyi taahhüt eden Yunan Dışişleri Bakanının olumsuz görüşleri basına sızdı. Bu başlangıç olamaz.
Kıbrıs Türk halkının duygularını düşünmeden hazırlanan görüşler. Geleceği kurarken bu günden başlamak zorundayız. Söylenenlere değil, yaşanmışlıklara bakmak zorundayız.
Bunu sağlamamız lazım. İşbirliği geliştikçe, ekonomi kalkındıkça elbette güvenlik anlayışları başka boyutlara evrilebilir.
İşin başından Türk askeri dışarı, güvence istemeyiz, AB var demek yetmiyor. Avrupa’da olan bir ülkede, Türk plakalı araçlara faşist saldırı devam ediyor. Kıbrıs Türk patatesi satan Rum tüccarın işyeri tahriple tehdit ediliyor. Barış şarkıları söyleyen bir genç Rum faşistler tarafından bıçaklanıyor. Biz halkımızın ügvenliğini tehlikeye atamayız. Eşitliğimizi özgürlüğümüzü başkalarının taahhüdü altına bırakamayız.
Bunun için sonuna kadar çalışmaya hazırız. Elbette Kıbrıs Türk tarafının da atması gereken adımlar vardır. Bu adımları atarız, ancak, eşitlik, özgürlük ve güvenliğimizin tehdit altında olmayacağı, iki toplumlu, iki bölgeli federasyonu da görebilmemiz gerekiyor.
Düzgün’ün doğum gününü kutladı
Akıncı, programda aynı zamanda dün doğum günü olan Başaran Düzgün’ün doğum gününü kutladı.
Akıncı ayrıca, sosyal medya üzerinden yayın yapan Havadis TV’yi de izlediğini belirterek, bu alana emek veren Havadis ekibini de önemli bir adım atıldığının altını çizerek, tebrik etti.
































