Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Leblebi tozu

Mimozalar açtı.

Altıntop ağaçları.
Biz ilkokul sıralarındayken, bunların sarı çiçeklerini toplar, suya yedirir “Sarı ilaç” yapardık!

Kanayan dizlere sürmek için!..

Siz yapmayın…

Gençler cigara bulamazdı.
Koşullar kötü.
Para yok.
Yollar kesik.
Ara sokaklara tel örgüler çekilmiş.
Nöbet yerlerinde zaman geçmek bilmiyor.
Ekmek ve lambasuyu karneye bağlanmış.
Tütün karaborsada.
Üstelik tek tek satılmakta.
Kurumuş asma yaprakları ezilir, tütün haline getirilirdi…

Siz yapmayın…

Gençler hem Mücahit hem öğrenciydiler.
Okullarda dersler zorlu.
İltimas yok!
Nöbetten mi geldin, mevziden mi?
Kimin umurunda!
Üstünde Mücahit elbisesi.
Artık çaresi yok, kopya çekilecek!
Kimi bileklerine, kimi karın boşluğuna formülleri falan yazıp kopya çekmekte.
Kimi bu işi muska yazar gibi halletmekte!..

Siz yapmayın…

Süpürge sapları kesilirdi.
Elde tutulacak çubuk bir metre civarında.
Diğer çubuk küçük.
En çok 20-25 santim.
Küçük çubuğun iki ucu bıçakla burunlanır.
Uçlar iki taşa yerleştirilir.
Büyük çubuk, küçük çubuğun altına sokularak ufak bir vuruş darbesi ile hafif havalandırılır.
İkinci vuruşta çubuk kol hizasına kadar havalandırılıp, üçüncü hareketle elde olan büyük çubukla küçük çubuğa hızlı bir vuruş sağlanır.
Buna lingiri oyunu denirdi.
Kim nereye uzak atarsa…

Bazen bulunamaz kaybolurdu çubuk.
Siz kaybolmayın!..


Siyaset tek eldendi!
Ahşap radyolarda haberler hep aynı şeyleri söylerdi.
Aynı şeyler söylenmeyince yasaklanırdı.
Mesela Aliko ile Caher yayına konduğunda, dayanamadılar.
Yasak koydular!
Muhalefet ilk kurumlaşmaya başladığında, sansür koydular.
Rahmetli Berberoğlu’nun sesi duyulmasın diye ellerinden gelen bütün güzelliği yaptılar!
Ama hayat her şeye rağmen güzeldi.
Hangi çocuk leblebi tozunu bilir?
Biz bilirdik!
Ve leblebi tozu yerdik!

Bunun için mi toz olduk?

Siz olmayın!..