Şemsiye niçin açılır?
Güneşten yağmurdan korunmak için mi?
Öyle ama durumun değişik olduğu dönemler de var…
…
Topuklu ayakkabı niçin giyilir?
Estetik için diyelim!
Öyle ama durumun değişik olduğu dönemler de var…
…
1500’lü yıllar Avrupa’nın pislikten içinde yüzdüğü dönemler.
O dönemler temizlik anlayışı tamamen ilkel…
…
İngilizler, senede bir kez banyo yaparlarmış!
O da mayıs ayında!
Bu yüzden de evlilik törenleri genellikle haziran ayında gerçekleşirmiş!..
…
İngiltere’de ve Avrupa’nın diğer ülkelerinde, sözünü ettiğimiz dönemde, insanlar tuvaletlerini sokağa atarlarmış!..
…
Oturdu yaptı diyelim!
Pencereden dışarıya fırlatırlarmış pisliklerini!
Bu yüzden, topuklu potin ile şemsiyeye rağbet varmış!
Pisliklere basılmasın, ansızın başlarına tuvalet pislikleri yağmasın diye!
Şemsiye ve topuklu potinler, özellikle Saray bahçelerinde dolaşan kadınlar tarafından kullanılırmış.
Hizmetçilerin pencerelerden dökecekleri pisliklerden korunmak için!..
…
Böyle bir dönem…
Temizlik konusunda dahası var…
…
Tuvalete giren Avrupalı, ellerini falan yıkamasın, su kullanmasın diye “EAU DE TOILETTE” (Tuvalet suyu) dedikleri bir parfüm kullanırmış.
Yani, hiç yoktan güzel koksunlar diye!
…
Osmanlı, 1600’lü yıllarda İstanbul’a gelen yabancı misyonları şehrin dışında olan Tarabya bölgesinde tutarmış.
Çünkü, bunlarda temizlik anlayışı yok!
Tuvaletlerini dışarıya, sokaklara boşaltmakta!
19’uncu yüzyıla gelindiğinde, yabancı misyonlar tuvalet kullanacakları sözü vermeleri üzerine, şehrin içinde ikamet etmeye hak kazanmışlar!..
…
Avrupalılar buydu!..
…
Ölülerini bile pis bezlere bağlar, hiçbir temizlik işleminden geçirmeden toprağa gömermiş şimdiki AB üyelerinin nesilleri!..
…
O dönemlerde İstanbul’da bulunan bir yabancı,
“Kanuni devrinde bir kaç yıl İstanbul’da kalan bir İspanyol seyyahı ‘Türkler, biz Avrupalıların pis olduğunu iddia ederler, İspanya’da ömrü boyunca iki defa yıkanmış erkek ve kadın yoktur. Yıkanmak zararlıdır. Çok kişiye zararı dokunduğu görülmüştür. Hele biz alışık olmadığımız için, bize iyi gelmez, üstelik Türkler, hamamlarda lüzumsuz yere çok su harcarlar” diyerek temizlik anlayışını haklı çıkarmaya çalışmış…
…
Kastilya Kraliçesi İsabella’nın 50 yılda iki kez banyo yaptığı söylenir!..
…
Avrupalı kadın da buydu!..
Kraliçe böyle iseydi, düz vatandaşı düşünün artık!..
…
Aynı dönemlerde Osmanlı’da durum farklı.
Temizliğe önem verilirdi.
Hamamlardaki temizlik fasılları dillere destandı.
Hatta, konu ile ilgili bilgilere göre Osmanlı’da kurulan ilk sanayi, sabun sanayisidir…
…
Şimdi, gelinen çağa bakın.
Avrupa’nın tuvaletlerini kullanıyoruz!
Üstelik yalvar yakar standartları neyse onu yaşamaya çalışıyoruz!
…
Osmanlı, kendi şehzadelerini kıtır kıtır doğrarken, bunu temiz, ak, pak elleri ile yapıyordu!
…,
Temizlikte üstlerine yoktu!
…
Bilgiler Prof. Dr. Şükriye Aras Hisar’ın 25 Ekim 2012 tarihli “Avrupa’da Temizlik!” adlı yazısından derlenmiştir.
































