Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Türkiye’de ekonomide büyüme önceliği

Türkiye’de açıklanan 2016 ilk 6 aylık gerçekleşmelere göre GSYIH’da büyüme  % 3.9 oldu. 1. çeyrekteki % 4.8 yüksek büyüme ve 2. çeyrekte % 3.1 büyüme sonucu, ilk 6 aylık dönemde 2016’da Türkiye’de çok yönlü yaşanan bir çok olumsuzluklara rağmen,  % 3.9 gibi bir büyüme sağlanması, iyi seviyede bir gelişme oranıdır.

Ancak bunun üretim alanlarındaki büyümelerden ziyade tüketim harcamalarından kaynaklanan bir büyüme olduğu açıklanan rakamlardan izlenmektedir. Türkiye’de yaşanan siyasi ve sosyal olaylar ve geçen yılın sonlarından başlayan Rusya krizi ve doğudaki terör olayları ile sınırlardaki dıştan kaynaklanan ve terör örgütlerinin neden olduğu çatışmalar, haliyle bu cenahtaki  ülkelerle olan ekonomik faaliyetlerin kısıtlanmasına ve üretime dayalı büyümeyi sınırlamıştır.

 Özellikle ticarette ve turizmde gerek Rusya krizi ile Rus turizminde ve gerekse bazı batı ülkelerinin kendi vatandaşlarına Türkiye’ye yönelik terör ve güvenlik gerekçelerini öne sürerek seyahatte kısıtlama ve olumsuz telkinlerin yapılması sonucu, turizmde meydana gelen gerilemeler göz önüne alındığında, yine de büyümede iyi bir gerçekleşme sağlanmıştır.

Hükümetin tüketim kaynaklı büyüme stratejisini bu yıl ve bu dönemde yürürlüğe koyması, ve halen de son birkaç ayda devam eden hanehalkı tüketim meylini arttırma politikası, ve ayrıca devletin de harcamalarının arttırılması ile, GSYIH’da meydana gelen 6 aylık % 3.9’luk büyümeye en çok etki yapan,  3.42 puanla vatandaşın tüketim artışının katkısı oldu. Aynı şekilde Devletin harcama artışından kaynaklanan 1.75 puanlık katkı da büyümeyi en çok arttıran nedenlerdir.

Geçen haftalarda alınan faiz kararları ile ve Hükümetin gerek tüketim kredilerinin arttırılması yönünde yeni yapılandırmaları, vade ve faiz ve ödeme koşullarında getirilen iyileştirmeler,  3.cü ve son çeyrekte de vatandaşın harcama artışları beklentisiyle, 2016 bir yıllık büyümesine olumlu etki göstereceği beklenmektedir.  Kredi kartlarındaki son getirilen vade, limit, ve geri ödeme kolaylıklarının da vatandaşın tüketim meyline olumlu etki yapacağı muhakkaktır. Konut kredilerine getirilen kolaylıklar, ön ödeme ve taksit ile vade ve faiz kolaylıkları da inşaat sektörünü ve harcamayı teşvik edeceği cihetle, yıl sonuna kadar bu politikanın devam edeceği, son geçen hafta getirilen önlemlerden bellidir.

Ancak buna ilaveten, kredi hacminin genişletilmesi ve faizin düşürülerek maliyetlerin ucuzlatılmaya çalışılması, ihracat ve imalatta verilen teşvikler üretim artışı sağlanmasının da diğer önlemlerle birlikte hedef alındığını göstermektedir.

2016 ilk 6 aylık dönemde bir çok olumsuz siyasi ve sosyal olaylar ve sınır çatışmalarına rağmen, genişletilen imkânlarla inşaat sektöründen (0.46puan) ve ihracattan (0.32 puan), beklenen hedefe ulaşılamamasına rağmen, bu duraklama döneminde, turizm hariç tüm sektörlerde gerileme olmamış, az da olsa büyümeye katkı sağlanmıştır.

 Tarımdan özellikle imalat sanayiinden(% 1.1 puanlık), finans, Ar-Ge, bilgi iletişim  ve diğer sektörlerden de çok cüzi de olsa bir katkı, İlk yarı döneme baktığımızda, büyümeye az da olsa olumlu etki yapmıştır. Küçülen sektörler esas Turizm olmuştur. Onun yan etkileri de diğer sektörleri etkileyerek, öngörülen hedef büyümeyi sağlayamamıştır.

Başlangıçta 2016’nın bütünü için % 3.6,büyüme hedefi ilk çeyrekteki % 4.8 büyümeden sonra düşüş, beklentileri de düşürmüş ve revize edilen % 4.5 hedef, son 6 aylık uygulamalardan sonra, yıl sonu itibariyle, geçenlerde açıklanan Orta Vadeli Programla % 3.2’ye düşürülmüştür.

6 aylık dönemde sektörlerin ayrı ayrı kendi içindeki büyümesine baktığımızda ise, imalat sanayiinde % 4.3, inşaatta % 6.7, ticarette %4.4, Ar-Ge’de % 8.6, finans sektöründe %6  ve diğer bazı sektörlerde de 0.3 ile 4-5 arasında büyümeler oldu. Turizm kaynaklı gerileme ve özel yatırımlarda gerçekleşen gerileme,  hedefleri düşürmüştür.

Şimdi bu yıl yaşanan beklenmedik olaylar dolayısıyla ekonomiyi de etkisi altına alan ve üretimden kaynaklanan büyümeden ziyade,  tüketim harcamalarının yarattığı ekonomiyi canlandırma politikasının  esas alınmasına, şimdilik devam edileceği, öngörülen yeni harcamalar ve teşvik politikalarından izlemekteyiz. Nitekim yapısal sorunlara gelecekte daha çok eğilecekleri ve reformları hızlandıracaklarını Başbakan Yardımcısı Sayın Şimşek de açıklamaktadır.

Sorunların aşılmasında etken olan dış ülkelerle olan gerginliklerin giderilmesine çalışılmaktadır, özellikle Rusya ile sağlanan mutabakatların yürürlüğe girmesi yanında büyük yatırımlar da planlanmaktadır. Son yıllarda azalan Özel kesim yatırımlarının teşvik edilmesi ise bir zorunluluktur. Güven ortamının geliştirilmesi de. Yabancı sermaye yatırımının artırılması için de aynı gerekçe geçerlidir.

Diğer Ülkeler büyümelerine bakarsak en zor bir dönemde dahi Türkiye’de gerçekleşen bu yılki büyüme oranı iyi seviyede sayılan bir büyümedir. Bu yıl 28 üyeli AB Ülkeleri ortalaması % 1.7 civarındadır. Türkiye’nin de üye olduğu 34 üyeli OECD ülkeleri arasında Türkiye’nin bu yıl gerçekleştirdiği oranlarla OECD  tahminlerine göre, ilk 3.cü sırada Ülke olacağı öngörülüyor.

 Tabii gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin büyüme trendi aynı olmasa da iyi bir performanstır. Güney Kıbrıs ekonomisi de yayınlanan ilk 6 aylık Merkez bankası kaynaklı göstergelerine göre, 2015 Aralık itibariyle % 2 büyümeye göre,  2016  yılında % 2.7 büyüdü.

KKTC’de bu konuda uygulama sonuçları nedir? hiçbir gösterge yayınlanmadığı cihetle nerede olduğumuz veya nereye gidileceği hedefi hakkında Hükümetçe halka, girişimci, üretici ve yatırımcıya, bir ışık verilmiyor maalesef.

Türkiye’de geçenlerde 5 Ekim’de TC Başbakanı B. Yıldırım tarafından açıklanan Orta Vadeli programın 2017-2019 hedefinin özetine bakarsak, 2017 için büyüme hedefi % 5’ten %4.4’e çekildi. 2018-19 yılları için de % 5 öngörüldü.

Enflasyon için de 2016 sonu için % 5 hedef arttırılarak % 7.5’a getirildi. Aslında tüketime dayalı bir politika uygulandığı esnada enflasyon hedefinin de daha yüksek konması daha gerçekçidir.

Geçen yıl da konan % 5 hedef gerçekleşememiş % 8’leri geçmişti. Dolayısıyla şimdi 2017 için % 5 yerine biraz yükseltilerek daha yakın % 6.5 enflasyon öngörüsüne şahit oluyoruz.

Cari açığın ise GSYIH’nın %3.7den, % 4.2 oranının hedef alınması, büyüme için, biraz cari açık miktarının arttırılmasına tolerans verileceğini görüyoruz. 2017 ve 2018 yıllarında ise cari açıkta yine %3 küsurlara düşürülmesi hedef alınmış.. İnsan odaklı baktığımızda Türkiye’nin en önemli sorunu olan İşsizliğin düşürülmesi de öngörülen olumlu hedefler arasındadır.