Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Ateş buraya sıçrayabilir

Kıbrıs’ta 42 yıldır ateşkes koşullarının devam etmesine rağmen kayda değer bir sorun yaşanmadı.

Ama bu bundan sonra da yaşanmayacak anlamına gelmiyor.

Kimse ‘nasıl olsa bu iş böyle devam edip gider’ gibi bir yanılgıya kapılmasın.

Libya’da Kaddafi’nin, Irak’ta Saddam’ın uzun süren iktidarlarının ardından devrilip gideceklerini ve buraların darmadağın olacağını da kimse kestiremezdi.

Ama oldu.

Suriye’de yaşananlar da öyle.

Halep’e beş yıl önce Başaran Düzgün ile birlikte gittiğimizde bize o gün birileri çıkıp ‘buraları gün gele yerle bir olacak, bir savaşın içinde kalacak’ dese güler geçerdik.

Ancak Suriye’deki acımasız savaşta varil bombaları Halep’i yerle bir ediyor.

Milyonlarca insan mülteci konumuna düştü.

Evinden yerinden oldu.

Bugün Körfez ve Orta Doğu darmadağın vaziyette.

Soğuk savaş koşulları geri döndü.

Amerika ile Rusya arasındaki ilişkiler gergin.

Uluslararası ilişkilerde öyle gelişmeler oluyor ki ezberler bozuluyor.

Eskiden ülkelerin dış politikaları öyle kolay kolay değişmezdi. Şimdi çok kısa sürede çok ciddi değişiklikler olabiliyor.

Ulusal çıkarlar temelinde yeni ittifaklar kurulurken, yılların ittifakları bozuluyor.

Sınırlı bir alan içerisinde resmen üçüncü dünya savaşı yaşanıyor.

Ve Kıbrıs bu savaşın yaşandığı bölgenin burnunun dibinde.

Kıbrıs’ın çevresinde de gaz yatakları var.

Bu gaz ile ilgili bölge ülkeleri arasında bir uzlaşı yok.

Kıbrıs’ta ateşkes koşulları hakim.

Yani pamuk ipliğine bağlı bir durumda yaşayıp gidiyoruz.

Kıbrıs’ta devam etmekte olan müzakere sürecinden bir sonuç alınamaması halinde, 2017 yılı ile birlikte Güney Kıbrıs’ın bölgede gaz için yeni ihaleye çıkması söz konusu.

Çözüm olmadan gaz konusunda atılacak adımlarla birlikte ister istemez Kıbrıs da kendisini gerilimli bir ortam içerisinde bulacak.

Kıbrıs Türk’ünün hak ve çıkarlarını hiçe sayacak adımlara Türkiye sessiz kalmayacak.

Bunun sonucunda bölgede tansiyon yükselecek.

Suriye’de durum ortada, Irak’ta kavga büyük, milyonlarca mülteci güvenli yer arayışı için yollarda…

Biz burada “Böyle eyyik bize bir şey olmaz” yanılgısına düşmeyelim.

Hele de mevcut durumdan Kıbrıslı Türklere göre daha çok nemalanan Güney Kıbrıs hiç düşmesin.

Çözümsüzlük koşulları hep böyle devam etmeyebilir.

Her zaman gerginlikler kontrol edilemeyebilir.

Ateşkes koşulları ortadan ansızın kalkıp, Kıbrıs da kendisini sıcak bir çatışma ortamı içerisinde bulabilir.

Bu olasılığı kimse yabana atmaya kalkmasın.

Bundan on yıl önce Libya, Suriye ve Irak’ta bugün yaşananlar hayal edilebilir miydi?

Türkiye’de FETÖ diye bir örgütün Türk jetlerini meclisin üzerine yönlendirip bomba yağdıracağını biri söylese ne derdiniz?

Türkiye ile Rusya’nın bu kadar yakınlaşacağını, Türkiye-ABD ilişkilerinin gerileceğini düşünebilir miydiniz?

Yani kısacası uluslararası ilişkilerde yarınların ne getireceğini kestirmek mümkün değildir.

Kıbrıs’taki durumun bu şekliyle sonsuza kadar böyle devam edeceğini var sayarak siyaset yapmak da akılcı bir yaklaşım biçimi olamaz.

Ateş çemberinin dibindeki Kıbrıs sorunlarını çözmezse kendisini bu ateşin içinde bulabilir.

Rum tarafı meseleye bir de bu yönünden bakmalıdır.

Masada sorunlarını çözemeyenler gün gelir bunun bedelini çok ağır öderler.

Hele de mesele gaz gibi enerji kaynakları ile bağlantılı olmaya başlamışsa…