Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Poli

Çocuğunuz Aniden Ağlamaya Başlarsa…

 

“Klasik bir sabah, uyandınız ve kahvaltı zamanı. Her zamanki gibi 4 yaşındaki oğlunuzun ekmeğine onun sevdiği reçelden sürdünüz, reçelli ekmeği tabağına koydunuz ve bir anda kıyamet koptu… Oğlunuz ekmeğine reçel sürdüğünüz için ağlamaya başladı. Her gün yaptığınız bu rutin bu sefer ona sormadan yaptığınız için büyük bir kabahata dönüşüverdi! Ne dediyseniz ne önerdiyseniz olmadı ve o ağlayarak masayı terk etti, siz de ne olduğunu anlamadan öylece kalakaldınız.”

Benzer senaryoları küçük çocukları olan aileler mutlaka yaşamış ya da yaşıyorlardır. Bir anne ya da baba olarak çocuğunuzun üzülmesine neden olacak bir şey yapmış olmak sizi üzüyordur elbette ama bir yandan da tam olarak ne olduğuna anlam verememek sizi kaygılandırıyor olabilir. Bazen bu kadar sakin kalamıyor da olabilirsiniz. Elinizden gelenin en iyisini yapıyorken üzgün bir çocuk tarafından reddedilmek insana kendini pek de iyi hissettirmiyor; nasıl bir ebeveyn olduğunuzu sorgulama ihtiyacı duyuyor olabilirsiniz. Hatta bazen içinizden size göre “anlamsızca” ağlayan çocuğunuza bağırmak dahi geliyor olabilir.

Çocuklar kendileri için ne işe yarıyorsa onu yaparlar. Gülmeyi 5 haftalıkken öğreniyor, gülümsemenin ilgiyi üzerimizde tuttuğunu tecrübe etmeye başlıyoruz fakat daha doğduğumuz andan itibaren ağlamanın ilgiyi anında üzerimize çektiğini deneyimliyor ve öğreniyoruz. Ağlamak, duygu ve düşüncelerini anlaşılır bir şekilde ifade etmeyi bilmeyen bir çocuğun tamamen yetişkinin ilgisini çekmek için kullandığı bir yöntem. Bu nedenle çocuklarınıza kendilerini kabul edilebilir bir şekilde ifade edebilmelerini öğretmeniz önemli.

sebepsiz ağlayan çocuk

Peki böyle bir durumda çocuğunuzla yeniden nasıl iletişim kurabilirsiniz?

  • Tanımlayın.

Eğer çocuğunuz aniden ve nedensizce ağlamaya başlamışsa, neden böyle bir tepki gösteriyor olduğunu anlamak size düşüyor. Öncelikle hasta olmadığından, canının yanmadığından emin olmalısınız ve kesinlikle sakin kalabilmelisiniz. Erken çocukluk döneminde çocuklar duygularını ve düşüncelerini ifade edebilecek kadar geniş kelime haznesine sahip değildirler. Sizinle kendi bildikleri yöntemi kullanarak, yani ağlayarak iletişim kurmaya çalışırlar. Sizin ona sesinizi yükseltmeniz onunla iletişiminizin iyice kopmasına neden olacaktır.

Çocuklar ağlamanın neye benzediğini bilmezler. Biz yetişkinler çocukların bunu bildiğini varsayarız. Ağlarken ne anlatmak istediğini anlayamadığınızı çocuğunuza anlatmanız gerekir. Ancak burada dikkat etmeniz gereken önemli bir nokta var. Çocuğunuz ağlarken siz de sesinizi yükselterek onunla konuşmaya çalışmamalısınız. Ağlamaya başladığı zaman ona sakince ağlamadan konuşması gerektiğini aksi takdirde ne demek istediğini anlayamayacağınızı söyleyin ve onun ağlamasına izin verin. Az da olsa ilgi gösterin, sarılmaya, ona olan sevginizi hissettirmeye çalışın ve ağlamasını sonlandırana kadar sakince bekleyin. Böylece ağlamanın her zaman istediği şeyi elde etmesini sağlamayacağını ona göstermiş olursunuz.

Ağladığı zaman çıkardığı sesin rahatsiz edici olduğunu, ne demek istediğini anlatmasında ona bir fayda sağlamadığını ve böyle bir durumda onu dinlemekten vazgeçtiğinizi anlamasını sağlamalısınız. Çocuklarınızla iyi bir anınızda bu durumu canlandırarak ne demek istediğinizi daha iyi anlamalarını sağlayabilirsiniz. Siz durduk yere ağlayan çocuğunuzun rolünde iken çocuğunuz çileden çıkmış ebeveyn rolünü canlandırabilir.  Oyunun ardından çocuğunuzla siz ağlarken ne anladığı ya da anlayamadığı ve ne hissettiği hakkında konuşarak onun empati kurmasını sağlayabilirsiniz.

  • Bırakın çocuğunuz kendi hayatıyla ilgili söz sahibi olsun.

Özellikle erken çocukluk döneminde çocuklar bağımsızlıklarını deneyimlemek için sabırsızdırlar. Bu yaş dönemindeki çocuklar, ebeveynlerinin onlar adına karar veriyor olmalarından dolayı rahatsız oldukları için ağlayabilirler. Onlara kendi gelişimlerine uygun alternatifler vererek seçim yapmalarını sağlayın. Kahvaltıda reçelli ekmek yemeyi seviyor olabilir; ancak belki de reçelini kendi sürmek isteyecektir. Ya da o gün reçel yemek istemeyecektir. Ona her sabah kahvaltıda reçel isteyip istemediğini sormayı deneyebilirsiniz. Kendi hayatıyla ilgili söz sahibi olduğunu hissettikçe çocuğunuz daha uzlaşmacı bir yol izleyecektir.

  • Çocuğunuza kendini ifade etmesinde yardımcı olun.

Ona kendi duygularını ifade edebileceği kelimeleri öğretmekle başlayın ve sık sık uygun durumlarda bu duygu ifadelerini kullanın. Mutlu, sinirli, üzgün, heycanlı vs. Böylece duygularını uygun kelimeleri kullanarak ifade etmeyi öğrenecektir. Durduk yerde ağlamaya başlayan çocuğunuzla göz teması kurarak ona ne olduğunu ve nasıl hissettiğini sorun: “Neden ağlıyorsun?” “Kendini mutsuz/üzgün/kırgın/öfkeli mi hissediyorsun?” Kendini ifade edecek dil becerilerini kazandıkça çocuğunuz ağlamak yerine kendini konuşarak ifade etmeyi tercih edecektir.

  • Çocuğunuza konuşmanın iletişim kurmak için en iyi yöntem olduğunu deneyimletin.

Uygun zamanınız olduğunda çocuğunuzla birlikte hiç bir şey yapmadan oturun ve onunla sohbet edin. Okulda ya da gün içinde onu en çok mutlu eden şeyin ne olduğunu, onu üzen bir şey olup olmadığını sorun ve sadece dinleyin. Çocuğunuz hala kendini ifade edebilecek kadar uzun cümleler kuramıyorsa yine de onunla iletişim kurabilirsiniz. Sadece deneyin ve tepkilerini gözleyin. Onu dinliyor olmanız çocuğunuzun sizinle iletişim içinde olduğunu hissetmesini sağlayacaktır. Bu deneyim çocuğunuza kendini çaresiz, öfkeli, mutsuz, mutlu, heycanlı vs. hissettiği zaman sizinle konuşabileceği, en önemlisi de kendini nasıl ifade edebileceği konusunda fikir verecektir.

Karşılaştığınız bu anlamsız ağlamalar gelişimsel olarak beklediğimiz tepkiler. Zor bir süreç olduğunu kabul ediyorum, ama altında yatan nedeni bilmeniz bu süreci sağlıklı ve çocuğunuz için en iyi şekilde atlatabilmenizde size yardımcı olacaktır. Küçük çocuğunuz sizden sadece kendini ifade edebilmek için ona rehberlik etmenizi istiyor. Böyle bir talep karşısında büyük bir sabır ve çaba ile ona yardımcı olmak için elinizden geleni yapacağınızdan eminim. Eğer bir şekilde sabredemiyor ve yapamayacağınızı düşünüyorsanız da bu konuda uzmanlardan yardım almanızı tavsiye ederim.