Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Hallaç pamuğu!

Ortak metnin taslağı yayınlandı.   

Eğer doğruysa şöyle deniliyor:
“Birleşik Kıbrıs, Avrupa Birliği’ne ve Birleşmiş Milletler’e üye, tek uluslararası kimliği, tek vatandaşlığı ve tek egemenliği bulunan bir devlet olacak. ”

Tek egemenlikten bahsediyorlar…

Sayın Cumhurbaşkanımızın değil siyasetine, var oluş nedenine ters!..

Lâkin, kabul ettiği söyleniyor!..

Etti mi etmedi mi yakında anlaşılacak…

Ama şimdi sıra bizde!
Anastasiadis  bir ortak metin meselesi yarattı, bugüne kadar zamana oynadı.
Biz de sustuk!
Sıra bize geldi!
Artık öne geçip, bizim de zamana oynama zamanımız geldi!
Zaten, Cumhurbaşkanımız seçimlerde ip uçucu vererek “Zamanı geldi” dememiş miydi?
İşte, tam sırası!..

Ortak metni bir tarafa bırakmalıyız!
Türk Tarih Kurumu eski Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, bütün belgeleri açıkladı.
Ortalığı hallaç pamuğu gibi dağıttı!
Meğer, Kıbrıs adasının üçte ikisi bizimmiş!
Bizim de değil, onların!
Bu iş için AİHM’ye kadar gidip gasp edilen toprakların tazminatı istenecekmiş!

Vakıf arazileri meselesi bizde de zaman zaman gündeme gelir.
Ama bu kez başka.
İş ciddi!
Belgeler arşivlendi!
Defterler açılıyor!..

Halaçoğlu şöyle diyor:
“Kıbrıs’ta, İngiliz işgalinden sonra oradaki vakıflar ki, Kıbrıs’ın üçte ikisi vakıf arazisidir, en büyüğü Lala Mustafa Paşa vakfiyesi ile Abdullah Paşa vakfiyesidir. Yani Gazimagusa’nın yüzde 78’i Abdullah Paşa’nın vakfına aittir. Bugün Rum tarafında kalan su kaynakları da Abdullah Paşa vakfına aittir. Kıbrıs’ta İngilizler 1913’e kadar vakıflara riayet ediyorlar. Ama 1913’te vakıf mallarını Rumlara dağıtmaya başlıyorlar. Bununla ilgili, Rumlara hangi vakıf arazilerinin verildiğine dair Gazimağusa’da defterler var.”

Devam ediyor:
“Bizden nasıl tazminat alıyorlar ise… 100 milyar dolar Kıbrıs’ta alacağımız çıkar. Çünkü biz bunu 1878’den beri tasarruf edemiyoruz. Vakıf sahipleri vâris olduklarını mahkeme kararı ile tescil ettirecekler. Sonra Kıbrıs’ta mahkemeye başvuracaklar. Kabul etmedikleri takdirde AİHM’ye gidecekler. AİHM bize tazminat ödettiğinden, emsal teşkil edeceği için, Kıbrıs’ın hepsini bize satmak zorunda kalacaklar.”

İşte bu kadar!
Sonunda “güneş” bize de doğacak!
Biraz dişimizi sıkar ve zamana oynarsak “Kıbrıs’ın hepsini bize satmak zorunda kalacaklar!”
Tek egemenlik de ne!
Milim egemenliğe razı olacaklar!
Kaçacak delikleri yok!
Zaten Rum’ların da, İngiliz’lerin de keriz olduklarını bilmeyen mi var?

Bu çerçevede, ortak metin işini ağırdan almakta yarar var!
Ta Kıbrıs’ın hepsini bize satmak zorunda kalacakları zamana kadar!