Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kamu(k)oyunu!

Avrupa Parlamentosu’nda iki sandalyemiz var.

Komşumuz, bizi de seçmen listelerine dahil etme kararı aldı.

Meclisteki partilerimiz karşı çıktı.
“Olmaz” dediler.
“İrademizi temsil etmez…”

Artık “Bir adım ileride” politikası yok!

Bir adım ileride olsaydık, derhal sandalye oyunu oynardık!
Kim oturursa!

Maraş’ı elimizde tutarız, çözüme havale!
Sandalyelerimizi boş tutarız, çözüme havale!

Maraş da boş!
Sandalyeler de boş!..

Bu gidişle, derdimizi Kadı’ya bile anlatamayacağız…

Dün bir vatandaşla sohbet ediyordum:
Anlatıp durdu:
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kimlik kartını alıyoruz.
Pasaportu cebimizde.
Sağlık hizmetlerinden yararlanıyoruz.
Hastanelerde bir döşekte Eleni, bir döşekte Fatmaba…
AB ülkelerinde AB vatandaşları olarak seyahat ediyor, eğitim olanaklarından yararlanıyoruz.
Uçaklarda bir koltukta Andrea, bir koltukta Mehmet…
Güneyde bir trafik suçumuz olsa, bir vatandaş olarak cezasını ödüyoruz.
Ya da, karşı tarafa ödettiriyoruz.
Bir davamız olursa, hukuk yoluna başvurabiliyoruz.
Evimiz varsa, oturup yaşayabiliyoruz.
Komşuluk ediyoruz.
Kahveler Laiko ve Con…
İş buluyorsak işleyebiliyoruz.
Bir vatandaş olarak her yerde alış veriş ediyor, hayatı paylaşıyoruz.

Komşularımızın yaptığı,
Bütün bunları yapanları seçmen listelerine dahil etmek!
Kaç vatandaşlık verilmişti?
90 Bin civarında mı?
Bilemem…

Partilerimiz kamuoyuna yaptıkları açıklamada vatandaşlara, “aldığınız vatandaşlıkları geri verin; siyasi iradenizi teslim etmeyin, siz ayrı bir halksınız” demediler!
Vatandaş ne yapsın?
Kimliğini almış.
Pasaportu cebinde.
Her şey yolunda.
Bu durumda bir gün,
Sandalyesini de isteyebilir tabii!
O zaman,
Ona, onlardan “ayrı”sınız denebilir mi?

Geçenlerde bir şey oldu.
İngiltere gümrüklerinden birinde, gümrükçünün teki bir  Kıbrıslı Türkün elindeki AB kimlik kartını görünce “one munite” dedi.
Gıcıklığı üstündeydi, sordu:
-Siz nerelisiniz?
-Kıbrıslı.
-Rumca biliyor musunuz?
-Hayır.
-O zaman bu kimlik kartını nasıl aldınız?
-Üstünü okuyun, Türkçe, Rumca ve İngilizce yazar.
-Ama Rum değilsiniz!
-Biz bu devletin ortağıyız.

Gıcık gümrükçüden cevap:
-Sorry sir!..

Sayın partiler.
Kamuoyunuz, kamu(k)oyunu değildir.
Her yerde,
Aslanlar gibi mücadele ediyor!
Sizin adınıza!..

Siz başka havada!..