Cemil Çiçek “Kıbrıs benim seçim bölgem oldu” demiş.
…
Ne demek!
Elbette öyledir!
…
Zaten söylediklerinden belli oluyor.
Kıbrıs sorunu hakkında burada yaşayanlardan daha bilgili olduğu açık.
Sanki seçim bölgesi!
Ne diyor Sayın Çiçek?
“Rumlar ayağını kaldırıyor, aynı yere basıyor. Hiç adım atmıyorlar.”
…
Çok doğru!
Bırakın adım atmayı, dizlerinin üstüne çöktüler!
…
Son ortak metin konusunda da öyle oldu!
Ayağını kaldırınca, adım atacak sandık!
Ne görelim, yine aynı yere bastılar!
…
Bizim için ne düşünüyor acaba Sayın Çiçek?
Biz adım atabiliyor muyuz?
Yürüyebiliyor muyuz?
Koşabiliyor muyuz?
…
Mutlaka bizi koşarken görüyor!
Çünkü seçim bölgesi.
Biliyor!
…
Adım at, dediklerinde atıyoruz!
Yürü, dediklerinde yürüyoruz!
Koş, dediklerinde koşuyoruz!
…
Komşularımızın da bizim gibi bir anavatanları olsaydı, çoktan adım atmasını öğreneceklerdi!
Ne oldu?
Anavatan Yunanistan önce battı!
Ardından komşu!
Şimdi, her ikisi de adım atamıyor!
…
Dolayısıyla geldiğimiz nokta sevindiricidir!
Adım atabiliyoruz.
Ayağımızı kaldırdığımızda, nereye basacağımızı biliyoruz!
…
Burası, eğer onların seçim bölgesi olmasaydı, kim bu aşamalardan geçebilirdi ki?
Değil adım atmak, ayakta duramazdık!
…
Çok şükür ayaklarımızın üstündeyiz.
Bıraksalar, karşıya da atlayabiliriz!
Çok çektik, ama değdi!
Sadece bize bir korku kaldı.
Yürürken korkuyoruz ne halse!
Temel’in fıkrasındaki gibi:
..
Temel ile Dursun yolda yürürken biraz ileride bir muz kabuğu görmüşler.
Temel, Dursun’a dönerek;
-Allah kahretsin, yine düşeceğiz…
































