AKEL Polit Büro üyesi ve Kıbrıs Sorunu Bürosu Başkanı Tumazos Çelebis, “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin tasfiye mi olacağı yoksa devam mı edeceğinin, sözlü ilanlara değil, çözümün içeriğine bağlı olacağını ve “toprak düzenlemeleri olmadan çözüm olmayacağını” iddia etti.
Haravgi Çelebis’le yaptığı söyleşinin ikinci bölümünü dün “Toprak Düzenlemeleri Olmadan Çözüm Olmaz” başlığıyla aktardı.
‘KIBRIS CUMHURİYETİ’NİN AKIBETİ ÇÖZÜMÜN İÇERİĞİNE BAĞLI’
“Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tasfiye mi edileceği yoksa devam mı edeceğinin çözümün içeriğine bağlı olacağı” görüşünü ortaya koyan Çelebis, “Devlet, BM ve AB gibi uluslararası örgütlere katılımı devam ederse, yeniden başvuru yapmazsa varlığını sürdürür. Devlet, uluslararası sözleşme ve anlaşmaları geçerliliğini korursa varlığını sürdürür. İlaveten bizim durumumuzda, ayrılığın yasaklanmasında da uzlaşılmıştır” dedi. Çelebis, mülkiyet sorununun büyüklüğünün Toprak başlığının çözümünden ortaya çıkacağını, buna rağmen az da olsa önemli yakınlaşmalar kaydedildiğini söyledi.
“İlk söz hakkının kimde olacağı konusunda bir miktar ilerleme kaydedildi ancak önemli anlaşmazlık noktası olmaya devam ediyor” diye devam eden Çelebis özetle şunları ekledi:
“LARNAKA VE BAF HAVAALANLARININ İNŞA EDİLDİĞİ ARAZİLERİ KIBRISLI TÜRK SAHİPLERİNE Mİ VERECEKSİNİZ?”
“Mal sahibi tazminat veya takas tercih ederse hiçbir sorun yok. Ancak iade isterse, iade kriterlerine uyup uymadığına bakılacak. Kısmi iade de isteyebilir ancak çeşitli nedenlerden dolayı bu mümkün değil. Örneğin boş araziye otel veya apartman inşa edildiyse ne yapacaksınız? Larnaka ve Baf havaalanlarının inşa edildiği arazileri Kıbrıslı Türk sahiplerine mi vereceksiniz? Asıl savaş kriterlerin ne olduğunda verilecek. Bu konuda daha alınması gereken çok yol var.”
Çelebis, Toprağın neden çok önemli olduğu sorusuna karşılık, “Bütün federasyonlarda olduğu gibi oluşturucu eyaletin (kurucu devletçik) mümkün olduğunca çok toprağın kendi idaresinde olmasını istemesi doğaldır” dedi. Çelebis şunları söyledi:
TOPRAK DÜZENLEMELERİ OLMADAN ÇÖZÜM OLMAZ
“Ancak esas olan, ne kadar çok toprak Rum Kıbrıs Rum idaresi altında geri dönüp evini ve mülkünü geri alırsa Kıbrıs Türk idaresi altında kalıp göğüslenmesi gerekecek sorun o kadar az olacak. Bu nedenle Kıbrıs Türk tarafının; ‘12 yıl geçti, mülkler inkişaf ettirildi, temel özgürlükler uygulanacağına göre Toprağın ne önemi var’ mantığını asla kabul edemeyiz. Özlü toprak düzenlemeleri olmadan ve mülkler iade edilmeden çözüm olmaz. İkinci hatta üçüncü kez yer değiştirecek Kıbrıslı Türkler var ama çözüm istiyorsak, bu ödenmesi gereken bir bedeldir.”
“MAL SAHİBİ MÜLKÜNÜ İSTERSE KULLANICI GERİ VERMEMEZLİK EDEMEZ”
Tumazos Çelebis’e KKTC’de bir Rum köyünde ikamet eden bir Kıbrıslı Türk veya Rum tarafındaki bir Türk köyünde ikamet eden bir Rum’un, elinde tuttuğu mülkten çıkmak kaydıyla yine aynı köyde kalıp kalamayacağı soruldu. Sözlerine “Elbette kalabilir” diyerek başlayan Çelebis, şunları ekledi:
“Yasal mal sahibi mülkünü geri ister ve iade kriterlerine de haizse, kullanıcı mülkü geri vermemezlik edemez. Dolayısıyla kullanıcı istediği yere gidip yerleşmekte, mülk edinmekte, işyeri kurmakta veya çalışmakta özgürdür. Kimseyi zorla Kıbrıs Türk veya Rum idaresi altında yaşamaya gönderemezsiniz. Ancak mal sahibi iade yerine tazminat veya takas isterse ilk söz hakkı kullanıcıda olacak.”
Çelebis, Garantiler konusunda ise özetle şunları söyledi:
“Türkiye yakın zamana kadar 1960 Garanti anlaşmasında ısrar etti ve başka hiçbir şeyi kabul etmiyordu. Gayrı resmi, kabul edilmez bir öneriyle geldi, biz de kendi aramızda, bu önerinin Garanti Anlaşmaları’ndan daha iyi mi daha kötü mü olduğunu tartışmaya başladık. Aslolan, yapışıp kaldığı 1960 Garanti anlaşması tezinden hareket etmiş olmasıdır. Türkiye’nin, eski tezinden hareket ettiği andan itibaren, bir sonraki tezi zaten beklenen bir şeydi. Bizim açımızdan kabul edilemez bir öneri. Ancak, bunun kabul edilemez olması son önerinin 1960 Garanti Anlaşmaları’nda artık bir çatlak olduğu gerçeğini değiştirmiyor.”
































