Cinsel eşitlik üzerinde yasal çalışmalar sürerken, siyasiler de görüşlerini belirtiyorlar.
Kimileri, Zeki Müren ve Bülent Ersoy örneğini verip “evet” oyu vereceğini söylüyor.
Kimileri, bu işi toplum ahlakına ters görüyor, “hayır” diyeceğini belirtiyor…
…
İnsanlık milyonlarca yıl birçok toplumsal düzenlerden geçti.
Toplumlar, anaerkil toplum düzenlerini de yaşadı.
…
Yarının ne olacağı belli mi?
…
Kadın ekmek derdinde.
Fıcırığı çıkan kapitalist dünyanın teknesinde ekmek derdine düşen kadınlara fahişelik damgası yapıştırılmış…
Erkek egemen ya!
Yapıştıracak!
Meyhanede, gazinoda, ıssız yerlerde, kalabalık yerlerde…
Erkek bu!
Yapıştıracak!
Üstüne nara da atacak:
Var mı ulan bana yan bakan?
…
Ama erkek fahişeler de var…
…
Cinsel eşitlik derken, fahişelik konusunda da yasal düzenlemeler yapılıyormuş.
Kendi iradesi ile 18 yaşından büyük olanlar eğer fahişelik yaparsa suç sayılmayacakmış…
…
“Çok güzel hareketler bunlar…”
…
İlkel komünal toplumlarda anaerkil yapı görülürdü.
Toprağın sahibi kadınlar.
Çocuklar, annenin soyuna ait.
Baba, annenin evinde oturur.
Babanın akrabaları aileden sayılmaz.
Bunları, tarlalara gönderir işletirler, ya da ovalarda dağlarda av yapmaları sağlanırdı.
Eve ekmek getirsinler diye…
…
Kim bilir dönemin orospuları da erkeklerdi!
…
Zaman geçti.
Erkek kaba gücünü kullandı.
O savunacak,
O koruyacak derken,
Bazu gücüynan iktidar oldu.
Kadınları fahişe yaptılar.
Saçlarından sürükleyip savurdular.
Vaziyet bugüne kadar geldi…
…
Ama bugüne kadar!
Dün anaerkil yapılar vardı,
Bu kadın egemen demek…
Sonra değişti ataerkil oldu,
Bu erkek egemen demek…
…
Peki yarın ne olacak?
Nasıl bir toplum düzenine ulaşacak insanlık?
Kim bilir?
…
Zeki Müren’i ve Bülent Ersoy’u darbeler yıpratamadı.
Kenan Evren’in posterleri indirildi ama, Bülent Ersoy’un afişleri metropollerde asılı hâlâ…
Zeki Müren deseniz, sanat güneşi…
Ne besteler ne sözler…
Yaşıyor…
Peki, sen ne yapıyorsun?
Hem dinliyor, hem görüyor, hem iki tek atarak yef çekiyorsun?
Sonra da “hayır” diyeceksin!
De!..
…
Cinsel eşitlik ve fahişelik üzerine iyileştirmeler yapılıyor…
Fakat “One munite!”
Öğretmenler, geçtiğimiz Cuma günü Yüksek İdare Mahkemesine dava dosyaladılar.
Eğitim Bakanlığını ve ilgili müdürlüğü dava ettiler.
KTÖS Başkanı Güven Varoğlu, “toplum yapısını değiştirmeye yönelik, biyad eden bir halk yaratmak ve okuldan çok cami inşaatı yapılmasına yönelik uygulamanın bir an önce durdurulmasını” istedi.
…
Mesele ne?
Şu külliye işi.
Paralel işler değil mi?
…
Keşke çare, cinsel eşitlik ve fahişelik gibi siyasette bulunsaydı.
İş, mahkemelere kalmasaydı…
…
Meclisimiz, hükümetimiz erkek egemen değil mi?
Bazusu yok mu?
Gücünü göstersin!..
































