Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Son şans

Kıbrıs konusunda devam etmekte olan müzakere sürecinde yol ayrımına gelindiği bu aşamada Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu çok net konuştu.

Ve devam etmekte olan müzakere sürecinin çözüm için son şans olduğunu söyledi.

Gerçekten de bu son şans.

Kıbrıs konusunda federal bir çözüm modeline ulaşılacaksa devam etmekte olan müzakere süreci sonunda ulaşılacak.

Ulaşılamayacaksa bir daha taraflar masada federal çözüm aramak için bir araya gelmeyecekler.

Neden gelsinler ki?

1974 yılından bu yana 42 yıl geçti.

1977 ve onun sonrasında 1979 yılında liderler tarafından imza konulan doruk anlaşmalarında Kıbrıs’ta iki bölgeli federal bir çözüm modeline ulaşılması hedefi konuldu.

Aradan geçen zaman içerisinde Kıbrıs’taki taraflar federal çözüme ulaşılması için defalarca bir araya geldiler.

Masanın etrafında oturan liderler, BM Genel Sekreterleri, onların temsilcileri, arabulucular değişti.

Sadece Lefkoşa’da değil Kıbrıs dışında da çok farklı yerlerde çok değişik formatlarda federal çözüme ulaşılabilmesi için görüşmeler yapıldı.

Bunlara değişik isimler verildi.

Bu arada 1974 yılından bu yana başlayan her yeni yıl Kıbrıs için çözüm yılı olarak ilan edildi.

Yakalanan çözüm fırsatlarının kaçırılmaması için çağrılarda bulunuldu.

Ama bir türlü istenen sonuca ulaşılamadı.

Çözüme en çok 2004 yılında yaklaşıldı.

Orada da referandumda Rum tarafının hayır demesi çözüme engel oldu.

Zaman akıp giderken hep birileri çözümün önünde engel olarak gösterildi.

Engel diye gösterilenler gitti ama onların yerlerine gelenlerle de çözüme ulaşılamadı.

Gün oldu yoldaşların yolları bile Kıbrıs sorunu nedeniyle bir birinden ayrıldı.

Sonuçta masanın her iki tarafında daha milliyetçi olanlar da olmayanlar da oturdu.

Yoldaşlar da…

Annan Planı’na evet diyenler de, hayır diyenler de.

Her türlü kombinasyon masada çözüm aradı.

Hepsi de federal çözümü konuştu.

Akademik her türlü çalışmayı geride bırakacak kadar meselenin her yönü tartışıldı.

Ama çözüm bir türlü Kıbrıs’a gelmedi.

Şimdi masanın iki yanında Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Lider NikosAnastasiades var.

Annan Planı sürecinde evet kampanyası yürüten bu iki lider yaptıkları görüşmelerde kendilerinden önceki liderlerden çok daha fazla yakınlaşma sağlamayı başardılar.

Çözüm için çok önemli bir fırsat yarattılar.

Kimse yakalanan bu fırsatın kaçırılmasını istemiyor.

Çözümün Kıbrıslıların ve bölgenin yararına olacağına vurgu yapılıyor.

Gelinen aşamada çözüme gidecek olan yola ancak beşli toplantının gerçekleşmesi halinde girilecek.

Bu nedenle de beşli toplantı bir an önce gerçekleşmelidir.

Bu sürecin sonunda çözüme ulaşılıp ulaşılamayacağı test edilmelidir.

Çözüm olacaksa olmasına fırsat verilmeli, olmayacaksa da başka arayışların gündeme geleceği unutulmamalıdır.

Çavuşoğlu New York’ta Havadis’ten Esra Aygın’a verdiği özel mülakatta gelinen aşamada durumu şu sözlerle özetledi:
Bu artık çözüm için son müzakere şansı. Bunu BM de söylüyor, herkes söylüyor. Yani bu blöf veya tehdit değil. Herkes ömür boyu bununla uğraşacak değil. Başka çözüm arayışları olur. Biz diğer alternatifleri, olmazsa ne oluru düşünmek bile istemiyoruz. Varılan aşamayı değerlendirelim istiyoruz.”

Yani niyet varsa çözüm olmaması için bir neden yoktur.

Ama niyet yoksa o zaman başka…

İlgililere duyurulur…