Eskiden erkek çocuklarının sünnet törenleri büyük görkem içinde yapılırdı.
Günlerce süren sünnet törenleri vardı.
Çocuklar atlara bindirilir gezdirilirlerdi.
Erkekliğe at koşturulurdu!
Herkes duysun, herkes bilsin diye.
Gelinonarıcı, sadece gelinleri değil, sünnet çocuklarını da onarırdı.
Süslü püslü elbiseler içinde erkek çocukları, nihayetinde sünnetçinin karşısına konurdu.
Ve olan olurdu…
…
O kadar cümbüşten sonra, çocukların akıllarında kalan en çarpıcı hatıra, o usturalı adamların şey katliamıydı!
…
Çöl çiçeği.
Desert Flower.
Çöl Çiçeği’nin de aklından hiç çıkmıyordu…
…
Sünnet, dini bir etkinin altında yapılan cerrahi bir olay!
Bu etkiler içinde yaşayan topluluklardaki erkekler nedense hiç isyan etmemiş!..
Çöl Çiçeği kadar olamadılar…
…
(Bu arada, sünnet üzerine birçok bilimsel çalışmanın olduğunu ve karşı çıkanların da olduğunu not edelim.)
…
Çöl Çiçeği bir film.
Waris Dirie.
Somalili bir manken.
Film onun hayat hikayesini anlatıyor…
…
Sünnet edilen kadınlar!..
…
“Kadın sünneti Mısır, Somali, Etiyopya, Sudan, Nijerya gibi pek çok Afrika ülkesinin yanı sıra Irak, Suudi Arabistan gibi Arap ülkelerinde de varlığını sürdüren bir gelenek. ” (*)
…
“…Cinsel organların kısmen ya da tamamen kesilip alınması” olarak tanımlanan kadın sünnetinin klitorisin kısmen kesilmesinden, “firavun sünneti” de denen, klitorisin ve iç dudakların tümüyle kesilip vajinanın sadece adet kanaması ve idrar geçişine izin verecek biçimde dikilmesine kadar pek çok çeşidi söz konusu. Firavun sünneti kurbanı olan genç kızlar evlenip gerdeğe girdikleri zaman kocalarının bir bıçakla bu dikişi kesip açması bekleniyor.” (**)
…
Henüz 12 yaşında olan Dirie, yaşlı bir adamla evlendirilmek ister.
Bunun üzerine kaçırılır.
Yolu Londra’ya düşer.
Bir fotoğrafçı tarafından keşfedilir.
Sonra Amerika’ya gider.
Artık ünlü bir mankendir.
Fakat aklında fikrinde başından geçen olaylar var.
Üç yaşında iken sünnet edilir.
O anlar aklından hiç çıkmaz.
Mazisi kendi ile beraberdir.
Ünlenince 3 kitap yayımlar.
Daha da ünlenir ama en önemlisi başından geçtiği korkunç olayı anlatması.
Bu dram, onun ününü artırır.
Birleşmiş Milletler’de elçi olur.
Onu elçi yapan Kofi Annan.
Artık misyonu, kadın sünnetine karşı dünya halklarını bilinçlendirmektir.
BM bünyesinde faaliyetler başlar.
Kadın sünnetinde azalmalar görülse de hala devam eder…
…
Sünnet edilmeyen kadınlar fahişelerle eş tutulurmuş.
Hayat hakları yokmuş.
O denli.
Ya sünnet olmayan erkek?
Eğer sünnetli değilse, erkek değil!..
…
Bu Firavun sünnetinde kadınlar acılar çeker hatta ölenler olurmuş.
Çile üstüne çile…
…
Ata bindirirler gezdirirlerdi.
Şimdi bu gelenek çok azaldı.
Zaman zaman oluyor ama.
Atın arkasında bir araba konvoyu.
Millet kornalara basmakta.
-Aha kesiyoruz, gibisinden!
…
Neyi kesiyorsun?
…
Erkek sünneti için de, birileri bir şeyler yapmalı.
Onlar için bir elçi yok!..
…
Somali’de ve benzeri yerlerde sünnet edilen yerlerden alınan parçalar bir köşeye atılır.
Kuşlar onları gelip yer!
Bizde de kedilere atılırdı!
Kediler şeyimizi yerdi!
…
Bu gerici, yobaz, aptal ve ta Tevrat’a dayanan geleneklere bir son verilmeli.
Ne çöl çiçekleri solsun,
Ne şeylerimiz eksilsin…
…
(*)Özgün Ünver, Leuven Katolik Üniversitesi, Sosyal ve Kültürel Antropoloji yüksek lisans öğrencisi.
(**) Aynı kaynak.
































