“Hezarfen Ahmet Çelebi, kendi geliştirdiği takma kanatlarla uçmayı başaran ilk insandır. 17. yüzyılda Osmanlı’da yaşamış Türk bilginidir. 1623-1640 yılları arasında saltanat süren Sultan IV. Murat zamanında, uçma tasarısını gerçekleştirdiği ve geniş bilgisinden ötürü halk arasında, “Bin Fenli” anlamına gelen “Hezarfen” olarak anıldığı bilinmektedir. ”
…
Ahmet Çelebi’nin tarihteki yeri önemli.
Fakat, yıllarca bize yutturulan şey, uçan ilk insan oluşu…
…
Çelebi uçtu ya…
IV. Murat’ın adamları bu hayrın bir iş değil deyip adamı Cezayir’e sürmüşlerdi!…
…
Halbuki Çelebi’nin yaşadığı dönemden 600 yıldan fazla önce, kollarına kanat geçirip uçan ilk kişi Endülüslü İbn Firnas’tır.
O da kollarına kanat takıp uçmayı denemişti.
İbn Firnas M.S. 810-888 tarihlerinde arasında yaşamış…
…
Bize yıllarca Çelebi yutturuldu…
…
Uçmak insanlığın merakları arasında oldu hep…
…
Ve en iyi uçan bizleriz!..
…
Bir zamanlar Lefkoşalı çocuklar, hisar üstlerine çıkar, bir bez parçasının dört bir yanını iplerle bağlayıp onu paraşüt haline getirir, iplerin ucuna bir ağırlık yerleştirerek hisardan aşağıya atarlardı.
Mendil paraşüt salına salına yere düşerdi…
…
Ne güzel düşlerdi…
…
Uçmak çocukların düşlerini süsler.
Kuşlara bakarken.
Yıldızlara bakarken…
…
Büyükler de uçar!..
Ve uçmasını en iyi bizler biliriz!..
…
New York senin, Tokyo benim deyip dünyayı demir yığınların içinde turlarken, artık gözler evrenin derinliklerine çevrildi.
Acaba uzaylılar var mı?
Ufo’lar gerçek mi?
…
Geçenlerde Türkiye’ TV’lerinden birinde Ufo’ları gördüğünü iddia edenlerin ilginç gözlemleri dile getirilmişti.
Bir askeri pilot uçarken gördüğü cismi anlatıyordu.
Bir uçağın pencereleri gibi ışık kümelerinden pencereler görmüş.
Bir başka pilot, yine uçuş esnasında gördüğü cismi tarif ediyordu ve ışık saçan cismin saniye bile olmadan bilmem kaç bin fit yukarıya fırladığını söylüyordu.
En önemlisi de 2013 yılı içinde Rusya’ya düşen bir gök taşının Ufo tarafından nasıl müdahale edilip parçalandığı öne sürülüyordu.
Eğer parçalanmasaymış, dünya büyük yara alacakmış…
…
Devam ediyorlar:
Ufo’lar gelmişler ama kimseyle görüşüp konuşmamışlar.
Ufo uzmanı bir kişi de, Ufo’daki vatandaşların, bizim kimi dünyalıları uykularında aldıklarını ve tekrar geri getirdiklerini söylüyordu.
İlk 15 yıl içerisinde de direkt temaslar başlayacakmış…
…
Bunu duyunca, benim halkım aklıma geldi.
Kesin uykusundan alınıp tekrar geri getirilenler bizim halkımızın insanlarıdır!
Yoksa bu kadar uykuda olan bir ahali olamaz!..
Uzaylılar tarafından seçilmiş bir halk olduğumuz gayet açık, şeffaf ve net…
…
Mesela, örnek!..
…
Biliyorsunuz.
Bu geçmişte de oldu.
Tanrı, ulus olarak Yahudileri seçmişti. Bu yüzden Tanrı katında çok ayrıcalıklı bir halktırlar!
Seçilmiş halk!
Onları, Hitler bile yok edememişti.
Bunu bildikleri için de Gazze’ye duvar yaptılar!..
Ve hâlâ bezirgâncılıkta üstlerine yoktur.
Tanrı vergisi!
…
Bize gelince.
Tanrı tarafından olmasa da, uzaylılar tarafından seçilmiş olduğumuz kesin!
Açık ve net.
Uçmayan ekonomiyi uçuran biziz.
Neredeyse yüzde 90’ı batak olan şirketlere rağmen ayakta duran tek ekonomi bizim ekonomidir.
Uçan hava yollarını yere indirip bir daha uçmamasını sağlayan biziz.
Devlet hastanelerini başka hastanelere rehin bırakan tek sağlık hizmeti bizde var.
Bütçesini dışarıdan yamalayan tek devlet biziz.
Genel Başkanı ve Başbakanı seçim kaybeden tek ülke biziz.
Beş yıl artış almayıp da gıkını çıkarmayan en saf ahali biziz.
Eşek biz,
Besleme biz.
Kendi nüfusundan fazla nüfus ithal eden tek coğrafya biziz.
Savaşta verdiği ölü sayısı, trafikte verdiğinden daha az olan tek ülke biziz.
Devlet dairelerinde nakış öğrenen, futbol seyreden tek devlet biziz.
Müslümanlığı da Türklüğü de eksik olan biziz.
Üniversiteleri olup da bilim adamlarının olmadığı tek yüksek öğrenim burada.
Elektrik zamlarında fener alayları düzenleyen biziz.
Ne hatıraları, ne izi kalsın diye, kendi mezarlıklarını, kendi şehirlerini viran hale getirip kaça kaça bir olan tek millet biziz.
Ülkesinden işçi sınıfını ilk tasfiye eden halk biziz.
İşçi sınıfının olmadığı tek ülke biz olmakla birlikte “yolumuz işçi sınıfının yoludur” diyen solcular yalnız bizde vardır…
…
Bunlar, insanları ancak uyuyan bir yerde olabilir.
Seçilmişliğimiz bu yüzden!
…
Ne Ahmet Çelebi, ne İbn Firnas gibi kollarımıza kanat takmaya gerek duyup uçmadık.
Zaten uçuyorduk!
…
Ne İncil’e ne Kur-an’a inanırız…
Uzaylılar bizimle irtibat kurmasın da kimlerle kursun?..
































