Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kıbrıs Kralı nasıl utandı?

“Efendimiz, siz şimdiye kadar on bin tane hakarete maruz kaldınız ve ben de sadece bir taneye. Bu kadar çok miktarda aşağılanmaya dayanabilmiş olan siz, yalvarırım benimkine nasıl dayanabileceğimi bana öğretin.” (*)


Bu sözler sıradan bir kadının sözleridir.
Sıradan bir vatandaşın.
Ama, sözlerdeki felsefe ibret vericidir.
Bu ibret “Efendimiz” için de geçerli oldu.

Bir zamanlar bir kadıncağız utanç verici bir kabahati yüzünden büyük ıstıraplar içindeymiş.
Dayanamamış Kıbrıs Kralı’na çıkmış.
Çıkmış ve Krala yukarıdaki konuşmayı yapmış.

Kıbrıs Kralı denen Kral, Lusignano imiş…

Kadının bu konuşmasından sonra Kral çok utanmış ve gereğini yapmış…

Ülke yönetmek, iktidarı elinde tutmak zor iş.
Krallar için de öyleydi.
Şimdikiler için de öyle…

Hele de bizde.
Uğraş dur.
Meram anlat.
Sövsünler, saysınlar.
Demediklerini bıraksınlar.
Seni maskara etsinler…

Zam yap.
Gelip mecliste mum yaksınlar.
İstihdam yap.
Biri enine çeksin biri boyuna…

Büyük ıstırap.
Didin dur…

Zam yapan da memleketi düşünüyor.
Zamma karşı çıkan da.
Ortak paydaları var ama,
Ama işte…

Türkiye’de simit 1 lira 40 kuruşa yükseltildi.
Yer yerinden oynadı.
Ne oldu?
Taksim’deki simitçilerin simitleri ellerinde kaldı.
Almadılar.
Ahali protestosunu böyle gösterdi.
Simit satılmayınca, 1 liraya düştü.

Gör!..

Sana akaryakıta zam yapar, daha çok araba kullanıp yakıt yakarsın.
Elektriğe zam yapar, daha çok elektrik kullanırsın.
Mangaldan geri durman.
Eğlencenden kısıtlaman.
Ne beklen?

Halbuki.
Elektriğe zam mı?
Fanus yak, mum yak otur.
Bir ay.
Onun ihtiyacı para değil mi?
Ödemezsin işte.
Sonucu bekle.
Para toplanmayınca gör.
Meclis’te mum yakmaktan iyidir…

Bir gün toplan, işe yaya git.
Bir ay.
Araba kullanma.
Bomboş olsun sokaklar.
Akaryakıt yakmamış olursun.
Bekle.
Da gör.
Konvoylar düzenleyip akaryakıt tüketmekten iyidir…

Bak.
Simitçiye dönerler…

Maden işçisi temmuzda greve giderse ne çare!

Bizdeki sorun büyük konuşmayalım ama belki de felsefe eksikliği…

Çık söyle.
Sakin sakin:
“Efendi(miz), siz şimdiye kadar on bin tane hakarete maruz kaldınız ve ben de sadece bir taneye. Bu kadar çok miktarda aşağılanmaya dayanabilmiş olan siz, yalvarırım benimkine nasıl dayanabileceğimi bana öğretin” deseniz…

Belki utanırlar.
Kıbrıs Kralı utanmıştı…

(*) Prof. Dr. Ata Atun, Milat Öncesinden Günümüze Kıbrıs Tarihi Üzerine Belgeler adlı eserinden alınmıştır.