“Efendimiz, siz şimdiye kadar on bin tane hakarete maruz kaldınız ve ben de sadece bir taneye. Bu kadar çok miktarda aşağılanmaya dayanabilmiş olan siz, yalvarırım benimkine nasıl dayanabileceğimi bana öğretin.” (*)
…
Bu sözler sıradan bir kadının sözleridir.
Sıradan bir vatandaşın.
Ama, sözlerdeki felsefe ibret vericidir.
Bu ibret “Efendimiz” için de geçerli oldu.
…
Bir zamanlar bir kadıncağız utanç verici bir kabahati yüzünden büyük ıstıraplar içindeymiş.
Dayanamamış Kıbrıs Kralı’na çıkmış.
Çıkmış ve Krala yukarıdaki konuşmayı yapmış.
…
Kıbrıs Kralı denen Kral, Lusignano imiş…
…
Kadının bu konuşmasından sonra Kral çok utanmış ve gereğini yapmış…
…
Ülke yönetmek, iktidarı elinde tutmak zor iş.
Krallar için de öyleydi.
Şimdikiler için de öyle…
…
Hele de bizde.
Uğraş dur.
Meram anlat.
Sövsünler, saysınlar.
Demediklerini bıraksınlar.
Seni maskara etsinler…
…
Zam yap.
Gelip mecliste mum yaksınlar.
İstihdam yap.
Biri enine çeksin biri boyuna…
…
Büyük ıstırap.
Didin dur…
…
Zam yapan da memleketi düşünüyor.
Zamma karşı çıkan da.
Ortak paydaları var ama,
Ama işte…
…
Türkiye’de simit 1 lira 40 kuruşa yükseltildi.
Yer yerinden oynadı.
Ne oldu?
Taksim’deki simitçilerin simitleri ellerinde kaldı.
Almadılar.
Ahali protestosunu böyle gösterdi.
Simit satılmayınca, 1 liraya düştü.
…
Gör!..
…
Sana akaryakıta zam yapar, daha çok araba kullanıp yakıt yakarsın.
Elektriğe zam yapar, daha çok elektrik kullanırsın.
Mangaldan geri durman.
Eğlencenden kısıtlaman.
Ne beklen?
…
Halbuki.
Elektriğe zam mı?
Fanus yak, mum yak otur.
Bir ay.
Onun ihtiyacı para değil mi?
Ödemezsin işte.
Sonucu bekle.
Para toplanmayınca gör.
Meclis’te mum yakmaktan iyidir…
…
Bir gün toplan, işe yaya git.
Bir ay.
Araba kullanma.
Bomboş olsun sokaklar.
Akaryakıt yakmamış olursun.
Bekle.
Da gör.
Konvoylar düzenleyip akaryakıt tüketmekten iyidir…
…
Bak.
Simitçiye dönerler…
…
Maden işçisi temmuzda greve giderse ne çare!
…
Bizdeki sorun büyük konuşmayalım ama belki de felsefe eksikliği…
…
Çık söyle.
Sakin sakin:
“Efendi(miz), siz şimdiye kadar on bin tane hakarete maruz kaldınız ve ben de sadece bir taneye. Bu kadar çok miktarda aşağılanmaya dayanabilmiş olan siz, yalvarırım benimkine nasıl dayanabileceğimi bana öğretin” deseniz…
…
Belki utanırlar.
Kıbrıs Kralı utanmıştı…
…
(*) Prof. Dr. Ata Atun, Milat Öncesinden Günümüze Kıbrıs Tarihi Üzerine Belgeler adlı eserinden alınmıştır.
































