Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Anastasiadis Ne Dedi? (Çözümle İlgili İnciler!)

“Bir toplumun güvenliğinin diğerini tehdit etmemesi ilk kez kabul edildi.”

Sn. Akıncı’nın “politis gazetesini okuyacağınıza tutanakları okusanız ya” dediğine nazire yazık ki yine “Politis” gazetesini okumak zorunda kalıyoruz çünkü yukarıda tırnak içine aldığım “güvenlikle” ilgili lafları Anastasiadis Politis gazetesine söyledi! Ancak bu kadar değil. En iyisi ben çok özetle Anastasiadis’in söyledikleriyle ne demek istediğini yazayım:

Anastasiadis “1960’lar çok geride kaldı” diyor. Bu nedenle TC’nin garantisine gerek yok! Ve ekliyor: “İşte AB ve İşte uygulanacak 4 temel özgürlük. Ki bu 4 Özgürlüğe taraflar saygı göstereceklerini taahhüt ettiler!.. Nüfus oranları konusunda da Annan planına göre ilerleme var!”

Çözümden sonra “Türkiyesizleştirilecek” Kıbrıs’ı işaretle Anastasiadis, “Türkiye müttefikimiz olabilir, neden olmasın” diyor!”

Federal çözümde Annan Planında öngörülen “Başkanlık Konseyinin ” kesinlikle olmayacağını” söylerken o plandaki pek çok maddelerin iyileştirildiğini vurguluyor!” (Acaba hangi tarafın lehine?)

“Güzelyut ve Karpaz için yorum yok! Ancak Karpaz köyleri için düşünülen Güzelyurt’ta da yapılabilir.. Federal Özel Statülü Bölgeler!”

 Anastasiadis politis’e ayrıca şunu da söylüyor: “Olası çözümde ordu değil Güvenlik Güçleri olacak!” Buna göre Sahil Güvenlik, Jandarma, Muhtemelen bir de (asker demiyor) sınırların ve adanın korunması, arama kurtarma, ülke içinde ve dışında örgütlü suçlarla mücadele ve Terör olayları için bir “Özel Kuvvet” olacak! Her ayaletin kendi polis gücü ve federal polis gücü de olacak! (Fakat anastasiadis buna “ordu” demiyor. Ne demekse “Güvenlik Kuvveti” olarak ifade ediyor!)

Anastasiadis İMF ve Dünya Bankasının hazırlayacağı raporlara göre karar vereceğiz diyor ve ekliyor: “Eğer Tazminat Fonu oluşmazsa en iyisi çözüme gidilmesin!” (Adama bravo, mandepsiye basmıyor! Önce diyor avroların güzel sesini işitelim. Malum TC’ye de AB Mülteciler konusunda 10 milyar avro vaat ettiydi sadece 3 milyarını verdi, Türkiye hâlâ kendi bütçesinden 3 milyon Mültecinin kahrını çekiyor!”

ANASTASİADİS’E TEŞEKKÜRLER! Şubattan beridir müzakerelerle ilgili değerlendirmelerimizle olasılıklara dayalı yorumlarımızda yüzümüzü kara çıkarmadığı için! Nitekim şimdi daha iyi anlıyoruz.

Evet olası çözümde Kuzey her yönden “Türkiyesizleştirilecek!”

Evet garantiler kaldırılacak eğer Türkiye isterse federal devletin bir müttefiki olacak!

Evet Annan planında yer alan Başkanlık Konsey’i yeni çözümde yer almayacak!

Evet AB’nin 4 müktesebatı geçerli olacak! Güzelyurt ve Karpaz yöreleri “kantonal sistem”le Rum tarafına iade edilecek!

Evet adada özel statülü güvenlik güçleri olacak ama “ordu” olmayacak!

Evet söylendiği gibi büyük oranda tazminat parasına gerek var. Ancak bu para sağlanmadan çözüm pek de mümkün olmayacak!.


DURAĞAN HÜKÜMET VE ÖZERSAY’IN UYARILARI

“Halkın Partisi” Başkanı Kudret Özersay bir süredir suskundu! Bu suskunluğu biz “köşeciler” çok iyi anlarız çünkü dört aydır memlekette yaprak kıpırdamıyor. Tam bir “sıcak yaz” rehavetine girildi!

Tabi çok iyi biliriz. Durağanlık baki değildir. Bir yerde hiçbir değişim olmasa da durağanlığın bizatihi kendisi, kendini ite kaka harekete geçirir. Ki görünen köy kılavuz istemez. Meclis’in açılması ile birlikte bu ülkede kıymet kopacak ve maalesef hükümet buna hazır değil!

Mesela geçen gün Ercan’daki Hava Kontrolörleri Sendikası Başkanı Cem Kapısız yeniden uyardı. “Sorunlar çözülmüyor.. Bizi yine grev yapma zorunda bırakmasınlar.. Artık grevi yasaklama hakları da yoktur!”

Öğretmenler Sendikaları da okulların açılmasına kısa süre kala sürekli uyarılarda bulunuyorlar!

“Şehir Planlamaları” konusunda özellikle Girne’de Hükümet kanadı ile halk ve müteahhitler karşı karşıya geldiler kavga ediyorlar ama kimselerin kimseleri işittiği yok! Asıl facia öteki bölgelerde! Mesela Mağusa’ya “şehircilik planlaması” yönünden fiske kondurulmadı, ekim alanı olan tarlalara bile öbek öbek evler apartmanlar dikiliyor!

Devletin ve gelip giden hükümetlerin kusurlarından kaynaklı “seyrüsefer ruhsatlarındaki” haksızlık hâlâ sürüyor, kanunlara kurallara bağlı yurttaşlar “aptal” yerine konurken, kanun kural tanımayan “açıkgözler” devlet tarafından affa uğruyorlar!..

ÖZERSAY NE DİYOR: Havadis gazetesinden Baykan Gürsöz Özdağ’a verdiği röportajında Özersay “Hükümetin sürekli olarak Kıbrıs sorunu ile gündeme gelmesini eleştirerek, “çünkü hükümet olarak anlatacak bir icraatları yok” diyor. Ve ekliyor: “İcraat için yapılan basın toplantısında dahi en çok Kıbrıs sorununu konuştular…”

Bu saptamayı biz “Köşeciler” çok iyi tanırız çünkü dört aydır “Köşemizde” şu veya bu şekilde ayazlatacağımız bir hükümet icraatı gerçekten yok! Kaldı ki “büyük icraatlara büyük imzaların atılmasını bekliyoruz!”

FAKAT: Dört aydır UBP-DPUG’ler hükümeti ileride yeni sorunlar yaratacak olan bitiremediği “kadrolama” ve hükümet kalesini fellikleyerek daha bir sağlama alma operasyonunu devam ettiriyor! Kudret Özersay, Özdağ’ın bir sorusu üzerine bakın bu durumu nasıl değerlendiriyor:

“Kötü Yönetim artık kendini gizlemiyor. Senenin sonuna doğru bir çatırdama olacak. Çatırdama nedeni rantın paylaşılamaması olacak. Bu gibi siyaset anlayışına sahip olanlar kavgalarını toplumsal yarar için değil, şahsi menfaat için verir…”

Dört aydır farklı bir şey yazamıyoruz. Çünkü ve gerçekten henüz KKTC’nin yüce çıkarlarını öne çıkaracak bir hükümet göremiyoruz. Buna karşın “kendini ihya edip lüks arabalarla yücelten bir hükümet görüyoruz ama!”


                                KISACA TAKILDIĞIM: (NE OLDU GLAPSİDES’TEKİ BETON YOL?)

Bir süre önce sadece Mağusa’nın değil, KKTC’deki türlü çeşitli STÖ’nin de olumsuz tepkilerini çeken Glapsides’teki 5 milyon TL’lik betondan yürüyüş yolunun inşaatı mayna etti! Ortalıkta ne makineler var ne işçiler! Sadece ortasından betonla karpuz gibi ayrılmış bir Glapsides Plajı!

Sn. Belediye Başkanına çağrımızdır. İşi yarım bırakmışsan onca paraya yazık! Oldu olacak, işi bitir ki zararın neresinden dönülse az biraz kârı kalsın… Bir daha da halka sormadan halkın sahillerini aklının kestiğince doğrayıp ekolojik yapıya zarar verme!