Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kadınlar… Hoşumuza gidiyorsunuz (Hafta sonu yazıları 18)

Kadına şiddete karşı mücadele günü geldi geçti ama bu iş bir günde geçilecek gibi değil…


Böyle günler geldi mi, sokakları dolduruyorlar.
Bildiri üstüne bildiri yayınlıyorlar.
Hak falan istiyorlar.
Kimden?
Erkeklerden…

Cazgırlar!..

Ne haddinize?
Kimden hak istiyorsunuz?

Kadın hakları için ayağa kalkan bu cazgırları anlamak mümkün değil…

Dünya oldum olası egemen erkek bir toplum değil mi?
Bu dünyanın bir ahlakı, bir dini, bir imanı, hatta bir imamı yok mu?

Kadınlar…

Gökten taş düşse erkeklerden biliyorlar.
Zihinlerinde kadın egemen bir toplum var.
Çok istiyorlarsa Tibet sınırında yaşayan Mosuo toplumuna katılabilirler.
Orada anaerkil bir durum hakim.
Kadın egemen toplum sayılırlar.
Kararları kadınlar alır.
40 Bin kadardırlar.
Buyurun.
Güle güle…

Erkekleri rezil ediyorlar.
Onun adaletini sorguluyorlar.
Halbuki bakın İncil ne diyor:
“Tanrı Havva’yı Adem’in kaburga kemiğinden yarattı. Onu erkeğe eş ve yardımcı olsun diye atadı.”
Durumunuz bu.
Erkeğin kaburga kemiğinden ibaretsiniz.
Erkek kısmı o kemiği ister kırar, ister sever…

Pankart tutup erkeğin adaletini sorguluyorlar.
Ağızlarına çaprazlama siyah bant geçiriyorlar.
Korkularından konuşmuyorlar da.
Çünkü eve döndüklerinde başlarına gelecek olanı biliyorlar.
Erkek sorarsa “Vallahi konuşmadık bile. Ağzımız kapalıydı kocacığım” diyecekler…

Kaburga kemiğimize yazık…

“Ey kadınlar. Kocalarınıza, Rabbe tabi olun. Çünkü bedenin kurtarıcısı Mesih kilisenin başı olduğu gibi, erkek de kadının başıdır.”
İşte.
Başın kim olduğu belli…

Hadi bunlar İncil’den.
Müslümansınız diyelim.
Buyurun Kur-an’a bakalım:
“Erkekler kadın üzerinde idareci ve hakimdirler. Çünkü Allah birini (cihat, imamet, miras gibi işlerde) diğerinden üstün kılmıştır.”

Peygamberiniz de İsa ile aynı görüşte.
Ne diyeceksiniz?

Caddelere çıkıyorlar.
Meclislere yürüyorlar.
Birleşmiş Milletleri tedirgin ediyorlar.
Uluslar arası toplantılar düzenliyorlar.
Bütün mesele ne?
Erkeklerin adaletini sorgulamak!..

İsa çarmıhtayken kendisine işkence yapan askerler için ne demişti:
Baba, onları affet ne yaptıklarını bilmiyorlar…
Erkek, bu kadar adaletli işte…

Cazgır kadınlar demiştik.
Bütün belanın başı onlar.
Erkek adaleti ile meclislerde yer alıyorlar, sonra dönüp kendi antlarını okuyorlar.
Bıraksak, bütün meclisi kadın dolduracaklar.
Çünkü istedikleri o.
Başı açık kadınlar dolacak meclise…

Bunlar kutsal kitaplarda “fena” kadın olarak geçiyorlar…

Kur-an’a dönelim.
Esas mesele orada.

“Fenalık ve geçimsizliklerinden korktuğunuz kadınlara gelince: Önce kendilerine öğüt verin, yataklarından ayrılın. Bunlar da fayda vermezse dövün.”

Gördünüz?
Bir daha okuyun.
Yataktan ayrılın diyor.
“Dövün” diyor…

Ya yataktan ayrılırsak?

Size çevik kuvvet, TOMA falan az…

Buyurun. Bir daha:
“Eğer öksüz kızlarla evlendiğinizde onlara karşı adaletli davranamamaktan korkarsanız hoşunuza giden diğer kadınlardan iki, üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz.”
Okudunuz?
Bir daha okuyun…
Hoşunuza giden kadınlar diyor…

Dua edin de, hoşumuza gidiyorsunuz…