Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
EkonomiKıbrısManşet

Sakın Aceleci Davranmayın!

İktisatbank Genel Müdürü Olgun Önal, Türkiye’deki darbe girişim nedeniyle dalgalanma yaşayan döviz nedeniyle uyardı, hem borçluların hem de yatırımcıların acele bir adım atmamalarını istedi

DALGALANMA SÜRECEK: İktisatbank Genel Müdürü Olgun Önal, Türkiye’deki darbe girişimi sonrasında yükselen, Pazartesi günü tekrardan düşüşe geçen dün itibarı ile de yükselişe geçen dövizin bu dalgalanmasını bir süre daha sürdürmesini beklediklerini belirtti. Önal: “Herkesin olduğu gibi piyasaların da aklı karışık” aceleci davranmamak gerek.”

ACELECİ OLMAYIN: Önal, gerek yatırımcıların gerekse borcu olan vatandaşların panik yapmadan dalgalanmanın son bulmasını beklemesinin bugünü şartlarında atılabilecek en doğru adım olabileceğini belirtti. Önal: Piyasaları etkileyemeyen bireyler ve kurumlar olarak bizlerin yapması gereken minimum riskle ilerlemek, aşırı hareketlerden kaçınmak olacaktır

Bertuğ TOPAL

İktisatbank Genel Müdürü Olgun Önal, Türkiye’de yaşanan darbe girişiminin ardından vatandaşlara panikle acele bir adım atmamaları uyarısında bulundu. Önal, Türkiye’de yaşanan olayların ciddi olaylar olduğunu bu nedenle piyasalarda ve dövizde dalgalanmaların yaşanmasının doğal olduğunu ifade etti.

Önal, gerek yatırımcıların gerekse borcu olan vatandaşların panik yapmadan dalgalanmanın son bulmasını beklemesinin bugünü şartlarında atılabilecek en doğru adım olabileceğini belirtti.

İktisatbank Genel Müdürü Olgun Önal, Türkiye’nin ekonomik olarak güçlü bir ülke olduğuna da vurgu yaparak “Hepimiz kısa süre içerisinde arka arkaya şoklar yaşadık ve hepimizin şu an aklı karışık ancak Türkiye ekonomisi ve bankaları güçlü. Bu sebeple, TL’deki değer kaybının orta vadede düzeleceğini öngörüyoruz. Kısa vadeli dalgalanmalar, kısa vadeli yukarı ve aşağı hareketler çok normal. Zaten bu dalgalanma ve hareketler, orta vadede yeni bir denge bulmamızı sağlayacak” dedi.

“Hepimizin aklı karışık”

Önal, yaşanan darbe girişiminin ardından şu anda hepimiz için kullanılabilecek sihirli kelimenin“akılkarışıklığı” olduğunu ifade ederek şu an için herkesin “aklının karışık” ve bir tür “travma” geçirmiş olduğunu, darbenin demokratik bir ülkenin başına gelebilecek en büyük felaketlerden birisi olduğunu ama darbenin değil, demokrasinin, halkın direnme gücünün, özgürlüklerin galip geldiğini, dünyada belki hiçbir ülkeye, topluma kısmet olmayan bir fırsatın yakalandığını belirtti.

Piyasalarda belirsizliğin hakim olduğu bu tür dönemlerde hem profesyonel hem amatör piyasa oyuncularınındaha fazla riskalmadan krizden ve krizin olduğu ortamlardan kaçma yönünde pozisyonlar aldığını ifade eden Önal, “Eğer elinizde o ülkenin para birimi varsa belirsizlik dönemlerinde sığınak,daha güvenli olarak değerlendirilen yabancı para birimleri yada altın olur. O yöne doğru talep artar. Yerel para biriminden değerlendirilen varlıklar ise satılır.” dedi.

 

Travmalarınherkesi etkilediğine vurgu yapan Önal,“Bu olaylar doğal olarak bireysel yatırım kararı veren insanları, kurumsal profesyonel yatırım kararı veren insanlarıve yabancıları etkiledi. Özelikle yabancı yatırımcı, istediği zaman gelmek ve risk oluştuğunu düşündüğünde de gitmek ister. Büyük travmaya rağmen, dövizdeki hareketlilik bence oldukça sınırlı. Bu, Türkiye Ekonomisi’ne ve TL’sına olan güvenin eseri. Sermaye ve nakit hareketlerinin kesintisiz, engelsiz, açık ve işler olması tüm yatırımcılar açısından oldukça önemli. Birçok ülkede (11 Eylül sonrası ABD, Güney Rum Kesimi, Yunanistan, Ukrayna, Rusya vb) böylesi durumlarda tüm sistemlerin kapatıldığını, yurtiçi ve dışı transferlere engeller konulduğunu gördük. Türkiye’de bu gündeme bile gelmedi. Cuma gecesi yaşanan olaydan sonra, Pazartesi günü tüm piyasalar, tüm kurumlar, Borsa’lar; Bankalar kesintisiz ve sorunsuz çalıştı. Bu anlamda, çok önemli bir sınavı çok başarılı bir şekilde atlattı. Özellikle Ekonomi Yönetimi’nden sorumlu kamu görevlileri, TC Merkez Bankası, TC Bankalar Birliği ve Bankalar piyasadaki stresi çok doğru şekilde yönettiler ve yüksek tansiyon oluşmaması için her türlü tedbirin alınacağını zamanında ve doğru dil ile açıkladılar.Türkiye’nin Makroekonomik anlamda durumuna bakıldığında birçok Avrupa ülkesinden ve birçok dünya ülkesinden daha iyi olduğu görülür. Gayrisafi Milli Hasılasına oranla birçok ülkeden daha az borcu var. Batılı ülkeler dahilOnlarla karşılaştırıldığında biz çok daha makul seviyelerde borçlarda işi devam ettiren bir ülkeyiz. Yabancı yatırımcıya ve kendi ülke içerisindeki tasarruf sahibine halen daha pozitif faiz veren bir ülke. Dünyada 11 trilyon dolar negatif faizle değerlendirilen fon var. İyileşen dış ilişkiler, darbe sonrası iç ve dış stresin iyi yönetilmesi, dünya yavaşlarken %4’e yakın büyüme hızı, yürütülen sıkı mali disiplin, düşen cari açık, düşük borçlanma oranları ile tekrar yabancı yatırımcının ilgi alanına girecektir. Biraz ortalığın sakinleşmesi, dengelerin oturması, yaraların hızla sarılması için zamana ihtiyaç var. Zaman, herşeyin ilacı. İlacın etkilerini ise yakın zamanda göreceğimizi ümit ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Denge için belli bir zamanın geçmesi gerek”

Tekrardan piyasaların denge bulabilmesi için belli bir zamanın geçmesini beklemek gerekeceğini kaydeden İktisatbank Genel Müdürü Olgun Önal, dalgalanmanın kısa vadede devam edebileceği söyledi.

Bir anda tekrardan dengenin aşağıda bir noktada kurulmasını beklemenin aşırı iyimserlik içereceğini belirten Önal, “Bu noktada piyasayı ve piyasayı etkileyecek diğer gelişmeleriizlemek gerekiyor. Dün Standart &Poors Türkiye’nin kredi notunu düşürdü. Türkiye’nin görünümünü negatife çevirdi. Yunanistan ile aynı seviyeye çekti. Burada, aceleci bir yaklaşım sergilediler. S&P ile TC Hazinesi arasında rating konusunda anlaşma yok. Buna rağmen, durumdan vazife çıkarmış birisi gibi hızlı bir şekilde negatif notunu yayımlamayı tercih etti. TC Hazinesi’nin anlaşma yaptığı Fitch ve Moody’s’in ise henüz verdiği bir karar yok. Doğru bir yaklaşım ile herşeyin netleşmesini beklemeyi tercih etmişler gibi görünüyorlar.” dedi.

“Aceleci olmayın”

Önal, bu güne kadar hiç kimseyi kısa vadeli olması yönünde teşvik etmediğini kaydederek şöyle devam etti: “Biz piyasaları etkileyemeyen gruplarız. Piyasaları etkileyemeyen bireyler ve kurumlar olarak bizlerin yapması gereken minimum riskle ilerlemek, aşırı hareketlerden kaçınmak olacaktır. Mesela şu anda altına ya da dövize geçmek doğru değil. Bu küçük yatırımcıların başvurduğu bir yöntem. Orta vadede denge kurulduğunda hep o küçük yatırımcının satın aldığı fiyatların altında bir fiyatla denge kuruluyor. Onlar o tarihte aldıkları altın ve dövizleri tekrardan geri satıyor. Hep de zarar ediyorlar. Genelde hepimizin başından böyle tecrübeler geçmiştir. Trene hep en son binen genelde bizler oluyoruz. Piyasa zaten şu andaki bu negatif gelişmelerin etkisini fiyatladı ve kurlar yukarıya çıktı. Yarın ne olacağını ise hiçbirimiz bilmiyoruz. Ne olacağını bilmediğimiz bir durumda, daha kötü şeyler olacağını düşünüp yatırım stratejisi oluşturmak bizi daha büyük zararlarla karşı karşıya bırakabilir.  Acele ve panikle tetiklenen kararlar vermenin anlamı yok. Temkinli davranmak ve hareket etmek gerek.”

“Borçlular riskleri minimum da tutsunlar”

Olgun Önal, borçlular tarafında banka olarak sürekli söylediklerinin “hangi para biriminden gelir elde ediliyorsa o para biriminden borçlanmak” olduğunu kaydederek borçluların bu strateji ile borçlanmalarının onları her zaman kur risklerinden uzak tutacağını söyledi.

“Kur öngörüsü yapmak şu anda yanlış olur”

İktisatbank Genel Müdürü Olgun Önal, şu an için gerek kısa gerekse orta vadede bir kur öngörüsünde bulunmanın doğru olmayacağını ifade ederek dünyadaki gelişmelerin dövizdeki ilerlemeyi değiştirebileceği görüşünde.

Önal, şöyle konuştu: “Teknik analiz yapıp, şu noktayı aşarsa bu noktaya çıkabilir yada düşebilir  diyebiliriz. Ama bence teknik analizden fazla temel analiz yapmak gerek. O ülkenin makro ekonomik verilerine bakıp da analiz yapmak gerek. Türkiye’nin ekonomik durumu Yunanistan’dan, İtalya’dan, İspanya’dan daha iyi. O yüzden şu anda daha kötü şeyler beklemenin hiçbirimize faydası yok. Bundan bir ay önce Brexit’i konuşuyorduk. Yarın neyi gündem yapacağımızı bilmiyoruz. Gündem o kadar hızlı değişiyor ki. Bir önceki gündem, gündem olmaktan çıkıyor. Dolayısıyla bu günden yarın için bir şey söylemek çok zor. Piyasalar açık kaldı, piyasalar tıkır tıkır çalışıyor. Piyasalar üzerine hiçbir engel uygulaması yok. Güneyde kriz oldu. Hiç kimse parasını ne bankadan çekebildi, ne yurt dışına transfer edebildi. Türkiye yaşadığı travmaya rağmen paranın serbestçe dolaşımına en ufak bir engel koymadı. Kendisinden emin o anlamda. Likidite kanallarını açık tuttu. Bankalar bu anlamda da sağlam. Türkiye’de yaşanan her şeye rağmen geri dönmeyen kredi rakamları halen daha çok düşük seviyelerde. Bu da Türkiye Ekonomisi’nin ve Türkiye’deki şirket ve bireylerin yüksek ödeme gücünün göstergesi. Kaç yıldır arka arkaya sıkıntılar yaşıyoruz. Bu rakam güneyde yüzde 50’nin üzerinde. Yunanistan’da yüzde 50’ye yakın. TL’ye olan güvenim tam orta vadede. Kısa dönem dalgalanmalar olacak. Yatırımcılar alışı veya satış için uygun zamanı beklesin.”

Önal sözlerini şöyle tamamladı: Bizler çok şanslıyız. Adamız en az toplumsal olayın, en az siyasi olayın olduğu, hiç terör olayının olmadığı bir ülke. Bu anlamda “en güvenli” ülke. Güvenli ülke olma kimliğimizin altını çizerek  daha fazla turist, öğrenci, daha fazla yabancı yatırımcıneden çekmeyelim? Bunu pozitif şekilde ülkemiz için kullanmamız lazım.”