Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Dehşetin bizdeki geçmişi

İkinci Ordu Komutanı Orgeneral Adem Huduti.

2012 yılında Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı idi.

Cuma akşamı yapılan darbe girişiminde adı darbeciler arasında geçiyordu.

Çıkarıldığı mahkemece tutuklanmış.

Gölbaşı Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı.

Darbecilere karşı direnen, çok sayıda silah arkadaşını kaybeden, eşi yaralanan ve o korkunç gecede belirsizlik sürerken “bu bir paralel çete kalkışmasıdır, Türk ordusu durumu kontrol altına almıştır” açıklamasıyla adeta kahraman olan.

Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı idi.

Burada kurduğu çok iyi ilişkilerle ve her fırsatta Sivil Savunma Teşkilatı binasını sarı kırmızı süslemesiyle  ile hatırlanır.

Aşağıda okuyacağınız ifadede adı geçen Zekai Aksakallı’nın “eğer gelirse içeriye almayınız” diye direktif verdiği Okul Komutanı Albay Ömer Faruk Bozdemir de buralardaydı.

Kermiya çemberine elinde kılıç at üstündeki Atatürk heykelini zorla yaptıran ve tartışmalara yol açan ve birçok tartışmalı işlere kalkışan birisi olarak hatırlanır.

Aşağıda okuyacağınız ifade ise Gölbaşı Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı’nın birliğinde çalışan darbeci Albay Ümit Bak’ın Gölbaşı Savcılığına verdiği ifadesidir.

Bu tanıdıklar ışığında Türkiye’de neler yaşandığını anlatan bir ifade.

Aynen yayınlıyorum;

                                                                                              ***

“Darbe talimatı, 15 Temmuz 2016 günü saat 21.30’da Genelkurmay Başkanlığı tarafından Gölbaşı Özel Kuvvetler Komutanlığı’na gönderilen yazılı–fakslı imzalı mesaj emri geldi. Piyade Kurmay Albay Osman Kardal (TSK Komuta Kontrol Amiri) tarafından imzalı olarak gönderildi. 2. mesajda Tuğgeneral Mehmet Partigöç (Genelkurmay Personel Daire Başkanı) imzasıyla yeni Özel Kuvvetler Komutanı olarak Tuğgeneral Semih Terzi’nin (1. Özel Kuvvet Komutanı) görevlendirildiği, halihazırda ÖKK olan Zekai Aksakallı’nın görevden alındığı bildirildi.

  1. mesajda ‘tümTürkiye’deki sıkıyönetim komutanlıkları, bakanlıklar ve diğerkamu kurumlarına yapılan görevlendirilmeler, TSK’nın yeni komuta yapısı’ belirtiliyordu. İlk mesajın geldiği TSK Komuta Kontrol Merkezi’ni aradım ve teyit aldım. Tümgeneral Zekai Aksakallı evine gidecekti. Kendisini Özel Kuvvetler Vardiya Amiri Mehmet AliÇelik’e aratarak bilgi vermesini söyledim. ‘Bilgi verdik’ dedi. Cevaben Vardiya Amiri, ‘Tümgeneral Zekai Aksakallı’ın gerekli tedbirlerin alınmasını söylediğini’ aktardı. Tümgeneral Zekai Aksakallı nöbetçi amirini arayarak ‘Ayrıca içeriye sadece Tuğgeneral Semih Terzi’nin alınmasını ve başka hiçbir generalin alınmamasını emrettiğini’ söylemiş, o da bana aktardı.

Bu sırada ben de Silopi’de bulunan Tuğgeneral Semih Terzi’yi telefonla aradım. ‘Ben oraya geliyorum. Kışlanın emniyetini sağla. İçeriye de ileri gelen komutanlardan kimseyi almayın, gerekeni yapın’ dedi. Bunun üzerine gerekli emniyet tedbirlerini aldık. Zekai Paşa beni birliğin telefondan arayarak ‘Nizamiyeye gelecek olan Okul Komutanı Albay Ömer Faruk Bozdemir ve Kurmay Başkanı Kurmay Albay Erdinç Kocayanak’ı içeriye almamamı’ emretti; ben de ona ikinci gelen mesajı okuyarak kendisinin görevden alındığını ilettim.

Bunun üzerine bana, Genelkurmay’da bir grubun emir komutayı ele geçirmeye çalıştığını söyledi. Genelkurmay’dan gelen talimatı, yani Zekai Paşa’nın değil, Semih Paşa’nın emrini uygulamaya karar verdik. Tuğgeneral Semih Terzi, Silopi’den gece02.30 sıralarında Gölbaşı Özel Kuvvetler Karargâhı’na ulaştı. Ben helikopter pistine giderek kendisini karşıladım. Helikopter pistinden (55 metre mesafe) yanında 10 kişilik bir koruma ekibiyle birlikte binaya doğru ilerlerken, tam basamaklara gelmiştik ki, Kışla Komutan Koruma Astsubay nöbetini tutan Başçavuş Ömer Halisdemir tarafından tabanca ile vurularak yaralandı. İlk müdahaleden sonra GATA’ya sevk edildi.

Ateş eden astsubay da, Semih Terzi’nin koruma ekibince vurularak öldürüldü.

Daha sonra Tümgeneral Zekai Aksakallı’nın, karargâhın ele geçirilmesi ve personelin esir alınması talimatını verdiğini anladım. Ben emirleri verdikten sonra odamda olayları koordine ediyordum. Bu personelin içinde 3 kişi, ikisi piyade tüfeği ve biri tabanca ile odama geldi. Silahı bana doğrultarak ‘Seni esir alıyoruz. Bizimle alt kata gel’ dediler. Koridorda durması için görevlendirdiğim Başçavuş Nedim Şahin onların odama girdiğini görünce, arkadan odama girdi. Birinin silahını almaya yeltendi. O arada elinde tüfek bulunan kişiyle, Nedim’in müdahale ettiği kişi, ikisi birden ateş ederek Nedim Şahin’i odamda öldürdü. Alt kata indiğimizde vardiya amiri ve icra astsubayının da esir alındığını gördüm. Askerler bizi yere yatırdılar, kelepçe taktılar, sabaha kadar bekledik. Sabahleyin Tümgeneral Zekai Aksakallı kışlaya gelerek emir komutayı devraldı.”