Kıbrıs konusunda devam etmekte olan müzakere sürecinde gelinen aşamada hükümet ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında uyuma her zamankinden daha çok ihtiyaç vardır.
Ve birlikte işbirliği içinde hareket etmelerine…
Uyum ve işbirliği talebi her iki taraftan da gelmelidir.
Görünen o ki 2016 sonu itibarı ile Kıbrıs sorununda bir çözüm olsun olmasın mevcut durum olduğu şekliyle devam etmeyecek.
Bazı şeyler bir şekilde değişmeye başlayacak.
Bu değişiklik yaşanırken Kıbrıs Türk’ünün buna hazır olması şart.
Aksi takdirde Kıbrıs Türkü bundan zarar görecek.
Bu nedenle hükümet kanadı ile Cumhurbaşkanı bir masa etrafında oturmalı ve geleceği birlikte planlamalıdırlar.
Bu konuda kimin öne çıkarak birlikte çalışma talebinde bulunacağı önemli değildir.
Önemli olan ya Cumhurbaşkanı’nın inisiyatif alıp hükümete “Gelin, biz müzakere masasında 2016 yılı bitmeden önümüze çözüm hedefi koyduk. Bu hedefe ulaşılması halinde biz Kıbrıs Türk tarafı olarak buna hazır mıyız? Ne yapmamız lazım? Eksiklerimiz neler? “ demesi lazımdır.
Ya da hükümetin harekete geçip Cumhurbaşkanı’na “Sayın Cumhurbaşkanı siz 2016 yılı bitmeden önünüze çözüm hedefi koydunuz. Şimdi müzakereleri yoğunlaştırdınız. O zaman durum ciddi. Gelin birlikte oturup olası bir çözüm sonrasını planlayalım. Bu konuda hemen harekete geçelim” diye adım atması gerekir.
Sonuçta böyle bir ihtiyaç vardır.
Ve bu sadece çözüm sonrasını planlama hedefi için gerekli değildir. Aynı zamanda çözüme giden yolda uyum ve birlikte çalışma için gereklidir.
Gelinen aşamada ihtiyaç masada konuşulmakta olan soyut kavramların gerçek hayatta Kıbrıs Türküne nasıl etki edebileceğini ele almaya başlamaktır.
Bu çerçevede neler yapılması gerekeceğine karar vermektir.
Örneğin Ercan Havaalanı artık bir şekilde her şeyi ile uluslararası standartlarda çalışan bir havaalanı haline getirilmelidir.
Hizmet ve güvenlik boyutları ile kendisini hazır hale getirmemiz lazımdır.
Ya da Mağusa Limanını…
Bu limanın uluslararası standartlarda hizmet verir hale gelmesi için Kıbrıs Türk tarafı olarak ne gerekiyorsa hemen yapmaya başlamamız lazımdır.
Gümrük kontrollerinden tutun da verilen tüm hizmetlerinde…
Sorunların çözümü ya da var olan eksikliklerin giderilmesi için Kıbrıs sorununun çözümünü beklemek çok büyük bir hatadır.
Biz eksiklikleri giderebilmek için hemen harekete geçmeliyiz.
Sektörlerin çözüm sonrasına hazır hale gelebilmek için çok ciddi çalışmalar yapmaları ve hükümetin de buna liderlik etmesi lazımdır.
Bu süreç acı reçeteler de içerse ülkede bir an önce yaşanmalıdır.
Yoksa an gelir Kuzey Kıbrıs dünya ile entegre olursa çok daha büyük sıkıntı ve acılar yaşanır.
Teşvik sistemleri gözden geçirilmelidir. Bir geçiş süreci planlanıp gerekirse AB ve Türkiye’den destekler sağlanarak hükümet tarafından adımlar atılmalıdır.
Gelinen aşamada maalesef bu konularda hiçbir çalışma yapılmıyor.
Bir yandan müzakereler tüm hızıyla devam ederken, diğer yandan boş boş oturulmaya devam ediliyor.
Bu Kıbrıs Türkünün geleceği açısından büyük bir risktir.
Ve hükümet ile Cumhurbaşkanı bir şekilde birlikte hareket ederek ülkede dünya ile entegrasyona hazırlanma sürecini başlatmalıdır.
Aksi takdirde bizi çok daha zor günler bekleyecektir.
































