Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Poli

CAN’ım

 

Gülerek uyanmıştı,

Yeni bir güne keyifle  “günaydın” dedi.

Olabildiğince gerindi,

Yüzünde hoş bir  vurdumduymazlık

Bedeninde zindelik

Ruhunda  huzur vardı.

Bir an düşündü;

Gülümsedi,

Özledi,

Can paresi uzakta idi

Ama olsun,

Sağlıkta idi.

Pencereden baktı

Doğayı selamladı,

Kokusunu içine çekti

Kuşlara el salladı

Gülümsedi gökyüzüne

Sabahın dinginliğinde…

Kendine güzel bir kahve hazırladı

Ayağının dibinde dolaşan can dostlarıyla oynadı

Güldü eğlendi…

Kahvesini, gazetesini alıp

Rengarenk, mis gibi kokan bahçesinde buldu kendisini…

Yaprakların arasından sızan güneş ışıklarına göz kırptı.

Ayaklarını uzattı, fütursuzca

Davet etti tüm sevgileri masasına…

“Sizi Seviyorum!…”

Diye haykırdı  etrafına

Biraz çocukca

Birazcık şımarıkca.

Gazetenin sayfalarını çevirirken,

Bir yudum aldı kahvesinden

!!!…

Yutamadı,

Boğazına takıldı

Düğüm düğüm oldu,

Kalbi hızla atmaya başladı

Vücudunu ter bastı, titredi

Ellerinin mecali kalmadı

Gazeteyi tutmakta zorlanıyordu.

Gözleri doldu

Birikiyordu yaşlar

Dili tutuldu

Nefesi kesildi

Bir an da hava buz kesti

Güneş çekildi gitti

Rüzgar acımasızca esiyordu

Hava karardı

Bahçede ki tüm renkler soldu.

Tüm kokular bitti

Kuşlar sustu

Etraf ıssız olmuştu…

Dar geldi bir an her yer

Zorla boğazında ki

Bir yudum kahveyi yuttu.

Acıydı…

Yüreğine saplana acı gibi…

Tarifi  olmayan

Anlatılamayan

Çaresiz kalınan

Bir acı…

Doldu yüreği

Doldu gözleri

Son bir hamle ile,

Gazetede ki resme baktı

Can paresiydi…

Yüzündeki acıyı

Yüreğinde hissetti…

Çaresizliğine

Çare olamadı

“Al canımı, ver ona dedi yaradana”

Gözünden akan bir damla yaşı gördü…

Elinden gazete yere düştü

Göz kapakları düştü

Bedenini hissetmiyordu

Düştü…

Gözlerinden yaşlar

Yüreğine ateşler düştü.

Usulca, bir  nefes geldi derinden

CAN’ım…

[newsbox style=”nb3″ title=”POLİ 287″ display=”tag” tag=”287″ number_of_posts=”6″ sub_categories=”no” show_more=”no” post_type=”post”]