Hakan Fellahoğlu… Adada elektronik, cep telefonu ve mücevherat denildiği zaman akla gelen saygın isimlerden birisi. Babası Şevki Fellahoğlu, ticarete 1984 yılında Vakıflar Çarşısı’nda kurduğu hediyelik eşya mağazasıyla atıldı. Hakan Fellahoğlu, askerden dönüp babasıyla birlikte çalışmaya başladı ve ticaretin tüm inceliklerini öğrendi. 1992’de Gamze Hanım’la evlendiği zaman babası mağazayı kendisine devretti. Elektronik ve cep telefonunun hayatlarımıza girmesiyle birlikte ticareti bu yöne kaydırdı. 22 yılda 5 mağaza kuran, altıncısını da 2 aya kadar açacak olan Hakan Fellahoğlu, dünyaca tanınmış cep telefonu ve mücevher markalarını Kıbrıs Türkü’ne sunmanın gururunu yaşıyor. 7 yıl önce kaybettiği sevgili eşi Gamze’den yadigar kızları Laden ve Laren’in desteğiyle Fellahoğlu Şirketler Grubu’nu liderler zirvesine taşıyan Hakan Fellahoğlu’na göre başarının sırrı inanmak ve çok çalışmak. İş’te Başarı röportajlar dizimizin bugünkü konuğu olan Fellahoğlu. Allah’a duyduğu inanç ve biricik kızlarının verdiği güçle Fellahoğlu ismini Ada’nın mihenk taşlarından birisi haline getirdi. İşte o başarı hikayesi:
-Fellahoğlu Şirketler Grubu’nun kuruluş hikayesini anlatır mısınız?
Babam Şevki Fellahoğlu memurdu. Liseyi bitirip askere giderken memur olmamak yönündeki kararımı vermiştim. Vatani görevimi yaparken babam 1984’de Vakıflar Çarşı’nda bir dükkan satın aldı. O yıllarda bavul ticareti yaygındı. Türkiye’den gelenler Kıbrıs’a özgü hatıra eşyalar, çay ve kahve alır götürürdü. Biz de bu işe girdik. 1986 yılında askerden döndüğüm zaman babamla birlikte çalışmaya başladım. İşin inceliklerini ondan öğrendim. Tek mağazayı 3’e çıkardık. 1992 yılında evlendiğim zaman babam işi bana devretti. Bavul ticareti Turgut Özal dönemiyle son buldu. Türkiye için ithalat-ihracat kapıları açılmıştı ve Kıbrıs’a olan ilgi azalmıştı. 1992 yılı itibarıyla cep telefonları ve elektronik ürünler hayatımıza girmeye başlamıştı. 1998-2000 yılları arasında biz de bu alana kayma kararı aldık. Bu arada Metropol Market bölgesine taşındık. Rahmetli eşim Gamze ile birlikte ilk mücevherat mağazamızı açtık. O bu işle ilgilenirken ben de elektronik mağazamızı açtık. Bunları Arasta bölgesindeki 3. mağazamız izledi. 1984 yılında tek dükkanla başlayan ticari yaşamımız şu an Fellahoğlu Şirketler Grubu bünyesindeki 3 elektronik ve 2 kuyumcu mağazasıyla devam ediyor. 2 ay sonra altıncı mağazamızı Yenikent bölgesindeki Mirage yoluna açıyoruz.
-Faaliyet alanlarınız nelerdir?
Elektronik, cep telefonu, cep telefonu aksesuarları, ipod, ipad, fotoğraf makinası, playstation, notebook, lap-top ve bilgisayar satışı yapıyoruz. Iphone, Samsung, Sony Ericsson, Blackberry ve Nokia markaları mağazalarımızda mevcut. Ürün yelpazemizde çelik, gümüş, saat ve altın mevcut. Romanson, Essence, Diesel, Polo US’in aralarında bulunduğu dünyaca tanınmış gözlük markalarının satışını yapıyoruz. Kuyumculukta ise Assos, Zen, Sedaş, Cetaş’ın takılarını sunuyoruz.
-Şirket bünyenizde ikinci nesil görev yapmaya başladı mı? Kurumsallaşma yönünde destek alıyor musunuz?
Metropol yolundaki mağazamızın sorumlusu 20 yaşındaki kızım Laden. Hem Yakın Doğu Üniversitesi’nde İşletme okuyor hem de mağazanın A’dan Z’ye tüm sorumluluğunu üstlenmiş olarak çalışıyor. 7 yaşındaki kızım Laren ise Yakın Doğu İlkokulu’nda birinci sınıfta okuyor. Bir gün o da bizlerle birlikte şirketteki yerini alacak. Kurumsallaşma çalışmamız için profesyonel şirketlerden destek alıyoruz. Tüm mağazalarımıza müdür atadık. İstihdam ettiğimiz 22 kişi 6 ayda bir eğitime tabii tutuluyor.
-Kıbrıs’ta iş adamı olmanın ve ticaret yapmanın zorlukları nelerdir?
Ülkemizde ticaret yapmak zor değil. Tam tersine Kıbrıs ticaret yapmak için en uygun ülkedir. Önemli olan doğru yerde doğru ürünü satmaktır. Kıbrıs Türk halkı her zaman dürüst çalışanın yanında olmuştur. Doğru çalışan ve işini hakkıyla yapan her yatırımcının ayakta kaldığını gördük. İş adamı ve yatırımcı için asıl zorluk devlet dairelerinde. Yatırımcıyı vergi kaçakçısı ve hırsız olarak görüyorlar. Kazandığımızdan çok gümrük vergisi istiyorlar. Başarısız memurlar büyük zorluklar çıkartıyor. Tüccarın kaderi oradaki memurun iki dudağının arasında. Hükümetin de yatırımcı için teşvik kapılarını açması, yüksek KDV oranlarını indirmesi gerekiyor. KDV’nin yüksek olması rekabet gücümüzü düşürüyor. Adaletli ve doğru bir vergi sistemine geçilmeli. Bilinçli ve işini doğru yapan gümrük memurlarının istihdam edilmesi gerekmektedir. Yaşadığımız bir diğer zorluk ise Ada’nın tanınmamış olması.
-Şirketler grubunuzun çalışma ilkeleri nelerdir? Başarıya nasıl ulaştınız?
İnanç, inanmadan olmaz. Allah’a Yaradan’a inanıp sorumluluklarını bileceksin ki insanlara karşı adil olabilesin. Allah’a inanç başarıyı getirir. Yaradana saygısı olmayanın kula da saygısı olmaz. Çok çalışmak şart. Ya eğleneceksin ya çok çalışacaksın. Az çalışmakla başarı olmaz. Dürüstlük önemli. Tüm bu ilkeler doğrultusunda çalışarak başarıyı yakaladık.
-Hayatınızın dönüm noktası olarak gördüğünüz olay nedir?
Mükemmel bir eş seçmekle dönüm noktamı yakaladım. Eşim Gamze beni vezir etmişti. Ancak 7 yıl önce talihsiz bir olay yaşadık ve onu kaybettik. Her şeyi onunla birlikte başarmıştık. Ardında çok saygın ve çok dürüst bir isim bıraktı. Herkesi arkadaş olarak görürdü, insan ayırmazdı. Amacı insanları mutlu etmekti. Biz de aynı yoldan yürüyoruz. Mağazanın kapısından girenleri müşteri değil arkadaş olarak görürdü. Bizim için de mağazalarımızın kapısından girenler müşteri değil arkadaş.
-Karşınıza çıkan sıkıntılara ve zorluklara nasıl tepki verirsiniz?
Yaradanın verdiği sabırla. Sabır her şeyin ilacıdır. Zorlukları mütevazilik, hoşgörü, anlayış ve saygıyla aşarım. Biz bu düşüncelerle büyüdük, çocuklarım da böyle büyüyor.
-Kıbrıs konumu itibarıyla ticaret yapmanın riskli olduğu bir ülke. Bu sizi korkutuyor mu? Risk alırken neleri gözetirsiniz?
Ürünlerimizi dövizle getirip TL ile satıyoruz. Bu nedenle en büyük korkumuz devalüasyon. Piyasalardaki dalgalanmalar bizler gibi ticaret yapan iş insanlarını korkutuyor. Devalüasyon nedeniyle dünya çapında şirketler battı. Bizler de sallandık ama ayakta kaldık. Şirket politikamız gereği kendimizi aşacak risklere girmedik. Haddimizi bilerek yürüdük. Emin adımlar attık ve bugünlere geldik.
-Elektronik işine girmeyi düşünenlere ne tavsiye edersiniz?
Bilmedikleri işe kesinlikle girmesinler. Bu dönem riski kabul etmiyor.
-2013 yılını değerlendirir misiniz? 2014 hedefleriniz nelerdir?
Öncelikle manevi açıdan iyi bir yıl olduğunu söylemem gerekir. 7 yıl önce doğum sonrasında hayatını kaybeden eşimin ölümünden sorumlu olan doktorlara karşı hukuksal açıdan önemli bir dava kazandık. Yeni dava aşamasında adaletin tecelli edeceğine inanıyoruz. Bu bizim açımızdan motive edici bir gelişmeydi. Ticari olarak da iyi bir yıldı. 5 mağazamızı yeniledik. İki ay sonra Yenikent Mirage yolunda altıncı mağazamızı açacak olmanın sevincini yaşıyoruz.
-Küresel ekonomik krizin yarattığı ağır hasar adayı da vurdu. Ülke ekonomisini bu çerçevede değerlendirir misiniz?
Mağazalar açılıyor, inşaatlar yapılıyor. Ancak ekonomi kötü durumda. Alım gücü düşük. Bunun altında da memura 6 yıldır zam yapılmaması yatıyor. Aslında kriz yaşanan ülkelerde memura çifte maaş verirler ki ekonomide bir canlanma sağlanabilsin. Yine de her şeye rağmen geleceğin daha güzel olacağına inanıyorum.
-Adanın iki yakası yine barışı konuşuyor. Bir barış halinde Rum tarafında Fellahoğlu markasını görür müyüz?
Anlaşma sağlanırsa neden olmasın. Tabii ki bir Fellahoğlu mağazasını orada açarım. Olmamız gereken her yerde oluruz.
-Yabancı sermayeye bakışınız nasıl?
Şimdiye kadar hep yanlış politikalar uygulandı. Ve bu nedenle gelen yatırımcı kaçtı. Çünkü yatırımcı güvenilir limana yanaşır. En büyük desteğimiz Türkiye’dir. Ülkemize gelip yatırım yapmalarını isteriz. Türkiye bize para vermesin. Gelip yatırım yapsın. Para verince tembelleşiyoruz. Ürettiğimizi bile satamıyoruz. Ki zaten üretimimiz neredeyse durdu. Her şeyi ithal ediyoruz. Yabancı yatırımcı istemeyenler rekabet edemeyeceğinden korkanlardır.
***
Para sadece vasıtadır
Başarınız: İyi bir baba olmak ve Fellahoğlu ismini markalaştırmak.
Hayaliniz: Şirketi zirve noktasında çocuklarıma devredip mütevazi bir hayat sürmek.
Mutluluğunuz: Şirketin, çocuklarım ve şirket personeliyle birlikte büyümesi.
Para ne ifade ediyor: Vasıtadır, vesiledir. İnsanlar paranın esiri olmamalı. Asla tükenmeyecek olan maneviyattır.
Sevdiğiniz mekan: Evim, çocuklarımın yanı.
Giyim tercihiniz: Spor giyinirim.
Sık kullandığınız bir söz: Edep yahu
Sevdiğiniz şarkı: Senede bir gün. Rahmetli eşim Gamze ile bu şarkıyı çok severdik.
Son okuduğunuz kitap: Bir Liderin Doğuşu
Spor yapıyor musunuz: Evde her gün 45 dakika.
Taraftarı olduğunuz futbol kulübü: Galatasaray.
































