Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Vatandaş affetmeyecek…

Suyun anlaşmasını aştık, sıra çeşmelerden akmasına geldi. Ama korkarım, anlaşma sürecinde yaşanan krizleri, şimdi de belediyelerin onayında yaşayacağız.

Lefkoşa Belediyesi artık neredeyse tümüyle tankere dönen vatandaşlara açıklama yapıp, kesintileri “borular eski, orayı tamir ediyorsun, diğer taraftan patılıyor, şu kadar da kaçak var” diye izah ediyor. O vatandaşlar ki, hem tankerciye para ödüyor, hem de tankerin verdiği su saatten geçtiği için belediyeye…

Girne, Mağusa aynı durumda…

Ama bakıyoruz, belediye meclislerinin bir an önce şu kararı geçirelim gailesi yok. Ard arda bir sürü bahane sıralanıyor. Kimi fiyatın belli olmadığını öne sürüyor, kimi ihale yapılmadan su verilemez iddiasında…

Havadis’in Lefkoşa Belediye Meclisi üyeleriyle yaptığı röportajlara baktım, çoğunluğu ihtiyaç önceliklidir, onaylanmalıdır” derken, yine de belediye meclisinde gündeme alınıp alınmayacağı net değil. Başkan’ın henüz bir açıklaması yok. Diğer belediyelerdense ses seda yok bile…

Durum açık ve net… Öncelikle vatandaş dört gözle bu suyun çeşmelerden akmasını bekliyor. Fiyat konusunda üçü, beşi düşünecek ahli yok. Zaten halihazırda tankerden aldığı suyun tonuna 35 lira ödemekte.

İkincisi, madem borular eski, sürekli patlak var, kaçak var, o halde o yatırım yapılacak, kaçarı yok. Sen belediye olarak kuruşa kurşun attığına göre, bu yatırımı yapman en az önümüzdeki 25 yıl içinde imkansız…

Diğer taraftan, şartname hazırlanmadan, yani suyun belediyelere verileceği fiyat belirlenmeden, belediye meclislerinin karar üretemeyeceği iddia ediliyor.  Peki o halde Nazım Çavuşoğlu, nasıl oluyor da “belediyelerin kararını bekliyoruz” diyebiliyor…

Esası ne biliyor musunuz, vatandaşın bunları dinleyecek mecali kalmadı. Kuraklık kapıya dayandı.

Hem millet susuz kalacak, hem sistem yenilenmeyecek, ama birileri sürekli laf üretecek…

Ondan sonra hangi yüzle halkın karşısına çıkacak da oy isteyecekler..?

Kısacası, bu noktadan sonra vatandaş,  önüne engel koyanı affetmeyecek…


“HAK, HUKUK, ÖZGÜRLÜK” KAĞITTA, UYGULAYAN VAR MI Kİ..?

Yeni Başbakan Hüseyin Özgürgün’ün, 1 Mayıs nedeniyle yayınladığı mesaj sosyal medyada inanılmaz bir tepkiyle karşılandı…

Sağ bir partinin işçi bayramı mesajı olduğu için değil tabii. Zira bunlara çoktan alıştık. Özgürgün’ün tepki görmesi, “Ülkedeki çalışma koşulları hak, hukuk ve özgürlükler dünya standartlarıyla uyumludur” sözü nedeniyle oldu…

Yerden yere vuruldu, “1 Mayıs’ta 1 Nisan şakası” diyen de oldu, geçmişte söylediği “sokağa çıkmasın gerizekalılar” sözünü hatırlatan da, burada tekrar etmek istemediğim yakıştırmalar yapanlar da…

Aslına bakarsanız, hukuk olarak, yani yasalar kurallar bakımından söyledikleri doğru olabilir. Ama ya uygulama..?

İşçinin örgütlenme hakkı anayasada bile var, ama neredeeee… Emekçisi kaçak çalıştırılan, yatırımları yapılmayan, kamunun bir parçası olan, toplu sözleşmesi bulunan belediye çalışanlarının bile sigortası yatmadığı için hastaneye gidemediği, emekliye çıkamadığı, can güvenliği sağlanmayan, neredeyse her ay bir kişinin inşaatlarda can verdiği bir çalışma hayatından bahsediyoruz. Gerçeğimiz bu.

Devlet bunun neresinde..? Denetim ayağında… Yasaları çıkartmış, kuralları AB’ye uyumlamış, ama denetlemiyor… İstediğin kadar mükemmel yasa çıkart, uygulamadığın zaman, mükemmellikten bahsedemezsin. Kağıtta yazılı olanın işçiye de ekonomiye de faydası yok.

Diğer yandan eşitlik, adalet. Devletin işveren olduğu kamuda adaletsiz istihdamlar, kamu ve özel sektör arasında  emeklilik, maaşlar, sosyal güvenlik, sosyal haklar, izinler v.s. konulardaki adaletsizlik ve uçurum…. Bunlar da yürürlükteki çalışma politikamızın uygulamaları değil mi..?

Böyle bir ortamda 1 Mayıs kutlamak kadar absürd ne olabilir ki..?

Olsa olsa direniş günü olur ki, bu noktada da yasaları uygulamayan gelmiş geçmiş siyasilerin söz söyleme hakkı asla yoktur…

Yeni Başbakan bu eksiklikleri giderebilecek mi..? Son 5 yılda 40 işçinin can verdiği iş cinayetlerini, emek sömürüsünü önleyecek, güvencesiz tek bir işçi kalmamasını sağlayabilecek mi..? Kamudaki adaletsizliği bitirecek mi..?

Sadece Özgürgün değil, tüm siyasiler, bence 1 Mayıs’larda, ancak bunları yaptıktan sonra konuşmalı. Değilse, sonsuza kadar susmalılar. İnsanın canı sıkılıyor…

YERİN KULAĞI VAR

Akıncı
Mustafa Akıncı

İSTİFASI İSTENSİN: KTÖS’ün eyleminden sonra Cumhurbaşkanı Akıncı’ya bir kez daha YÖDAK konusunu hatırlatmıştık. Sözcü Barış Burcu’dan açıklama geldi. Başsavcılığa göre, görevden almanın şartları oluşmamış. Ancak Gökçekuş’un Yüksek Mahkeme’nin kararından sonra bir kez daha Başsavcılığa görüş sormuşlar, bekliyorlarmış. Benim üstünde durduğum bu değil. Bunca şaibeden ve kendisine bizzat yaptığı uyarıdan sonra, ilgili  yasaya göre Cumhurbaşkanı’nın, YÖDAK Başkanı’ndan “görevden çekilmeye davet” yani, istifasını isteme hakkı var. Ben hala bunu yapmasını bekliyorum…

NEDİR BU HABERLER: Aman ne haberler geliyor, “Türkiye askerini azaltacak, Maraş, ara bölge derhal geri verilecek, Türkiye adanın sadece Kuzey’inin garantörü olmayı kabul etti, hatta bir üs istiyor”… Nasıl iş? Biz bu tür gelişmeler olduğu yolunda bir izlenime sahip değiliz. Hatta Rum basınının dışında bu tür ipuçları veren herhangi bir kaynak yok. Deniyor ki, yabancı elçilerden geliyormuş bu haberler. Sanki Kıbrıs Rumlarını ikna faaliyeti gibi bir durum. Yoksa bizler mi dünyadan bihaberiz..?

NE DEĞİŞECEK: TC Yardım Heyeti’nin adı, “Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi” olarak değiştirilmiş. Böyle olunca toplumda oluşan algı değişecek mi? İşlevi aynı olduktan sonra adını değşitirince oldu  mu sanki. Önemli olan etkisinin azaltılması, yoksa adını değiştirerek sadece psikolojik bir etki yaratabilirsiniz. Onun için kimse çıkıp da bunu bir “başarı” olarak topluma yutturmaya kalkmasın…

“ŞÜKRANLI” YILLAR: Prf. Dr. Erhan Arıklı yeni hükümetle ilgili köşe yazısında,“Burada bütün mesele, eskisi gibi ‘Şükran sana Anavatan’lı dönemlere dönülmemesidir. Bildiğiniz gibi o dönemlerde Türkiye ile her türlü paketler imzalanır, yetkililere sözler verilir sonra bu sözlerin hiç birisi yerine getirilmez, bunun yerine ‘Şükran sana Anavatan’ nutukları atılır, böylece Türkiye yetkilileri ya kamuoyu baskısı ile ya da izaz ikram ile susturulur ve ikna edilirdi. Böyle yapa yapa hem Devleti hem de umutları tükettik yıllar boyunca…” diyor. O dönemlere yeniden döner miyiz bilemem ama, son bir haftada yaşadıklarımıza bakınca, bu tehlikenin hala varolduğunu görebiliriz…

Kutlay Erk'ten AP seçimleri açıklaması!
Kutlay Erk

BOY ÖLÇÜSÜ: CTP eski Genel Sekreteri Kutlay Erk, “erken seçim olursa, herkes boyunun ölçüsünü görecek” iddiasında bulunmuş. Keşke bu boy ölçüsü işine hiç girmeseydi. O da

biliyor ki, belli bir süre sonra insanların boyu uzayacağına kısalmaya başlıyor. Hele de 12 yıllık iktidarları döneminde, özellikle partilerinin içindeki çalkantıların ülkeyi nasıl olumsuz etkilediğine bakınca, boylarının hızla kısaldığını görüyoruz…

DİNGİL KOPTU: Türkiye’de yarışmaya gidecek olan ve ilkokul çocuklarından oluşan güreş kafilesinin başkanı, Ercan’da 10 koli yasaklı doping maddesiyle yakalanmış. İşin acı tarafı ise, kafile başkanı anlaşılmaması için, bu maddeleri küçücük çocukların çantalarına dağıtmış. Sporcunun, zeki, çevik ve ahlaklı olması gerekirken, bu arkadaşın yaptığına bakar mısınız…

[quote font=”helvetica” font_size=”14″ align=”justified” bgcolor=”#e3f3ff” color=”#5d5d5d” bcolor=”#0065ad” arrow=”yes”]ZİRVEDEKİLER: Basın-Sen’in Mesajı: 1 Mayıs mesaj enflasyonunda en tuttuğum slogan, Basın-Sen’inki oldu. “Gerçek bayramlar için örgütlü mücadele”… Aynen düşündüğüm gibi, ortada kutlanacak bir bayram yok. Sömürü var, adalet, eşitlik yok, can güvenliği yok, sosyal güvence, örgütlenme yok. Bunları sağlaması gereken devletin de bir yaptırımı yok, bir zorlaması yok. Tabii ki böyle bir ortamda kutlama olmaz. Geleceğin gerçek bayramları için mücadele olur…[/quote]

[quote font=”helvetica” font_size=”14″ align=”justified” bgcolor=”#e3f3ff” color=”#5d5d5d” bcolor=”#0065ad” arrow=”yes”]DİPTEKİLER: Belediye Emekçileri Sendikası: Bu işin artık sendikacılıkla, hak aramayla bir ilgisi olduğunu sanmıyorum. Daha birkaç yıl önce aylarca maaş alamayıp sokaklara dökülenler, bugün maaşları birgün gecikti diye eylem tehdidi yapabiliyor. Ancak bilsinler ki bu kez, Lefkoşa halkını yanlarında değil, karşılarında bulacaklar…[/quote]