Cuma günü ABD Çalışma Bakanlığı tarafından açıklanan resmi istihdam raporunun artçı sarsıntıları devam ediyor. Dün de bültenimizde belirttiğimiz üzere, veri öncesi yapılan anketlerin bile en yüksek tahminini de ötesinde 321bin kişi olarak açıklanan Kasım ayı tarım dışı istihdam raporu aslında ABD’de işgücü piyasasının sanılanın da ötesinde güçlü olduğuna işaret etti. Neden ABD istihdam piyasasındaki gelişmeleri bu kadar yakından takip ediyoruz? Aslında dünyanın en güçlü ekonomisinin sağlığı ve gidişatı hakkında en iyi gösterge olarak kabul edilen istihdam raporu, FED’in de izleyeceği çıkış stratejisine ışık tutacağı beklentisi ile piyasalar tarafından yakında izleniyor. FED’in son dönemlerde yapmış olduğu sözlü yönlendirme / rehberliğinde faiz artırım sürecine maaş ve ücretler, enflasyon ve istihdama yönelik açıklanacak verilerin ışık tutacağı açıkca söylendi. Bu bağlamda Cuma günü oldukça güçlü açıklanan veri ardından Amerikan Merkez Bankası'nın faiz artırımlarına başlamaya bir adım daha yaklaştığını endişesi de piyasalar tarafından önemsenmeye başlandı. Aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere Cuma günü açıklanan veri ardından piyasa göstergeleri de FED’den 3 vakte kadar faiz artırım sürecinin daha da yakın bir tarihte gerçekleşebileceğini işaret etmeye başladı. Bu bağlamda 2 yıl vadeli ABD devlet tahvilinin getirisi neredeyse son 4 yılın zirvesi olan % 0,65 seviyesine hızla yükseldi. Vadeli işlemler, 2015’in üçüncü çeyreğinde faiz artırımlarına başlanacağı beklentisini de yansıtmaya başladığını görüyoruz. Haliyle FED’in beklenenden daha erken artırıma başlayacağı endişesi, ABD Doları’ndaki değerlenme eğilimine de ivme kattı. EUR/USD paritesinin yine aşağıdaki grafiklerden görüleceği üzere veri ardından 2014 yılının en düşük seviyesi olarak görülen 1,2250 seviyelerine kadar gevşediği görüldü. Elbette Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) devlet tahvili alımlarına başlayabileceğine ilişkin söylemler de dikkate alındığında EUR arzının artacağı beklentisi EUR üzerinde ilave baskı kurmaya devam ediyor.
Türk mali piyasalarının geneline yansıyan Cuma günükü satış baskısının dün de devam ettiğine şahit olduk. USD/TL kuru Cuma günü veri ardından 2,23 seviyelerinde hızlıca 2,2650 seviyesne yükselmesi ardından dün de kayıplarının bir tık daha artırarak 2,28 seviyesine kadar taşıdı. Benzer bir eğilim tahvil ve bono piyasasında da görüldü. Gösterge tahvilin bileşik faizi ise % 7,8 seviyesini Cuma günü test etmesi arından dün % 8 seviyesinin üzerini test etti. Petrol fiyatlarında düşüşün dün de devam ettiğini görüyoruz. Aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere Brent cinsi petrolde haftalar öncesinde ön plana çıkan 65 dolar/varil seviyesi dün test edildi. Petroldeki geri çekilmenin Türkiye’nin makroekonomik görünümüne katkı sağlayacağı beklentisine rağmen TL’nin güçlenememesi dikkat çekiyor! 17 Aralık tarihinde düzenlenecek FED (FOMC – Federal Açık Piyasa Komitesi) toplantısı büyük önemle takip edilecektir. FED’in düşük faiz yönünde politika duruşunu temsil eden “considerable time – kayda değer bir süre daha” ifadesinin metinden çıkarılabileceği ihtimali faiz artırım sürecini daha da yakınlaştığına işaret edecektir. FED’den bu yönde bir politika değişimi, küresel piyasalar açısında yıl sonunun tatsız tamamlanmasına neden olabilir
Yeni gün başlangıcında Asya cephesinde satıcılı bir seyir hakim. Gösterge endeks Tokyo borsası % 0,7 aşağıda işlem görürken Çin borsasının ise % 5,5 aşağıda işlem gördüğüne; Asya genelinde havanın ise kırmızı olduğuna şahit oluyoruz. Mali piyasaların gündeminde bugün İngiltere’de açıklanacak sanayi üretimi takip edilebilir. Yarın Türkiye’de açıklanacak büyüme verileri ve Perşemebe günü cari denge yakından takip edilecektir.
ABD 2 yıl vadeli gösterge devlet tahvili % 0,65 seviyesini test ederek neredeyse son 4 senenin en yüksek seviyesini test etti…
ABD’de faiz artırım beklentilerini 2 yıl vadeli gösterge tahvil de fiyatlamaya başladı…

EUR/USD paritesi 1,2245 seviyesine kadar geriledi…
ABD cephesinde işlerin her geçen gün biraz daha yolunda, EUR cephesinde ise her geçen gün biraz daha kötüye doğru gidişat EUR’da kan kaybının devam etmesine neden oluyor.
1,20 seviyesine kadar gerilemenin devam etme ihtimali göz ardı edilmemelidir…

Brent petrolün varil fiyatı 65 dolar seviyesindeki teknik ve önemli desteğini test ediyor…
ABD’de 30 yıldan uzun bir sürenin en hızlı üretiminin gerçekleştirilmesi, OPEC’in üretim kesmeme kararı ve küresel talebin de yavaş bir büyüme sergileyen ekonomilere paralel düşük seyretmeye devam etmesiyle Brent cinsi kuzey denizi petrolünün varil fiyatı dün de sert gerileyerek $65 dolar seviyesini test etti. Petrolde düşüşün $65 seviyelerinde biraz dinlenebileceğini düşünüyoruz. $65 teknik anlamda da düşüşün başladığı ilk günlerde telafuz edilmeye başlanmıştı. Üreticiden tüketicinin cebine yaklaşık olarak düşen petrol fiyatlarının etkisi ile $1,3 trilyon geçeceği tahmin ediliyor.
Türkiye İstatitik Kurumu ve KKTC Devlet Planlama Örgütü’nün açıkladığı 2014 Kasım ayın enflasyon verilerinden de görüleceği üzere bir önceki aya nazaran ulaştırma kalemi düşen enerji fiyatları ile en fazla düşüş kaydeden alt kalem oldu. (KKTC – % 2,58 ; Türkiye – % 1,79)

































