Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Ergenleri sokaktan korumak için…

Ergenleri bekleyen tehlikeler buralarda çok fazla. Her yaştan insan için de durum böyle. Çocuk, ergen, genç, orta yaşlı ve yaşlılar için buraların toplumsal yaşantısı her türlü tuzağı kurmuş durumda. Ekonomik, siyasal ve sosyal yaşamın zorlukları da bunu körükledi. İnsanların psikolojileri müsait her türlü sömürü için; her yöne eğilmeye hazır durumdalar.

Sokak bu bağlamda tehliklerle dolu. Uyuşturucu satıcıları, çeteler, mafya sokakta hazır yoldan çıkacak olanları bekliyor. İnsanlar bu tür kandırmacalara hemen meyil gösterecek psikolojide.

Eğitim kültüründe sokağın kötü ve istenmeyen etkileri okuldaki formal eğitimle önlenir. Eğer o ülkedeki eğitim sistemi gerçekten planlı ise tabi ki. Öğrenciler ilgi, istek ve ihtiyaçlarına göre yönlendirilir. Kişilik gelişimleri için olumlu etkinliklerle uğraşmaları sağlanır. Bu nedenle okullarda seçmeli dersler zenginleştirilir. Buralardaki gibi ‘zorunlu seçmeli’ dersler konmaz çocukların önüne. İlgi, ihtiyaç ve kendi isteklerine göre etkinlikler seçerler. Kişilik gelişimlerinin olumlu yönde olması sağlanır.

Okullar etkinlik merkezleridir. Öğleden sonraları kilitlenmez. Kütüphanesi, bilgisayarlar ve internet erişimi odaları, müzik odaları, oyun alanları, spor salonları, sahaları ve her türlü olanağı, o bölgede vergi ödeyen velilerin çocukları için açık olur. Buralarda ise okullar öğleden sonra ‘kilitli’. Okul formal olarak etkinlik merkezi olarak kullanılarak, öğrencilerin kişiliklerinin olumlu yönde gelişmeşinde işe koşulur.

Ergenler için de okullar bu amaçla kullanılmalı. Ergenler içinde bulundukları bilişsel, fiziksel, sosyo-duygusal gelişim nedeniyle her türlü yönlendirilmeye hazırdırlar. Ergenlik dönemi 12 – 17 yaş arasını kapsar. Yani ortaokul ve lise yılları ergenlik dönemine denk gelir.

Ergenler orta birinci sınıftan itibaren bedenlerinde hızlı değişim yaşarlar. Kimi ergen erken gelişim nedeniyle düzgün bir fiziğe sahip olurken kimileri hala daha fiziksel görünüş problemi yaşar. Ortaokuldaki ergenler görünüşlerini beğenmiyor olabilirler. Dış görünüşün beğenilmek ve kabul görmede en önemli unsur olduğu gibi yanlış bir düşünceye kapılmış olabilirler. Dönemsel özellik olarak ‘Ben kimim?’ ve ‘Ne olmak istiyorum? Sorularıyla da uğraşırlar.

Dış görünüşleri nedeniyle bazı ergenler arkadaş etkinliklerine katılmak istemezler. Sonrasında da arkadaşları onları unutur ve aramazlar. Sonuçtaysa dış görünüşleri yüzünden sevilmedikleri, aranmadıkları ve önemsiz bireyler oldukları düşüncesine kapılırlar.

Aileler bu durumda çok dikkatli olmalı. Arkadaşlarından uzaklaşmış durumda olan ergenlere ön yargısız, anlayışlı ve bağımsızlıklarını teslim edecek şekilde yaklaşmalı. Onları ‘dinlemeli’ ama gerçekten dinlemliler.

Arkadaşlarından uzaklaşmış olan ergen, ailesi tarafından da anlayışla karşılanmazsa sonuç kötü olabilir. İlgi, sevilme, toplumdan kabul görme istemlerini bu kez dıştaki bireylerden karşılama yoluna gidebilirler. Sokaktaki tehlikeli kişilerde bu istemlerini giderebilirler.

Yazının başında belirtildiği gibi buraların sokağı uyuşturucu tacirleri, çeteler, suçlular veya mafyaya terk edilmiş durumda. Ergenler onların tuzaklarına düşebilirler. Uyuşturucuya, her türlü madde kullanımına, çetelere karışabilir.

Okullardaki eğitim, ergenlerin problemlerini çözecek nitelikte değil ne yazık ki. Ergenlere doğru, tıbbi ve sağlık bilimine uygun ‘cinsel eğitim’ verecek bir ders, örgün eğitimin hiç bir kademesinde yok. Okullar sokağın kötü, istenmeyen alışkanlıkların zıttı davranışları kazandıracak etkinlikler için kullanılmıyor. Bu durumda buraların eğitim sisteminde bu yük de ailelerin omuzlarına bırakılmıştır. Aileler ergen çocukları için uygun ortamlar hazırlamalı, başka çare yok gibi… Onların olumlu kişilik gelişimleri için biz aileler çabalamak zorundayız. Yöneticilerin umurunda bile değil çünkü.