Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Daha neler duyacağız…

Geçen gün Karaoğlanoğlu’nda halk futbol sahasının, balıkçı barınağının, eşdeğer bir malın bir otele devrine karşı ayaklandı ya, eskinin Turizm, şimdinin Sağlık Bakanı Faiz Sucuoğlu nihayet konuştu.

Devlete ait arazinin devri için önergeyi bakanlar kuruluna getirdiğini kabul etti bir kere.

Ey Ayorgi halkı bunu iyi işitin. Hani bu seçimlerde ada geneli için oy kullanacaksınız ya, bunları aklınızın bir kenarına yazın.

Ciddi ciddi bir öneri yapmış ve “şu, şu, şu arazileri de Kaya Grubu’na veriverelim lütfen” demiş. Hatta belki de arzetmiştir. Ben resmi önergeyi bilmem. Ama istemiş.

İstemiş de, CTP’li İçişleri Bakanı “durun bir bakalım, araştıralım” demiş. Araştırmış, bakmış ki, yasal olarak mümkünü yok. Allah’tan İTEM Yasası’nda bir araziymiş de kurtulmuş, ya olmasaymış, belki de itiraz da olmazmış.

Hep derim ya, ‘iyiydi bu CTP-UBP ortaklığı, biri yan basmaya kalkarsa, öteki durduracaktır’ diye. Aynen öyle olmuş, direkten dönmüş.

Hem Sucuoğlu, hem de CTP kanadı eylemden önce niye konuşmamışlar, o da bir muamma.zzzzs..

Ha, bu arada Girne Belediyesi de, belediyeye ait olan komşu bir arsayı vermeyi baştan kabul etmişmiş.

Şimdiiii, gelelim zurnanın zırt dediği yere… Ne oldu, UBP’nin icraatlarına gözünü dört açan CTP gitti. Gelen ortakların böyle bir dertleri yok.

Önyargı diyorlar ya, değil.

Nereden mi eminim, nereden olacak, 40 yıllık tecrübelerimden. Bu ikisinin ilk ortaklığı değil. Hatırlayın 1998’de yine ortaktılar da, alçak orman arazilerini seçimlere beş kala eşdeğere koyuvermişlerdi. Ne oldu, yüzlerce insan o orman arazilerinden milyonlar kaptı, dağ taş inşaat oldu, binlere ağaç kesildi. Artık neredeyse beşparmakların tepesine kadar inşaat var.

Yani endişelenmekte haksız mıyım, siz söyleyin. Siz de Ayorgililer ya da Karaoğlanoğlu köylüleri, rehavete kapılmayın bence…


İNŞALLAH BİZİ YANILTIRLAR…

UBP ve DP’liler kızıyorlar ama, toplumdaki genel kanı, yeni hükümetin “uyum ve istikrar” gerekçesi ile, Kıbrıs Türkü’nün karşı çıktığı birçok konuda adımların atacağı yönünde. Peki ama, bu arkadaşlar, atacakları iddia edilen bu adımların, siyasi bir bedeli olacağını ve bu bedeli de ilk seçimlerde ödeyeceklerini bilmiyorlar mı..?

Toplum, ikinci bir İrsen Küçük vakası yaşayabilir mi? Çok değil, bundan 3 yıl önce tek başına iktidar koltuğunda oturan UBP ve hükümetin başı olan İrsen Küçük’ün nasıl bir teslimiyetçi politika izlediğini henüz unutmadık. Haberimiz bile olmadan bir yerlerde yazılıp, dayatılan paketler, “maaşın kaç, beslemeler” gibi toplumu rencide ettiren tutumlar, hep o dönemdi… Türkiye’den gelen her talebe “eyvallah” diyerek tartışmasız kabul eden o günün zihniyetinin temsilcileri bugün değiştiler mi bilmiyorum ama, inşallah değişmişlerdir.

Kıbrıs Türk halkı üzerinde oynanmak istenen çok tehlikeli bazı senaryolar yazıldığı iddiaları var.

Son yıllarda Türkiyeli işadamı ve şirketlerin Kıbrıs’a olan ilgileri gözlerden kaçmıyor. Özellikle de turizim amaçlı arazilere olan talep, sahip olmak adına değerlerinin çok üzerinde verilen paralar…

“Peki ama, bunun nesi kötü, buraya yatırım yapılmasını teşvik eden biz değil miyiz” diyebilirsiniz. Ben de bu topraklarda kalıcı olabilmek için yatırım yapılması gerektiğine inanıyorum. Ancak kontrolsüz ve kafalarda soru işaretlerine neden olanlara da dikkat etmemiz gerekmez mi..?

İşte UBP-DP hükümetiyle ilgili kafalardaki soru işaretlerinin nedeni de, geçmişte bu tür icraatların altında imzalarının olmasıdır. Çünkü geçmişteki karneleri kırıklarla dolu.

YERİN KULAĞI VAR

MERAK EDEN VAR MI: UBP-DP hükümetinin programı bugün Meclis’te okunmaya başlıyor. Programda ne olacağını tahmin etmek zor olmasa gerek. Cek-caklarla dolu içi boş bir yığın vaat. Allah aşkına bugüne kadar gelmiş geçmiş hangi hükümet okuduğu programa uygun icraatta bulundu. Dün ne ise bugün de aynısı olacak. Önemli olan orada yazmak değil, uygulayabilmek… Onun için programı dinlemeyin bile bence…

KAYNAK BULUNDU: Türkiye Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı ve Kıbrıs işlerinden de sorumlu Tuğrul Türkeş, KKTC’ye geldi. Türkeş’in bu ani ziyareti, kaynak sıkıntısı çeken maliyeye destek olarak yorumlandı. Daha ilk aydan maaş ödemekte zorlanacağı belli olan UBP-DP hükümetine bu ziyaret ilaç gibi gelmiştir.

BAKALIM NE ÇIKACAK: Tuğrul Türkeş’in ziyaretinin ekonomik protokolla igili olduğunu anlamak için kahin olmaya gerek yok.  Şimdi merak edilen, protokolun şekli şemali… Sadece “çocukluk arkadaşı” hatırına mı bu samimiyet? Yoksa işin altından başka birşeyler mi çıkacak bilmiyorum. Devir öyle bir devir ki, kimse kimseye karşılıksız birşey vermiyor… 

GEÇTİN BORUN PAZARI: İçişleri eski Bakanı Asım Akansoy, Maliye Bakanı Denktaş’ın “AB, halkı yeniden kandırma peşinde” açıklamasına tepki göstererek, “İcraat hükümetinin ilk işi AB’ye saldırmak, çözüm sürecini dinamitlemek köhnemiş siyaseti ile Denktaş ‘yine’ sahnede. Eroğlu’nu kutlarım” değerlendirmesinde bulundu. Kusura bakmamyın ama, parti içi çekişmeler ve birbirinizi yemekle uğraşacağınıza, adam gibi devleti yönetseydiniz, bugün bunları söylemek zorunda kalmazdınız…

Akansoy'dan Açıklama
Asım Akansoy

BOŞUNA GÜNAHINA GİRMİŞİZ(!): Karaoğlanoğlu sahası ve yanında bulunan arazinin bir şirkete verilmek istenmesinin ardındaki gerçeği Sucuoğlu açıkladı!!! Ortada iddia edildiği gibi bir talebin olmadığını söyleyen Sucuoğlu sorunun, CTP içerisindeki başkanlık yarışından kaynaklandığını iddia etti ve esas niyetin, dönemin İçişleri Bakanı Akansoy’un hem başkanlık yarışında kendine avantaj sağlamak, hem de Sucuoğlu’ndan intikam almak olduğunu ortaya attı. Desenize hepimiz Sucuoğlu’nun günahına girmişiz meğer…. Baksanıza olayı tezgahlayan tamamen CTP’lilerin kendileriymiş… İnanıp, inanmamak size kalmış.

YUDUM MİŞON İDDİALARI: Devlet Piyangolar Birimi, yeni hükümet tarafından yasal olarak bağlı olduğu Spor Dairesi’nden ayrılarak, Serdar Denktaş’ın uhdesindeki Başbakan Yardımcılığı ve Maliye Bakanlığı’na bağlandı. Bu değişikliğin, CTP-DPUG hükümeti döneminde birimin başına atanan ve hakkında ciddi iddialar bulunan Yudum Mişon’un, yeniden birimin başına getirilmesi için yapıldığı iddia ediliyor…

[quote font=”helvetica” font_size=”14″ align=”justified” bgcolor=”#e3f3ff” color=”#0065ad” bcolor=”#0065ad” arrow=”yes”]ZİRVEDEKİLER: Yüzsüzler: İktisatbank Genel Müdürü Olgun Önal, Kıbrıs Postası’na yaptığı açıklamada bakın ne diyor; “Bankamın ve diğer bankaların datalarına vakıfım. Kendi bankamda sorunlu şekilde görülen kredilerin neredeyse yüzde 50’sini 20-25 civarında insan oluşturuyor. Sektörde 760 milyon TL civarında sorunlu diyebileceğimiz kredi var ve bunun yüzde 50’den fazlası 100 kişide. Ve inanın bu 100 kişi faaliyetlerini devam ettiriyor. Önemli bir miktarda varlık tutuyor, o varlıkların gelirlerini bireysel ya da ticari gelişimi için kullanıyor ama bankalara taahhütlerini yerine getiremiyor. Bu bir ahlaki zaafiyet değil de nedir?… Bu arada 10’larca kez yasalar çıkmış, sizin alacağınızı zamanında alamamanız için düzenlemeler getirilmiş.” Keşke bu yüzsüzlerin isimlerini de bir açıklayan olsa da görsek…[/quote]

[quote font=”helvetica” font_size=”14″ align=”justified” bgcolor=”#e3f3ff” color=”#0065ad” bcolor=”#0065ad” arrow=”yes”]DİPTEKİLER: Cezalar Caydırıcı Değil: Ağustos 2014’te 16 yaşındaki kıza tecavüz ettiği iddiasıyla yargılanan Ekrem Kazak, topu topu 2 yıl hapse mahkum edildi. Bir gencin geleceğini karartmanın cezası sadece 2 yıl… neden bu suçlarda cezanın azamisi uygulanmaz? Daha bitmedi, Kazak’ın uyuşturucu suçundan da 7 yıllık kesinleşmiş hapis cezası varmış. Hem uyuşturucu müptelası, hem tecevüzcü. Belli ki adam suç makinesi gibi. Bunun hapiste uslanacağını mı sanıyorsunuz? Tamam, yasalarımız el vermiyor ama, bu tiplerin de sokakalarda dolaşmasını engellemenin bir yolu olmalı…[/quote]

FOTO GÜNDEM

Maraş halkı bölgedeki bet ofislerinin kapanması talebiyle sokağa döküldü. Maraş Birlik Dayanışma Derneği organizasyonunda yapılan eylemle Bet Ofisleri ölüm tuzağına benzetildi
Maraş halkı bölgedeki bet ofislerinin kapanması talebiyle sokağa döküldü. Maraş Birlik Dayanışma Derneği organizasyonunda yapılan eylemle Bet Ofisleri ölüm tuzağına benzetildi