Hükümetin bitiş sürecini dün, Ali Baturay’ın programına katılan Mehmet Ali Talat’ın ağzından dinledim…
Aslında basında daha önce de çıktı ama, Talat bu kez detaylı bir şekilde anlattı.
UBP’nin, maaşların kesintili ödeneceği konusunda bilgisi olmadığı şikayeti ortaya çıkmış. Talat, kendisinin de haberi sms mesajlarından öğrendiğini söylüyor ancak, Maliye Bakanı’nın Çarşamba günü Bakanlar Kurulu’nda Bakanlara bilgi vermiş olduğunu da söylüyor.
Ardından Özgürgün’le Cuma günü buluşmuşlar. İki parti arasında bir iletişimsizlik olduğuna kanaat getirmişler ve Pazartesi günü tüm bakanların ve kendilerinin de katılacağı bir toplantı yapma konusunda anlaşmışlar. Talat, “Pazar günü beni araycaktı, saatini belirleyecektik” diyor. Ancak ertesi gün UBP Parti Meclisi toplanıyor ve oy birliği ile hükümetten çekiliyor…
Şaşkınlığı düşünebiliyor musunuz..?
Ya samimiyetsizliği..?
Özgürgün en azından böyle bir randevuyu konuşmayabilirdi. Çünkü çekilmeyi kendisine Parti Meclisi’nin dayattığı diye bir durum yok. Hazırlıkları yapılmış, temasları yapılmış, ama oynamışlar…
Hadi şimdi kalkın da, bundan sonra verecekleri vaadlere gözü kapalı inanın…
Ancak maalesef görüyorum ki, bir etik, bir ahlak gereği olarak yapılması gerekenin yapılmaması, toplumun önemli bir kesiminin de umurunda değil…
Esas sorgulanması gereken de bu…
ELEKTRİKTE SORUN, ÜLKENİN KÖTÜ YÖNETİLMESİ…
Elektrik özelleşsin mi özelleşmesin mi diye düşüneceğimiz yerde, tahsilatları bir tamam yapabilsek, kendi kendini idare eden, yatırım yapan bir yapıyı da kurabileceğiz belki de…
İsmet Akim’in dünkü basın toplantısında açıkladığı rakamlara baktım, sorun tahsilat.
Yani şimdi tahsilat yapsın diye mi özele vereceğiz..?
Devlet kendisi otoritesini ortaya koyarak neden yapamasın ki..?
Bakın lütfen alacaklar nasıl sıralanıyor;
Teşviklerden alacak, Maliye’den alacak, camiler, Din İşleri, BRT, Devlet kurumları, vatandaş, Rum-Maronit-Pile, belediyeler, sokak aydınlatmaları, donuk borçlar, toplamda 635 milyon TL alacak var… Kurum’un borcu, 214 milyon civarında. Yani kurumun net alacağı, 420 milyon…
En yüksek borç takan da vatandaş… Tamı tamına 230 milyon TL…
Alacaklar zamanında alınamadığı için yeniden, tekrar tekrar borçlanmaya gidildiği malum.
Bu işe bir çözüm bulunmuş olsa, sorun kalmayacak.
Neden olmuyor..?
Neden yapılamıyor..?
Neden camiler, devlet, Maronitler, Rumlar ve Pileliler elektriği bedava kullanıyor? Neden borcunu ödemeyen vatandaşın yakasına yapışılmıyor? Ödemezsem, elektriğim kesiliyor. Peki o zaman bu borç nasıl birikiyor..?
Bu ülkede mahkeme yok mu? Hukuk yok mu..?
Neden ben ve benim gibi otomatik ödemeyle borcunu takır takır ödeyenler bu kurumların ya da kişilerin borcunu da üstleniyoruz..? Adalet mi bu..?
Demokrasiyi özümsemiş bir ülkede olsak, tek bir vatandaş kamuyu sırf bu sebepten mahkum edebilirdi. Ama kimin umurunda…
Dahası, borcunu ödemeyenler yüzünden elektrik gibi stratejik bir konu özele devredilmeye hazırlanıyor? ‘Biz para toplayamıyoruz, verelim kurtulalım’ durumu.
Buna kimin hakkı var? Olacak şey mi bu..?
Sebep kötü yönetim, sebep partizanlık, umursuzluk…
Cezasını da, her ay ödediğimiz paralara rağmen bizler çekiyoruz…
YERİN KULAĞI VAR
BÖLGECİLİK BİTECEK Mİ:
Seçim ve Halkoylaması Yasa Değişikliği, oy birliğiyle geçti. Komite’de bazı maddelere itirazı olan UBP itirazlarını çekince, oy birliği oluştu. Meclis’in ivedilikle halkı da bilgilendirmesi gerekiyor. Zira konu çok karmaşık. Öyle çarşaf liste olacak, iş bitecek sanmayın, bölgeler hala varlığını sürdürüyor. Özellikle karma oylar konusu vatandaşın kafasını karıştıracak. Ha, bu yasa bölgeciliği bitirir mi? Hiç sanmam, baksanıza bakanlar kurulu oluşturulurken bile liyakata değil, bölgesel dengelere bakıldı…
KURULTAY’A YEDİ AY VAR:
Mehmet Ali Talat, parti başkanlığının devam edip etmeyeceği konusunda karar vermek için erken olduğunu düşünüyor. Şimdilik çekilme niyeti yok. “Hükümet başarı elde ederse, partiye de faydası olur diye düşünmüştük, olmadı, şimdi tümüyle partiye döneceğiz, Mayıs’ta Tüzük Kurultayı, Kasım’da Olağan Kurultay var” diyor. Bu arada Talat’ın “fikir beyan eden eski CTP’lilerle” ve de “leş kargası” dedikleriyle kavgası da devam edecek gibi görünüyor. “Partiye hakaret edenleri disiplin kuruluna vermek gerekiyor” sözleri de, tartışmaların alevli geçeceğine işaret… Hükümet düştüğü andan itibaren kamuoyu önünde başlayan tartışmalar en az 7 ay devam edecek ve bu CTP’yi bir o kadar daha yıpratacak.
NİYE OLMASIN:
CTP şapkayı önüne koyup, “biz nerede hata yaptık” diye düşünmeli ve kendi özeleştirisini yapmalı. Zaten CTP’nin kuruluş amacı da olan, birlik ve dayanışma yalan olunca, mücadele gücü de ortadan kalktı… Oysa CTP bu günlere, Birlik- Mücadele- Dayanışma ile geldi. Bu ruhu yenİden canlandırmak, sevgi ve saygıyı yaşatmak onların elinde…
TOPLUMUN BEKLENTİSİ:
Ülkenin hiçbir dönemde olmadığı kadar CTP’nin, siyasi duruşuna ihityacı var. “İmzacılar” diye lanse edilen yeni UBP-DP hükümetinin yapacağı her olumsuz icratta, ‘dur’ diyecek olan 20 vekil ile CTP olmalıdır. Kıbrıs Türkünün hak ve hukukunu savunacak, değerlerini koruyacak güçlü bir muhalefete sadece kendilerinin değil, toplumun da ihtiyacı var…
TATAR KIRGIN:
Bir gazeteye verdiği demeçte, “Hem maliyeci hem de iktisatçıyım. Halk tarafından da desteği olan kişiyim. Birçok siyasetçi de Maliye Bakanlığı yapabilecek çok az isimlerden birinin benim olduğunu düşünüyor. Nasıl oldu koalisyon hükümetinde başka bir isim takdir edildi bilmiyorum” diyerek, aslında kırgınlığını dile getirdi. Belki güvenoylamasında sorun yaşanmayacak ancak, sonrası için bazı krizlerin doğabileceğinin ilk işaretleriydi bunlar…
KAYA GRUP KIVIRIYOR:
Tepkiler Kaya Grubu rahatsız etmiş… Eylemleri engellemek istedikleri açık… Diyorlar ki, Karaoğlanoğlu futbol sahasının inşaat alanına dahil edilmesini talep etmemişler. Kulübe bu konuda giden yazı kendilerine ait değilmiş. Akıl alır gibi değil, kim göndermiş o zaman? Onlar otelin etrafındaki kamu arazilerine çevre düzenlemesi yapmak istemişler. Biz diğer otellerin yaptıklarından, o tür düzenlemelerin ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz. Onun için duyarlılık, hassasiyet sonuna kadar devam etmeli…
[quote font=”helvetica” font_size=”14″ align=”justified” bgcolor=”#e3f3ff” color=”#0065ad” bcolor=”#0065ad” arrow=”yes”]ZİRVEDEKİLER: :Cafer Gürcafer: “Ben CTP-UBP iktidarından çok şey bekliyordum. Meclis’te Anayasa’yı bile değiştirecek bir hükümet olacak, böyle bir güç reformlarla ülkeyi sallar ama sıradan bir koalisyon hükümetinden öteye gidemedi… Bizim siyaset kurumumuzda insan kaynakları bakımından ciddi bir fakirleşme yaşanıyor ve oradaki yetersizlik ülke yönetimine yansıyor. Nitelikli insanlar yavaş yavaş siyasetten uzaklaşıyor. Ne yapacağını bilmeyen birçok insan ülke yönetiminde görev alıyor”.[/quote]
[quote font=”helvetica” font_size=”14″ align=”justified” bgcolor=”#e3f3ff” color=”#0065ad” bcolor=”#0065ad” arrow=”yes”]DİPTEKİLER: Karayolları Dairesi: Karayolları Dairesi’nin yapmadığını, Gönyeli Belediyesi yaptı. Belediye sınırları içindeki reklam tabelalarını, yeni yaptıkları düzenleme çerçevesinde kaldırdılar. Bravo Sayın Benli’ye… Geçen gün de yazmıştık, Bakanlık 1 Nisan’da kaldıracaktı. Bakan değişmiş, hükümet düşmüş olabilir. Ama ya bürokrasi? Devlette devamlılık yok ki… Adam şimdi durduk yerde iş yapıp, başına dert mi alsın. Varsın kalsın…[/quote]
































