Çok gerilere gitmeye gerek yok… Son 15 yıldaki siyasi gelişmeleri şöyle bir değerlendirsek, işlerin niye iyi gitmediğini, neden sorunlara çözüm üretemediğimizi, büyük büyük vaadlerle gelenlerin neden hüsranla ayrıldıklarını anlarız…
Ülkeyi uzun süre yöneten sağ partilerin ardından, özellikle 2000’li yıllardan itibaren sol partilerin daha doğrusu CTP’nin “büyük ortak” olduğu iktidarlar gördük…
Gelin şimdi bir bakalım, son 15 yılda hangi partiler iktidara gelmiş, ne yapmışlar, daha doğrusu ne yapamamışlar, partilerinde neler yaşamışlar…
Yıl 2001…İktidarda 8 Haziran’dan beri Derviş Eroğlu başkanlığındaki UBP-DP hükümeti.
Eroğlu hükümeti, 13 Ocak 2004 tarihinde görevi seçimlerden birinci parti olarak çıkan Mehemet Ali Talat başkanlığındaki CTP’ye devrediyor ve 15 yıl içerisinde de 17 değişik hükümetler dönemi başlıyor…
Peki bu 15 yılda, yani 2001-2016 yılları arasında kimler bizleri yönetmiş…
8 Haziran 2001 – 13 Ocak 2004… Eroğlu başkanlığındaki UBP-DP koalisyon hükümeti…
13 Ocak 2004 – 9 Ağustos 2004… Talat başkanlığındaki 1. CTP-DP koalisyon hükümeti…
9 Ağustos 2004 – 8 Mart 2005… Talat değişiklik hükümeti CTP-DP koalisyonu…
8 Mart 2005 – 26 Nisan 2005… 2. Talat CTP-DP koalisyon hükümeti…
26 Nisan 2005 – 25 Eylül 2006… 1. Soyer CTP-DP koalisyon hükümeti…
25 Eylül 2006 – 6 Haziran 2007… 2. Soyer CTP-ÖRP koalisyon hükümeti…
6 Haziran 2007 – 11 Mart 2008… 2. Soyer değişiklik CTP-ÖRP koalisyon hükümeti…
11 Mart 2008 – 4 Mayıs 2009… 3. Soyer CTP-ÖRP koalisyon hükümeti…
4 Mayıs 2009 – 17 Mayıs 2010… 8. Eroğlu hükümeti (UBP)…
17 Mayıs 2010 – 6 Nisan 2011… 1. Küçük hükümeti (UBP)…
6 Nisan 2011 – 10 Eylül 2012… Küçük değişiklik hükümeti (UBP)…
10 Eylül 2012 – 18 Eylül 2012… Küçük değişiklik hükümeti (UBP)…
18 Eylül 2012 – 13 Haziran 2013… Küçük değişiklik hükümeti (UBP)…
13 Haziran 2013 – 31 Ağustos 2013… Sibel Siber seçim hükümeti…
31 Ağustos 2013 – 3 Temmuz 2015… Yorgancıoğlu CTP-DPUG koalisyon hükümeti…
15 Temmuz 2015 – 19 Ekim 2015… Kalyoncu CTP-UBP koalisyon hükümeti…
Eminim sizler de hafızalarınızdan silmiştiniz. 15 yılda bırakın her yıl yeni bir hükümeti, birden fazla hükümet değişiklikleri ile bile karşı karşıya kalmışız…
Böylesi bir tablo karşısında, nasıl icraat yapılsın ki?
Geçen 15 yılda en uzun süreli hükümet yaklaşık 2.5 yıl ile, 2001-2004 yılları arasında Derviş Eoğlu başbakanlığındaki UBP-DP koalisyon hükümeti olmuş…
2004 yılından itibaren ise CTP’nin yaklaşık 5 yıl süreyle kesintisiz olarak yer aldığı hükümet modellerini görüyoruz. 2004 Ocak ayında iktidara gelen CTP, sırasıyla Talat, Soyer, Yorgancıoğlu ve son olarak da Kalyoncu’nun başkanlığında DP, ÖRP, DPUG ve UBP olmak üzere 5 farklı parti ile, 10 farklı hükümette yer almış..
En kısa ömürlü kabine rekoru ise, 2012 yılındaki İrsen Küçük hükümetinde yaşanmış. Küçük 10 Eylül’de ilan ettiği kabinesini, 8 gün sonra 18 Eylül’de değiştirerek bir rekora imza atmış…
Sonuç olarak bu 15 yılda gelmiş geçmiş hangi hükümetler, bu ülkenin geleceğine katkı koydular söyleyebilir misiniz?
Veya vatandaşın en çok mutlu olduğu, güven duyduğu hükümet hangi hükümetti diye sorsam cevabınız ne olurdu..?
YERİN KULAĞI VAR
SU ÖZELİNDE YENİ POLİTİKALAR: Su konusunda Türkiye ile imzalanan anlaşmanın Meclis’teki görüşmesi saatlerce sürdü. Özelde su meselesi, genelde KKTC’deki siyasetin kısırlığını ve yine bu kısır siyasetin kalkınmanın önünde bir engel olduğu gerçeğini de ortaya çıkarttı. İmza aşamasına gelene kadar hepimizi bezdirdi. Hatta hükümetin bozulmasına temel oluşturdu. Sadece o kadar mı, CTP’nin kendi içinde bir politik ayrılığı da ortaya çıkarttı. Böyle olduğumuz gibi mi kalacağız, yoksa dünyadaki örneklere bakarak kalkınmanın yolunu mu açacağız. Şimdi KKTC’deki tüm siyasi yapılar, buna göre duruş belirlemek zorunda. Özellikle CTP’nin yeni dönemde belirleyeceği politika bu ayırıma dayalı olacak…
HESAP ORTADA: HÜR-İŞ Başkanı Yakup Latifoğlu kurulacak UBP-DP hükümetinin,“Maaş ödeyebilmek adına bu protokole imza koyacaklarını” söyledi. İyi de imzalamazsa maaş ödenemeyecek, ödenemeyince de sendikalar, “nereden bulursan bul öde canım” diye ayağa kalkacak. Yani hükümetin işi, yukarı tükürse bıyık, aşağı tükürse sakal durumu. Hesap ortada…
YENİ HÜKÜMET, DİKKAT: Dikmen kökenli Rumlar, bu Pazar köydeki kilisenin avlusuna ağaç dikeceklerdi. Etkinliği iptal ettiklerini açıkladılar. Ama gerekçe ilginç, “KKTC’deki siyasi kriz”…. Rumların havadan nem kaptıkları malum… Ama bence mesele farklı, Rum yönetiminden gelen seslerle bu haberi birleştirmekte fayda var. Yeni KKTC hükümetinin çözüm karşıtı olacağı imajı yayılıyor ki, masada elleri güçlensin. Gelecek olan hükümet, bu imajla ilgili tutumunu açık ve net ortaya koymalı. Aksi olursa, hem müzakere masasını berhava eden taraf olacağız, hem de komşuluk ilişkilerinin normalleşmesi yolunda alınan mesafe de zarar görecek.
ERKEN BAŞLADI: CTP’nin iktidardan gitmesinin faturası, Genel Başkan Talat’a kesilecek gibi görünüyor. Yaklaşık 9 aylık başkanlığı döneminde bekleneni veremeyen, parti içi krizleri önleyemeyen Talat’ın, Kasım ayında yapılması beklenen kurultayda aday olup olmayacağı netlik kazanmazken, kurultayın en az iki adaylı olacağı daha şimdiden kesinleşmiş gibi…
SÖYLENTİSİ BİLE KORKUTTU: Kurulacak UBP-DP hükümetinin, “10 bin TC vatandaşını KKTC vatanadaşı yapacak” söylentileri bile Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’i tedirgin etmeye yetti. Anastasiadis’in bunu önlemek için uluslararası bir girişim başlatacağı belirtiliyor. Ortada fol yok, yumurta yok ama, bu söylentiler bile müzakere masasını etkileyeceğe benziyor…
HER ŞEY BAKANLIK İÇİN: Toplumun şiddetle karşı çıktığı kitlesel vatandaşlık verme ihtimali, Ersin Tatar tarafından savunuluyor. Nüfusa ihtiyacımız varmış… Bu ülkenin demografik yapısının bozulmuş olmasından da rahatsız değil anlaşılan. Ama sebep başka, bir yerlere mesajlar yolluyor. Hani pazarlık masası daha kapanmadı ya…
[quote font=”helvetica” font_size=”14″ align=”justified” bgcolor=”#cfebff” color=”#0065ad” bcolor=”#0065ad” arrow=”yes”]ZİRVEDEKİLER: Ayyorgililerin Eylemi: Karaoğlanoğlu (Ayyorgi) köylüleri, futbol sahası ve balıkçı barınağının birilerine peşkeş verilmesinden endişeliymişler. Bu amaçla bir eylem planlamışlar. Örgütlenmek, birlikte hareket etmek için bir başlangıç olacak. Belki bu mücadele bölgenin can alıcı diğer sorunları için de devam eder. Mesela böyle bir turistik bölgeye hala ulaşamayan kanalizasyon şebekesi, mesela dolmuşların yarattığı terör, mesela çok yıldızlı otellerin kış ayları boyunca göz göre göre denize döktükleri atıklar, sahillerde belediyenin her nedense görmezden geldiği kaçak yapılaşmalar ve daha niceleri…[/quote]
[quote font=”helvetica” font_size=”14″ align=”justified” bgcolor=”#cfebff” color=”#0065ad” bcolor=”#0065ad” arrow=”yes”]DİPTEKİLER: Siyasetten Çekilmeyi Bilmemek: Büyük ideallerle siyaset yaparsınız. Ayrılır, tekrar dönersiniz. Size defalarca şans verilir, kullanamazsınız. Kağıt üzerinde belki söyledikleriniz güzeldir de, ya reklamdırlar ya da başaracak kapasiteniz yoktur. Hayatın tüm alanlarında, başarısızlık halinde insanlar yeni kararlar almayı düşünür, başarısız oldukları alandan çekilirler. Neden siyasette bu yoktur? Neden zorla sandıkta bırakılana kadar asılır ki insanlar politikaya…?[/quote]
































