Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Spor

“Ölüm” kalbin önemini ortaya çıkardı

ELİGÖN: FUTBOLU BIRAKMAMA NEDEN OLDU:
Türk Ocağı futbolcusu Burak Eligön’ün futbolu bırakması ile ilgili olarak, “Sağlık durumumun ciddiyetini idrak etmeme rağmen, futbolu hayat biçimi olarak kabul etmem, bu önemli tehlikeyi göz ardı etmeme neden oldu” diyen Burak, “Ancak Denizli Spor Kulübü ile idmanlara çıkan Ogün Gören’in vefatı, bu ciddi sorunumu yeni baştan değerlendirmeme neden oldu. Ve futbolu bırakma kararı aldım. Havadis aracılığı ile benim gibi kalp sorunu olan, fakat bunu göz ardı ederek futbol yaşantısını devam ettiren sporcu kardeşlerime sesleniyorum. Hiçbir şey, sağlığınızdan daha önemli değildir” ifadelerini kullandı

TÜRK: ANADAN DOĞMA OLUŞU TESELLİM:
Futbolu bırakma kararı alan bir başka futbolcu Hüseyin Türk, “Prof. Dr. Özden Özen, yarışma sporlarından uzak durmamı, ağır işlerden kaçınmamı, beslenme ve uykuma dikkat etmemi tavsiye etti. Bu arada futbol oynamam sırasında göğse gelecek her hangi bir darbeden, zarar görebileceğimi vurguladı. Sorunun, sonradan meydana gelmiş olması, doğuştan olmasından, futbolu mutlak bırakmamı gerektirecek düzeyde tehlikeli. Anadan doğma oluşu, bir yerde de ‘tesellim’ oluyor. Şu anda antrenmanlara katılmıyorum ve kararımı, yaklaşan kontrol tarihinde ortaya çıkacak sonuçlara göre kesin olarak vereceğim” dedi

GÜLMEZ: SAĞLIK MUAYENESİ SADECE LİSANS ALMAK İÇİN DEĞİLDİR:
Futbol Federasyonu’nun bu girişiminin, KKTC tarihinde bir ilk olduğunu belirten başhekim Gülmez,  futbolcu Ogün Gören’in vefatının, sağlık raporunun önemini bir kere daha gündeme getirdiğini söyledi. Bu suretle, sporcuların sağlık kontrolünün ne kadar önemli ve bunun sadece lisans alabilmek için gündeme gelen bir prosedür değil, sporcunun sağlığını korumak için yapılan bir uygulanma olduğunun ortaya çıktığını dile getirdi.

Coşkun KUTAY

Denizli ile idmanlara çıkan genç futbolcu Ogün Güren’in geçirdiği kalp rahatsızlığı sonucu vefat etmesi, spor camiasında bomba tesiri yaratırken, her türlü imkana sahip Türkiye Süper Lig takımlarından Antalyaspor futbolcusu Mehmet Sedef’in de maç sonrasında kalp krizi geçirmesi, tüm dikkatlerin futbolcu sağlığına odaklanmasına neden oldu.
Nitekim, Futbol Federasyonu Sağlık Sponsoru “Kolan British Hospital’in” üç ay sonra kontrolden geçmesi şartı ile futbol oynamasına “onay” verdiği futbolculardan Türk Ocağı kalecisi Burak Eligön futbolu bıraktı. Düzkaya futbolcusu Hüseyin Türk,  kontrol tarihine kadar antrenmanlarına katılmama kararı aldı. Ayrıca, bu yönlü şikayetlerinin farkında olan bazı futbolcular da, “tedirgin” bir bekleyişin içine girdi.
Havadis, rahatsızlıklarının ve içinde bulundukları durumun boyutları ile ilgili olarak Türk Ocağı futbolcusu Burak Eligön ve Düzkaya futbolcusu Hüseyin Türk ile görüştü. Ayrıca, Kolan British Hospital Başhekimi, Kalp ve Damar Cerrahı Op. Dr. Harun Gülmez ile görüş alışverişinde bulundu.

Burak Eligön: Kalbim ile ilgili sorunum olduğunu bilmiyordum
Konuşmasının başında, Lefkoşa 1992 doğumlu olduğunu belirten Türk Ocağı futbol takımı kalecisi Burak Eligön; 2005-06 sezonunda futbola başladığını ve Pınarbaşı, Denizli, Girne Halk Evi ve Türk Ocağı takımlarında futbol oynadığını dile getirdi. Eligön konuşmasının devamında, rahatsızlığı ile ilgili olarak gündeme gelen gelişmeleri şöyle ifade etti: 2013-14 sezonu başına kadar, kalbim ile ilgili bir sorunumun olduğunu bilmiyordum. Türk Ocağı’na lisans çıkartabilmem için yapılan rutin sağlık kontrolünde, futbol oynamamın sakıncalı olduğu belirtildi, ancak ilgili hastane (Kolan British) kardiyoloji bölümünde 3 ayda bir kontrol olmak kaydı ile futbol oynamama müsaade edildi.

“Hiçbir şey, sağlığınızdan daha önemli değildir”
“Sağlık durumumun ciddiyetini idrak etmeme rağmen, futbolu hayat biçimi olarak kabul etmem, bu önemli tehlikeyi göz ardı etmeme neden oldu” diyen Burak Eligön, “Ancak 15 Kasım Cuma akşamı, Denizli Spor Kulübü ile idmanlara çıkan Ogün Gören’in vefatı, bu ciddi sorunumu yeni baştan değerlendirmeme neden oldu. Ve futbolu bırakma kararı aldım. Havadis aracılığı ile benim gibi kalp sorunu olan, fakat bunu göz ardı ederek futbol yaşantısını devam ettiren sporcu kardeşlerime sesleniyorum. Hiçbir şey, sağlığınızdan daha önemli değildir” ifadelerini kullandı.

Hüseyin Türk: Kalp kapağımda “sızıntı” var
1993 Girne doğumlu olduğunu ve 6 yaşından bu yana Düzkaya’da futbol oynadığını belirten Hüseyin Türk, sağlık sorunu ile ilgili gündeme gelen gelişmeleri şu şekilde dile getirdi: “2013-14 futbol sezonuyla alakalı, Kolan Hastanesi’nde yapılan sağlık kontrolüne kadar, kalp sorunumun olduğunu bilmiyordum. Yapılan kontrollerde, üç kalp kapağından ikisinin, doğuştan birbirine yapışık olduğu ortaya çıktı. Bu nedenle açılıp kapanması sırasında, kapakların tam kapanmadığı ve bu nedenle de ‘sızıntı’ meydana geldiği saptandı. Alınan EKO ve yapılan kan ve akciğer testlerinden sonra, üç ay sonra kontrole gelmem kaydı ile futbol oynamama izin verildi.”

“Kesinlikle oynayamazsın veya oynayabilirsin denilmedi”
“Kendimi tatmin etmek için, Girne Akçiçek Hastanesi’nde Dr. Levent Beye muayene oldum. EKO-EFOR testleri yapıldı. Kan örnekleri alındı ve 2 sporcunun da benzer rahatsızlığı olması nedeniyle, Almanya ve İngiltere’den de görüş alındı” diyen Hüseyin Türk, “Sonuçta bana, kesinlikle futbol ‘oynamayacaksın’ denilmedi. Ancak, ‘oynayacaksın da’ denilmedi. Ancak, yapılan testlerin ‘olumlu’ olduğu şifahi olarak belirtildi.  Düzkaya Kulübü Başkanı Mehmet Hulusioğlu’nun isteği üzerine İstanbul-Cerrahpaşa’da da kontrolden geçtim ve sadece EKO çekildi. Prof. Dr. Özden Özen, yarışma sporlarından uzak durmamı, ağır işlerden kaçınmamı, beslenme ve uykuma dikkat etmemi tavsiye etti. Bu arada futbol oynamam sırasında göğse gelecek her hangi bir darbeden, zarar görebileceğimi vurguladı. Yapılan kontrollerden sonra şu kanaate sahip oldum. Sorunun, sonradan meydana gelmiş olması, doğuştan olmasından, futbolu mutlak bırakmamı gerektirecek düzeyde tehlikeli. Anadan doğma oluşu, bir yerde de ‘tesellim’ oluyor. Şu anda antrenmanlara katılmıyorum ve kararımı, yaklaşan kontrol tarihinde ortaya çıkacak sonuçlara göre kesin olarak vereceğim” ifadelerini kullandı.

Op. Dr. Harun Gülmez: Sağlık muayenesi sadece lisans almak için değildir
Futbolcu Ogün Güren’in vefatı sonrasında, kalp sorunu olan Türk Ocağı kalecisi Burak Eligön ve Düzkaya futbolcusu Hüseyin Türk’ün futbolu bırakmaları, bir yerde de dikkatlerin, 2013-14 futbol sezonu sağlık raporlarının düzenleyicisi konumundaki Futbol Federasyonu Sağlık Sponsoru Kolan British Hospital’in üzerine çevrilmesine neden oldu. Havadis, Kolan British Hospital Başhekimi Kalp ve Damar Cerrahı Op. Dr. Harun Gülmez ile, Futbol Federasyonu Sağlık Sponsorluğu süreci hakkında görüş alışverişinde bulundu. Başhekim Op.Dr. Harun Gülmez konuşmanın sonunda, futbolcu Ogün Güren’in ölümü üzerine, sporda ani ölüm vakalarının önlenmesi açısından, kamuoyu, sporcular, antrenörler ve yöneticilerin bilgilendirilmesi ile ilgili açıklamada bulundu.   

Kolan, sporcu sağlığının korunması adına sponsor oldu
Op. Dr. Harun Gülmez konuşmasının başında, Futbol Federasyonu Sağlık Sponsorluğu sürecine değindi ve Futbol Federasyonu’na sağlık sponsoru olmaları ile ilgili sürecin, Kolan’da aktif spor yapan personellerinin, mensubu oldukları kulüplerine vermek zorunda oldukları, “sağlık raporunun” taraflarınca düzenlenmesi ile başladığını belirtti.  Ve bu suretle kulüplere, sağlık raporu tanzimine başladıklarını dile getirdi.  Bu arada kulüplere, profesyonel düzeyde aktif spor yapan sporcularda, sadece fiziki muayene ile tespit edilemeyen, özellikle kalp rahatsızlıkların, ancak EKO ve EFOR testi ile tespit edilebilineceğini, hatta gerekli görülmesi halinde, daha ileri tetkiklerin de yapılmasının gerektiğini belirttiklerini vurguladı.

“Bin 400 sporcunun sağlık taraması yapıldı”
Kulüpler Birliği, Futbolcular Derneği ve Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Sertoğlu ile yapılan görüşmeler sonrasında, sporcu sağlığının korunması adına birlikteliğin sağlanması gerektiğinin ortaya çıktığını ifade eden Gülmez, bu suretle Kolan British Hospital’in, Futbol Federasyonu Sağlık Sponsorluğunu üstlendiğini söyledi. Ve bu süreç içerisinde, bin 400 sporcu sağlık taramasının yapıldığını dile getirdi. Harun Gülmez ayrıca, sporun sağlık için ne kadar önemli olduğunu gündeme getirmeyi, sağlık için spor yaparken, her birey için kondisyon ve efor limitlerinin zorlanabilineceği hedefi belirtmeyi de, “hedef” olarak koyduklarını vurguladı.

“Ölüm, sağlık raporunun önemini ortaya çıkarttı”
Futbol Federasyonu’nun bu girişiminin, KKTC tarihinde bir ilk olduğunu belirten Başhekim Gülmez, futbolcu Ogün Gören’in vefatının, sağlık raporunun önemini bir kere daha gündeme getirdiğini söyledi. Bu suretle, sporcuların sağlık kontrolünün ne kadar önemli ve bunun sadece lisans alabilmek için gündeme gelen bir prosedür değil, sporcunun sağlığını korumak için yapılan bir uygulanma olduğunun ortaya çıktığını dile getirdi.

Sporcu sağlık merkezi kuruluyor
Op. Dr. Harun Gülmez konuşmasının devamında, sağlık raporlarının tanzimi ile ilgili önerilerde bulundu ve raporların 1 yıllık değil, ihtiyaç duyulduğu her an aktif sporcular için tanzim edilebilmesinin önemini dile getirdi. Gülmez ayrıca, bu husus ile ilgili sporcu sağlık merkezi ünitesini gündeme getireceklerini ve bu ünitede;  genel sağlık, beslenme, ortopedik ve fiziksel rahatsızlıklar ve kalple ilgili problemlerin birlikte değerlendirildiği birimlerin bulunacağını belirtti. Başhekim Op. Dr. Harun Gülmez konuşmasının sonunda, kalp rahatsızlığından ölen futbolcu Ogün Güren ve sporda ani ölüm vakalarının önlenmesi açısından; kamuoyunun bilgilendirilmesi ile ilgili olarak şu açıklamayı yaptı:
“Futbol antrenmanı sonrasında 19 yaşındaki Ogün Güren isimli sporcunun ölümü üzerine, sporda ani ölüm konusu yeniden gündeme geldi. Sporda ani ölüm vakalarının önlenmesi açısından; kamuoyunun, sporcuların, antrenörlerin ve yöneticilerin bilgilendirilmesinin önem taşıdığını düşünmekteyiz.
Sportif aktivite sırasında yaşanan ani ölümlerin büyük kısmı kalp kökenlidir. Sporcularda ani kardiyak ölüm oranı, değişik istatistik kaynaklarına göre, 1/100.000 ile 1/10.000 arasında değişmektedir. Bu çok yüksek bir oran olmamakla birlikte genç yaşlarda ölümlerin olması ya da naklen yayınlar sırasında üst düzeyde sporcuların izleyicilerin gözleri önünde ölmesi konunun daha trajik olarak algılanmasına yol açmaktadır.
Yapılan geniş çaplı bir araştırmalarda ani kardiyak ölümlerden sorumlu patolojilerin sıklık sırası; hipertrofik kardiyomiyopati, koroner anomali, aort rüptürü, sol anterior inen koroner arter anomalisi, aort stenozu, aritmojenik sağ ventrikül displazisi, dilate kardiyomiyopati, miyokardit, koroner arter hastalığı, mitral valv prolapsusu ve kardiyak dışı nedenler olarak bulunmuştur.
30 yaş altında ani ölümlerde hipertrofik kardiyomiyopati ilk sırada yer alırken, 30 yaş üzerinde koroner arterlerin anomalileri ve arteriosklerotik kalp patolojileri ilk sırada yer almaktadır.
Sigara kullananlar, şeker hastalığı, hipertansiyon, kolesterol ve trigliserid yüksekliği, doğumsal kalp rahatsızlığı olan sporcular, egzersiz sırasında ya da sonrasında bayılma, baş dönmesi ve göğüs ağrısı şikayeti olan sporcular ile ailesinde ya da yakın akrabalarında kalp problemine bağlı ölüm ya da 50 yaşından önce ani ölüm vakası olan sporcular risk altındadır.
Spora yeni başlayanlarda, sezon öncesi dönemde ve özellikle 35 yaşın üzerindeki sporcularda mutlaka sporcu muayenesi yapılması gerekir. Sporda ani ölüm vakalarını önlenebilmesi için bu taramaların yapılması faydalıdır. Sporcu muayenesinde ilk adım hastalık hikayesi alarak risk faktörlerinin belirlenmesi, fizik muayene, tam kan ve rutin biyokimyasal tetkikler, akciğer grafisi ve kalp elektrosu (EKG) çekilmesidir. Hipertrofik kardiyomiyopatiyi belirlemede en önemli tetkik EKO' dur. İlk adımda ciddi bir problem tespit edilen sporcularda ve riskli grupta; EKO ve Eforlu EKG tetkiklerinin yapılmasını gereklidir. Yapılan muayene tetkiklerde patolojik değişiklikler saptanması durumunda, holter, MR, miyokart perfüzyon sintigrafisi, koroner anjiyografi, elektro fizyolojik çalışma ve genetik araştırma yapılarak sorunun nedenleri aydınlatılmaya çalışılır.