Bu hafta yalnızca, G-20 ülkelerince Türkiye’de, ve Türkiye’nin Başkanlığında gerçekleştirilmekte olan toplantılara, ve içeriğine değinecektim.
Ancak bu konuya geçmeden önce ve çok daha önemli, Türkiye’nin doğusunda gerçekleşen PKK saldırıları ile arka arkaya toplu olarak asker ve polislere yönelik terörde, şehit edilen çok sayıdaki asker ve polis, genç fidanların cenazeleri, anaların olduğu kadar milletimizin hepimizin yüreklerini yaktı. Dolayısıyla, her türlü sorunlar gözümde -ki yalnız benim değil genelde her vatandaşın, insanlık ve vicdan taşıyan herkesin gözünde- ikinci plana düştü. Dolayısıyla bu hafta yaşadığımız korkunç terör hareketleri ve Türkiye içinde terörü genişletme ve yayma eğilimi, bölücülük hareketlerinin hızlanmasının yarattığı üzüntü ve endişeler beni öncelikle duygularımı paylaşmaya sevketti. Evlatların acımasızca şehit edilmelerinin verdiği elem kadar, Türkiye’mizin içine düşürülmek istendiği kargaşa ortamını yaratmak ve iç huzursuzluklarla ülkeyi belirsiz bir rotaya çekmek isteyen bazı dış güçlerin terörü tırmandırmaları, ve bu durumda iken içteki siyasi partilerin anlaşmazlıklarının devam etmesi, insanı daha da endişe ve elemlere sürüklemektedir. Siyasi liderlerin tümü ve halk tarafından seçilerek Meclise gönderilen tüm siyasi partilerin bu manzara karşısında hemen birleşerek vatanın bütünlüğü ve geleceği için tek yürek olmaları beklenmektedir. Hiçbir konu, ülkenin bütünlüğü ve ülke insanlarının huzuru, barışı ve birlik ve beraberliğinden daha önemli değildir. Farklı görüşlerin ertelenerek ve siyasi partilerin seçim kaygılarından sıyrılarak halkın birlikte kucaklanması gerekir.
Türkiye’nin orta doğuda bir güç olmasını hazmedemeyen ve bu bölücülük ve çatışma ortamlarını tezgâhlayan, silah ve güç yarışı için bölge halkını ve bölgeyi ateş alanı, felaket alanı haline getiren güçlere karşı, silah tüccarlarına, insan tacirlerine karşı, tüm siyasi partiler lütfen birleşerek Türkiye’yi ateş çemberine almak isteyenlerin gayretlerini boşa çıkarın.
Orta doğuda da bitmez tükenmez bir şekilde 30 yıldan beri başlatılan çatışmalar ve son yıllarda da demokrasi getirilecek gerekçesiyle,- güç ve menfaat paylaşımı için- bu ülkelerde insanlık dramı yaşanmaktadır. Ülkelerinden kaçarak denizlerde telef olan masum insanların felaketi devam ettirilmektedir. Mağdur olan milyonlarca mülteciye Türkiye kaç yıldan beri kapılarını açmış, ekmeğini paylaşmıştır. Uzun zamandır yaşanan denizlerdeki insanlık dramı, küçücük bedenlerin sahile vuruşlarından sonra sonunda batı dünyasını uyandırdı. Ancak doğu Arap ve diğer ülkelerin hiçbir acıma duygusu ve sorumluluk duymadan, halâ seyirci olmasının verdiği ibretler, ülkemiz insanlarını da fazlasıyla üzmüş ve sarsmıştır. Arkasından özellikle bu hafta Türkiye’de başlatılan terör olayları ile vatan çocuklarının şehit edilmeleri, analar, aileler ve tüm milleti ve halkı, acılarıyla yasa boğmuş, travma yaşatmıştır.
Normal zamanda Siyasetçilerin fikir mücadelesi doğaldır. Ancak şimdi Gün birleşme günüdür. Daha iyi günlere dönülmesi, uzlaşı kültürü benimsenmesiyle olur, ve bu ancak ülkelerin siyasi liderlerinin işbirliği ile yapılabilir ve olacağına da inanıyoruz. Türkiye köklü, asırların devlet deneyimi ile bu badireyi de atlatacak ve çatışmaları durduracaktır. Buna da inanıyoruz.
2- Türkiye’de G-20 , B-20 Toplantıları,
Bu hafta Türkiye’de G-20 , B-20 toplantıları ekonomik olay olarak en önemli bir olaydı. Dünya GSYIH’sının % 85’ini teşkil eden G-20 ülkelerinin dönem Başkanı olarak Türkiye’de yapılan toplantıların 3.cü yılında, Türkiye’nin önerileri ile yeni başlıklar gündeme girerek bu konularda karalar alındı ve çalışmalar başlatıldı. Sayın Babacan'ın açılış konuşmasıyla ve diğer katılımcıların katkıları ve sunuşlarından, yapılmakta olan toplantıların ana konularını özetlersek, önemli ekonomik, kurumsal, KOBİ, Kadın, Enerji, Çalışma konularında çeşitli aşamalar için çalışmaların başlatıldığı ve devam edeceği anlaşılmaktadır. Çünkü bu toplantıların bu ay devam edeceği ayrıca periyodik toplantıların yapılacağı görülmektedir. B-20 Maliye Bakanları, Merkez Bankaları Başkanları, Odalar, İMF,OECD temsilcilerinden sonra bu şimdiki toplantı serisinde L-20 (Labour), bilahare E-20 Enerji Bakanları ve T-20 (Think Twenty) bu ülkelerin düşünce kuruluşlarının bir araya getirilerek boşlukların doldurulmasına vesile olacak, çok yönlü bakış açılarını geliştirecek önemli bir gelişmedir.
Sayın Babacan konuşmasında Türkiye’nin önceliklerinin; kapsayıcılık, uygulama ve yatırım 3 başlık olduğunu vurgulamıştır. Her ülke içinde herkesi, farklı kesimleri kucaklayan, kapsayan ve herksin refah seviyesini yükselten politikaların geliştirilmesi.
Kapsayıcılıkta, KOBİ’lerin ön plana alınması. Gerek bankacılık gerek vergi, ticaret diğer alanlarda büyük şirketlerin bulunduğu alanlara bu zincire KOBİ’ler nasıl dahil edilecek? Onlar tartışılıp çare ve önlem alınacak. Ve şimdi G-20 ülkeleri Ticaret odaları, Odalar ve Borsa Birliklerinin de dahil olduğu, tüm dünya KOBİ’lerini birleştirecek bir kuruluşun oluşturulması ve KOBİ’lerin de dünyada seslerini duyurmalarının ve mekanizmalara katılımlarının sağlanması çalışmaları başlatıldı. Türkiye’nin önerisi ile.
Yine W-20 Kadın, kapsayıcılık kapsamında G-20 ülkelerinin kadın örgütlerinin bir araya getirilmesi çalışmaları başlatıldı. Özellikle kadınların hem işgücüne katılım oranlarının arttırılması hem de istihdam oranının yükseltilmesi , sosyal haklarının düzenlenmesine yönelik çalışmalar planlanıyor. Bu başlık da Türkiye tarafından önerilen bir çalışma konusu olduğu açıklandı.
Bir de uygulamaları izleyecek mekanizma kurulmasına karar verildi. G-20, İMF ve OECD ile yapılan bir çalışma suretiyle reform sürecinin takibinin yapılacağı ifade edilmektedir.
Üçüncü önemli konu, Yatırımlar. Bu konuda çeşitli nedenlerle özel veya kamu yatırımlarının yapılamaması dolayısıyla, kamu-özel ortaklığı projesinin standartlaştırılma çalışmalarının yapılması ve sağlam hukuki çerçeveye oturtulması öngörülüyor. Dünya Bankasının da projelerin bu standartlara uyup uymadığıyla ilgili akreditasyon mekanizmasını kurması, bu şekilde tüm dünyada yatırımcılarca, projelerin bu standartlar sayesinde kolay anlaşılmasının sağlanması düşünülüyor.
Önemli kararlar ve bu kararlar, gün be gün ekonomik, mali, yatırım konuları ile enerji, kadın hakları, çalışma ve diğer konularda gittikçe küreselleşme ve standartlaşmanın geliştirilmesine doğru atılan adımlardır.

Önceki Haber
Sonraki Haber

























