Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Avrupa Birliği ve yolsuzluk

Avrupa Birliği üyesi olmak her derde deva mıdır? Örneğin, üye olmak otomatik olarak yolsuzluk oranının bir ülkede düşeceği anlamına gelir mi? Yeni katılan üyeler rüşvet alma ve benzeri yolsuzluk konularında o ana kadar üye olan ülkelerden daha kötü durumdaysa, bu yeni üyeler eskilerin de daha çok yolsuzluk yapmalarına sebep olur mu? Bir başka deyişle, kötüler iyileri mi yoksa iyiler kötüleri mi kendilerine benzetirler?
* * *
Uluslararası ilişkiler, özellikle uluslararası kuruluşlar üzerine çalışma yapanlar,  AB üyeliği için takip edilen uyum sürecinin yeni üyelere gerekli teşvikleri verdiğini ve Avrupa Birliği’nin kural ve normlarını adapte etmeleri için gerekli sosyalleşmeyi sağladığını iddia etmektedirler. Uzmanlar arasında AB’nin bunu yaparken de diğer uluslararası kuruluşların aksine son derece etkili olduğu kanısı yaygındır.
* * *
Yakında baskıya gidecek olan “Yolsuzluğun kendine özgü dinamikleri” adlı kitabımda ve daha önce bu konuda yayınlamış olduğum akademik makalelerimde bu sorulara cevap aradım.
* * *
Özet olarak vardığım sonuçlar şunlar: Birincisi, AB’ye üye olmak yolsuzluk konusunda pek işe yaramıyor. En azından üyelikten kısa bir süre sonra sihirli bir değnek dokunuşu etkisi olmuyor. Örneğin, 2004 genişlemesinden sonra üye olan ülkeler arasındaki farklılıklar devam ediyor. Estonya ve Slovenya’nın ortalama yolsuzluk skorları hem üyelik öncesindeki beş yılda hem de üyelik sonrası beş yılda diğer yeni üyelerden çok daha yüksek. Diğer tarafta ise, üyelik öncesi dönemde en kötü skorları olan, en çok yolsuzluk olduğu düşünülen Bulgaristan ve Romanya, üyelik sonrası dönemde de yine en kötüler. Daha da önemlisi, hem en iyiler hem de en kötüler diğerleri ile olan aralarındaki mesafeyi koruyorlar. Bir başka deyişle üyelik sonrası kimse birbirine yanaşmıyor. Hatta Bulgaristan diğerlerinden uzaklaşıyor. İkincisi ki esas kaygı verici olan belki de bu, uzun dönemden beri üye olan eski üyeler arasında da benzeri bir durum söz konusu: Yolsuzluk skorları en kötü olan Yunanistan ve İtalya; en iyi olanlar ise Danimarka ve Finlandiya. İyiler ve kötüler arasındaki mesafe bu eski üyeler arasında da zaman içinde kapanmıyor. AB’nin kural ve normlarına uyulması için gerçekleşen sosyalleşme beklenen yakınlaşmaya yol açmıyor. İşin kötüsü, yeni üye olan ülkelerde yolsuzluk eskilerden daha yüksek olduğu için de zaman içinde AB yolsuzluğun daha yüksek olduğu bir birlik olarak karşımıza çıkıyor.