Amerikan Doları’na ne olacak? Diğer ülkelerin para birimleri karşısında değer kazanmaya devam edecek mi? Yoksa değer mi kaybedecek? Döviz kurlarının belirlenmesinde ülkelerin para ve mali politikalarının nasıl rol oynadığına, işin teknik yönüne fazla girmeden özet olarak şunu söyleyebiliriz: Amerikan ekonomisinin nasıl seyrettiği Amerikan Doları’na ne olacağını belirleyen en önemli faktör.
* * *
Bilindiği gibi, son beş altı yıldır Amerikan Merkez Bankası (yani Federal Rezerv) ekonominin içinde bulunduğu durgunluktan çıkması için piyasaya aktif bir şekilde para sürüyor. Bunu büyük miktarlarda Amerikan devlet tahvilleri alarak yapıyor. Hedef, bankalar ve diğer finansal kuruluşların elindeki para miktarını artırmak ve bu kuruluşlar vasıtasıyla bu paranın Amerikan ekonomisine sokulup, iş yapmanın finansmanını kolaylaştırarak fiyatını düşürmek. Böyle yapmakla ekonomik aktivitelerin teşvik edilip artırılması ve dolayısıyla ekonominin canlanıp durgunluktan çıkması bekleniyor.
* * *
Bir süre önce Amerikan Merkez Bankası Başkanı Bernanke’nin yaptığı açıklama ile Amerikan ekonomisinin büyümesi için bu müdahaleye yakında gerek kalmayacağı sinyali verilmişti. Bu açıklama sonunda da diğer ülkelerin paraları karşısında Amerikan doları hızla değer kazanmaya başlamıştı. Bu artış özellikle de yükselen ekonomiler denilen, Hindistan ve Türkiye gibi ülkelerin paraları karşısında olmuştu. Nedeni Amerikan Merkez Bankası’nın piyasaya sürdüğü dolarların çoğunun, bu ülkelere portföy yatırımı olarak gittiği ve dolar arzının düşmesi ile giden dolarların azalacağı hatta bu ana kadar gitmiş olan paranın geri döneceğinin düşünülmesiydi.
* * *
Gelin görün ki geçtiğimiz hafta içinde açıklanan rakamlar, Amerikan Merkez Bankası’nın beklenildiği gibi yakın bir gelecekte genişlemeci para politikasını sonlandırıp sonlandırmayacağı konusunun net olmadığını gösteriyor. Niye mi? Çünkü ekonomik harcamaların dörtte üçünü yapan tüketiciler, Eylül ayı içinde harcamalarını beklenilenin çok altında gerçekleştirmişler. Amerikalılar alış veriş yapmak yerine, var olan borçlarını ödemeyi yeğlemişler. Yüzde 0,5 artması beklenen perakende satışlar sadece % 0,2 yükselmiş. Bunun yanında, 2013 yılının ilk sekiz ayında ekonomik büyümenin lokomotifi olan inşaat sektöründe kullanılan malzeme satışları % 1 düşmüş.
* * *
Ekonomik analistler inşaat sektöründeki yavaşlamayı ve özellikle de tüketicilerin beklenenden daha az harcamalarını endişe verici gelişmeler olarak görüyorlar. Amerikan ekonomisinin düze çıkmasının belki de biraz daha zaman alabileceğini düşünüyorlar. Bu gelişmeler Amerikan Merkez Bankası’nın para politikasının ve dolayısıyla doların diğer paralar karşısındaki değerinin ne olacağını kestirmeyi zorlaştırıyor. Özet olarak döviz kurlarında büyük iniş çıkışların olacağı bir döneme giriyor olabiliriz. Bu yüzden her zamankinden daha temkinli davranmakta fayda var diye düşünüyorum.
































