Bir ülkede yatırımların sağlıklı bir şekilde yapılması ve planlanması için Ülkesel Fiziki Plan ve bölgesel planlar mutlaka yapılmalıdır.
KKTC’de de bölgesel imar planları yapılmış fakat bütün planların anası olan Ülkesel Fiziki Plan henüz daha tamamlanamamıştır. Tamamlanma çalışmaları hızlı bir şekilde devam etmektedir. Umarım kısa bir sürede tamamlanıp, yürürlüğe girer. Ülkede yapılacak bütün fiziki gelişmeler ve ilgili yasalar Ülkesel Fiziki Plan’la uyumlu olmak zorundadır.
Yapılan bütün gelişim planları, Emirnameler ve Yasalar hem çevreyi korumalı hem de ülkenin yatırım iklimini de gözeterek sürdürülebilir kalkınmaya ivme kazandırmalıdır.
Bu bağlamda bugün sizlere Yeni Çevre Yasası ile ilgili bir konudan bahsetmek istiyorum. 2012 yılında yasallaşan 18/2012 Sayılı Yeni Çevre Yasası’nda Sanayi Yatırımlarında sıkıntı yaratabilecek bir madde bulunmaktadır. Bahse konu maddede; “Sanayi faaliyetlerinin ilan edilmiş ve/veya ilan edilecek Organize Sanayi Bölgelerinde yapılmasına izin verilmektedir” denilmektedir.
Şimdi, konuya objektif olarak ve normal şartlarda hayat sürülen ülkeler göz önünde bulundurularak bakıldığı zaman, son derece doğru bir uygulama olarak değerlendirebilir ve bunu da destekleyebiliriz. Ancak KKTC gibi olağanüstü şartlarda varlığını sürdüren bir ülkede yeterli ölçüde ve miktarda ihtiyaca cevap veren sanayi bölgeleri maalesef yoktur. Mevcut olan sanayi bölgeleri dolmuş durumdadır. Yakın zamanda da yeni sanayi bölgelerinin altyapılarının tamamlanarak açılması ülkemizin ekonomik şartları gereği zor görülmektedir.
Bütün bu gözle görülür fotoğraf ortada dururken, sanayi yatırımı yapacak olan yatırımcılara, senin yatırımın sanayi bölgesinde değil deyip, yatırıma izin vermemek haksızlık yaratmaktadır.
Devlet olarak, yatırımcı bizden sanayi bölgesinde yer istediği zaman yer yok diye veremiyorsak, sanayi bölgesi dışında yatırım yapmak isteyen vatandaşlarımıza da imar mevzuatına, ÇED raporlarına ve diğer yasal mevzuatlara uygun olması şartı ile yatırım izni verebilmeliyiz. Bunu yapmadığımız takdirde, hem yatırımcılara hem de ülkenin ekonomik hayatının gelişmesine haksızlık yapmış olacağız. Yatırımcı bireysel olarak ekonomik kayba uğrayacak, ülke ekonomisi ve istihdamda büyüyüp, gelişemeyecektir.
Bütün bu bilgiler ışığında, ülke gerçekleriyle bağdaşmayan Çevre Yasası’ndaki bu kısıtlayıcı uygulamanın biran önce revize edilmesi ve ortaya çıkan haksızlığın giderilmesi gerekmektedir. Sanayi yatırımları önündeki bu engel kalkmalıdır.
KKTC’de her bölgede ihtiyaca cevap verecek organize sanayi bölgeleri yapılıp tamamlandığı zaman, zaten her vatandaş sanayi yatırımlarını bu bölgelerde yapmak isteyecektir. Çünkü altyapısı tamamlanmış, elektrik, su, telefon, kanalizasyon, internet yatırımları gerçekleşmiş Organize Sanayi Bölgeleri, yatırımcılar için bulunmaz bir nimet olarak görülmektedir. Bu bölgelerde yatırımcıların yatırım maliyetleri diğer bölgeler göre daha düşük oranlarda gerçekleşmektedir. Altyapı yatırımları en pahalı yatırımlar olduğu için yatırımcıların bireysel olarak rahatlıkla başa çıkacağı yatırımlar değildir.
Yapılması gereken ilk iş, Çevre Yasası’ndaki bahse konu sorunu gidermek olmalıdır. Bu sorunu giderirken de, mali imkanlar çerçevesinde mevcut organize sanayi bölgelerinin kapasitelerini artırmak ve ileride yapılması düşünülen sanayi bölgelerini resmen ilan etmek öncelikli hedef olarak belirlenmelidir.
































