Ülkemizde krediye ulaşmakta yaşanan sıkıntılar ve kredi maliyetlerinin yüksek olması, reel sektörü olumsuz yönde etkilemektedir. Bugünkü yazımda, KKTC’de, Türkiye’ye göre daha yüksek olan kredi faiz oranlarının düşürülmesi için neler yapılması gerektiğini, bankacılık sektöründe yetkili kişi ve kurumlarla yaptığım temaslar neticesinde edindiğim bilgileri, kendi bilgilerimle de harmanlayarak, atılması gereken adımları sizlerle paylaşmaya çalışacağım.
Reel sektörün ve vatandaşların, daha düşük oranlarda, kısa sürede ve düzenli olarak, ihtiyacı olan kredilere ulaşması, ekonominin gelişmesi açısından elzemdir.
Öncelikle, bankacılık sektöründe yasal altyapı süratle tamamlanmalıdır. Bunun için, Bankacılık Yasası, Faiz Yasası, Kredi Kartı Yasası bir an önce yasallaşmalı, İcra sistemi güçlendirilmeli ve hızlandırılmalı, Poliçeler Yasası revize edilmelidir. Bunun yanında Leasing, Faktoring Yasaları’nın uygulanması yaygınlaştırılmalıdır.
Yeni Bankacılık Yasası’nda, mevcut ve yeni kurulacak bankaların öz sermaye sınırlarını artıracak, geliştirecek düzenlemeler yapılmalı ve öz kaynak miktarları yükseltilmelidir.
Devletin, kendi borçları için, yüksek faizle borçlanma yoluna gitmekten kaçınması, kredi hacmi ve imkanları ile faizleri daha aşağıya çekilebilecektir.
İpotek satış işlemleri uzun yıllar boyunca sonuçlanamadığı için bankalar alacaklarını zamanında tahsil edememekte, tahsili gecikmiş ve imkansız hale gelmiş alacaklar, bankalar tarafından maliyet unsuru olarak görülmekte ve kredi faizlerine yansıyarak kredi maliyetlerini artırmaktadır.
Kamu bankalarının, çoğunluğunu kamuya kullandırdığı krediler, yüksek faizle verilmektedir. Bahse konu bankalar, bu kredileri bulabilmek için yüksek faizle mevduat toplamaktadırlar. Bu durumda kredi faizleri de doğal olarak yükselmekte, haksız rekabete yol açmakta ve kredi kullananların maliyetlerini artırmaktadır.
Kredi faizlerinden alınan banka sigorta işlemleri vergisi, taşınmaz mal ipoteklerinden alınan ipotek harcı ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu prim uygulamaları, kredi maliyetlerini ve faiz oranlarını artırıcı bir etkiye sahiptir. Bu uygulamaların azaltılması veya kaldırılması faiz oranlarında indirim yaratabilecektir. Bankacılık sektörünün mevduat hacminin büyümesi ve mevduatların krediye dönüşmesinin artması için, mevduatlardan alınan stopaj oranının düşürülmesi gerekmektedir. Ayrıca, yüksek olan disponibilite oranları da düşürülerek bankalara yeni kredi hacmi yaratabilecektir. Yerel bankaların mali yapısının güçlendirilmesi ve verimliliklerinin artırılması ve böylece kredi faizlerinde indirime gidebilmesi için banka birleşmelerini teşvik edecek düzenlemelerin yapılması önem arz etmektedir.
Yukarıda bahsettiğim eylemlerin hayata geçmesi, bankacılık sektörü, reel sektör ve vatandaşları yakından ilgilendirmekte ve etkilemektedir.
Devletin, krediye ulaşma ve kredi faizlerinin düşürülmesine yönelik, alınacak karar ve gerçekleştirilecek yasal mevzuat açılımları için, Merkez Bankası, Bankalar Birliği ve reel sektörün de içinde olacağı bir çalışma ortamını hazırlaması, büyük faydalar sağlayacaktır.
Kredi faizlerinin makul düzeylere inmesi, yatırımları ve istihdamı artırarak, ekonominin büyümesine olumlu katkılar sağlayacaktır. Faizlerin ödenebilecek düzeylerde olması, geri dönüş oranlarının artmasıyla, bankacılık sektörüne de güç katacaktır.
































