Serdarlı Göleti, pardon sahasındaydık dün. Yoğun yağış öncesi, esnası ve de sonrasında çimler arasına gizlenmiş ağır sulu sepken arifesindeki karşılaşmada beraberliğe razı iki takımı izledik. Bi’tarafta son beş haftadır üç galibiyet, iki beraberlikle play-out dışı kalma vizyonlu Serdarlı ev sahibi olarak maça çıktı. Diğer bi’tarafta da sezon öncesi yaptığı transferlerle şampiyonluğu kovalamaya dönük bi’hayal kırıklığı yaratan ancak onlar da son beş haftada yenilmeyip Yenicami’yle birlikte en çok puanı toplayan geç form takımı Bostancı Bağcıl sahada hazırdı. Günün başarılı ismi Kerem Eran’ın başlama düdüğüyle her iki takımda karşılıklı peşrevleri yanında ara ara da kale sobelemekle meşguldüler. Hâl böyle devam ederken maçın birinci devresinde maalesef maça iştirak edenler herhangi bi’gole tanıklık edemediler. İkinci yarının başlamasıyla hem tempo, hem mücadele ruhu hem de meydan okuma hâlleri vûkû buldu. Özellikle ikinci devrenin ilk periyodunda preslemeye başlayan Serdarlı takımı adını skor tabelasına yazan takım oldu . 60’ta sağdan derine inen Bahtıkara, bu yıl maalesef bi’türlü patlamayan Boşnak’ın pimini çekti ve İrfan Boşnak’ın kafasıyla 1-0 öne geçen ev sahibi takım oldu. E hâl böyle olunca her ne pahasına olursa olsun merkezli bi’Bağcıl’ın atakları artmaya bşladı ve yine günün başarılı ismi Çıdamlı’nın füzesine şahit oplduk; alın size 1-1. O beraberlik golü sonrası da her iki takım da artık birer puana razı bir tabloda ‘al gülüm, ver gülüm’ merkezli bir maç izledik. Özetle kazanan olmadı. Maç esnasında ‘bu yağmurların bir anlamı olmalı’ merkezli hissiyatımız vardı ama sonuçta ilgili maçtaki beraberlik durumları bu sürece bir anlam katmadı. Mutlu pazarlar..


























