Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Temiz beslen, kirli oyna!

Bu aralar gündem yine full. Bi’taraftan 50 yıllık Kıbrıs Sorunu ve Kuzey’den su getirip, gaz’ı alma ve götürme dalgaları; bi’taraftan bataklığa gömülen eyyamcı belediyeler ve de elektrik zammı ile toplu harakiri işlemleri; diğer bi’taraftan da futbolumuzun yangın merdiveni 5 Kasım Zürih Zirvesi. Siyasi konular mı? İktidar içerisindeki iktidar arzusu ve şehveti yanında bi’türlü erki atanmayan yarı buçuk spor yönetimimiz. Az önce klavyenin başına oturdum ve aklımdaki asıl konumuz sporun yönetimiydi. Güya biraz Garantör Devlelerden, biraz Avrupa Birliği’nden, biraz Amerika’dan, biraz da bizim çadır tiyatrosundan bahsedip, direkt devletin yönetmeye çalıştığı sporumuza çakacaktık ama canımız yine bal vermedi. Niye mi? E haçana bir ilgili gabak sorunlarına dem/gem vurmaca. Herkes aklından memnun zaten, bir de bedenime stres alıp da n’apayım! Bu arada mesai arkadaşımız ve de Avrupa’nın en başarılı spor hekimlerinden biri olan Dr. Ulaş Yavuz; “Su içsek yarıyor be sir” cinsinden bi’şeyler eveliyor ve de geveliyordu kahvesini yudumlarken. E bilen bilir, her ikimiz de fazla kilo bağımlısı olduk hominide gırtlak ha’bire bal, pekmez, tuzsuz nor, kuruyemiş ve de bilimum et ve de unlu ürünler sayesinde. Maşallah ikimiz sofraya çöktük mü sanki de savaş çıkacak ve memlekete kıtlık gelecek bir modda yumulur ve de önümüze gelen yiyeceğe sararız. E bir de özellikle Ironman Ahmet Pehlivan dostumuz da mangalı yaktı mı; “Bakanlar açılsın, Başbakan geldi ve de bakacak bu işlere” edâlarında çökeriz kuzu şişlere ve de pirzola tellerine. Öncesinde şeytan azapta olur ama ya sonrası mı? Sonrasında da bildik mide fesatları, fesat şeytan sayesinde. Hâlbuki insan(!) gibi yesek midemiz bize küfretmeyecekti ama n’palım, ‘suyundan da koy’ cinsinden doy doy oluruz her daim. Neyse, mâlum birçoğumuzun kronik alışkanlığıdır bugünün işini yarına bırakmak. Bir ‘halledeceyik’ uygulamasıdır gidiyor. Bir baktık ki 40’lı yaşlara geldik ve en az bir hastalıkla yaşamımızı sürdürüyoruz. Egzersiz eğitimimiz hiç yok. Sağlıklı beslenme alışkanlığımız ise hakgetire! Teknolojik gelişmeye bağlı olarak hareketsizlik hastalığımız sayesinde tuvalete bile arabayla gider olduk. Özellikle fast-food bağımlısı yeni neslin fazla kilo problemi sayesinde obez bi’toplum olma yolunda hızla ilerliyoruz. Değerli okuyucum, 30 yıllık tecrübe der ki; “Diyetle rakam cinsinden kilo verilir ama yine alınır. Egzersiz yapan kilo vermez ama kas cinsinden kilosunu korur. Hem diyet, hem egzersiz yapan sağlık kazanır. Estetik de cabası”. İşte bu süreçte özetle kulağımıza küpe olan önerileri sizinle paylaşmak istiyorum tabii vaktiniz varsa veya fazla kilonuz varsa: Allah zararlı bi’besin öğesi yaratmaz. Yoğunlukla et, süt, yumurta, kuruyemiş, sebze ve de meyve gibi doğal ürünlerden yararlanın… Kaliteli uyku önemli. İhmâl etmeyin… Egzersiz mi? Tabii ki de ılımlısı Allah’ın emri… Unutmayın ki hiçbir lezzet sizin sağlığınızdan daha önemli değildir. Tabii sağlık yanında estetik de önemli her daim… Hayatınızda egzersiz varsa uzun vadeli ve keyifli bir beslenme süreci yaşarsınız. Aksi takdirde kalıcı olarak istenilen bir sonucu almanız mümkün değil… Aç karnına alışveriş yapıp da gereksiz ve de işlenmiş yiyecekleri yüklenmeyin… Her gün ne halt yediğinizle ilgili bir günlük tutun veya günlük zihinsel geviş getirmeyi ihmâl etmeyin… Özellikle işlenmiş un ve de işlenmiş şekerden uzak durun… Şeytan azapta iken çektiğiniz acıları ve de duygusal yıkımları unutmayın… Asla ve asla öğün atlayıpta aç kalmayın. Çükü vücudumuz kıtlık moduna girer ve her aldığını depolar… Sofrada yapabildiğiniz kadar gevezelik yapın. Yok öyle har har mideye çakmalar… Bol bol su tüketin. Sadece susadığınızda değil, her zaman su için. “Su içsem yarıyor” ya, keşke devamlı içsek de yarasa… İnternetten indirilen tek besine dayalı abuk yo yo diyetlerden kaçının… Doğal beslenme prensibini bir yaşam felsefesi haline getirin… Mutlaka uzman bir diyetisyen ve egzersiz eğitmeninden profesyonel destek alın… Yukarıda belirtilen tavsiye ve tedbirler tabi ki artırılabilinir ama özetle belirttiğimiz hususları lütfen dikkate alın. Aksi takdirde obezite hastalığı kişisel bir tercihtir ve tercih sizin. “Eat clean, play dirty” der ya İngiliz, işte durum aynen bu vaziyette. ‘Temiz beslen ve de kirli oyna’ inşallah değerli okuyucum. Sağlıkla…