Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Annan Planı’ndan ders çıkarıldı

Kıbrıs konusunda devam etmekte olan müzakere sürecini Güney Kıbrıs’ta Mayıs ayında yapılacak seçimler yavaşlattı.
Rum liderliği seçimleri birinci gündem maddesi yaptıktan sonra daha önce Mart 2016 diye ortaya konulan hedef de ötelenmek zorunda kaldı.
Müzakerelerde ortaya bir sonuç çıkarılabilmesi için yeni hedef Eylül ayı sonu olabilir.
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı böyle hedefler ortaya konulmasını pek sevmiyor ama Eylül ayı eğer karşı tarafta da gerçekten bir niyet varsa gerçekçi bir tarih olarak görünüyor.
Gelinen aşamada müzakerelerde Rumlar her ne kadar seçimlere kadar işleri rölantiye almaya çalışsalar da masada bazı ilkler de yaşanıyor.
Kuzey Kıbrıs’ın çözümün hemen ertesinde AB ile uyumunun sağlanması konusunda ilk kez ciddi çalışmalar yapılıyor.
Kuzey Kıbrıs’ın gümrük kapılarının AB mevzuatı ile nasıl uyumlaştırılacağı, Euro Bölgesine adanın Kuzeyinin nasıl dahil edileceği yapılan bu çalışmalardan sadece bir kaçı…
Öte yandan Dünya Bankası ve IMF ekonomi konusunda çok ciddi çalışmalar yapıyorlar.
Çözümün finansmanı ve çözüm sonrası sektörlerin durumunun ne olabileceğine dönük bu çalışmalar, daha önceki çözüm süreçlerinde yapılmamıştı ve büyük bir eksiklikti.
Federal yapıda kamu yönetiminin nasıl olacağı konusunda da işin mali boyutundan tutun da,  etkin karar mekanizmalarının nasıl oluşturulacağı gibi konulara kadar ciddi çalışmalar yapılıyor.
Müzakere sürecinde bu dönemde yapılmakta olan bir diğer çok önemli çalışma ise, çözüme ulaşılması halinde bunun nasıl uygulamaya konulacağına ilişkin çalışmadır.
Belli ki Annan Planı döneminde yaşananlardan dersler çıkarıldı.
Oradaki eksiklikler tespit edildi ve bu kez sürecin daha sağlıklı bir şekilde yürümesi ve bir sonuca ulaşılması sonrasında sorunlar yaşanmaması için adımlar atılıyor.
Bu kapsamda yapılan çalışmalarda, çözümün ertesi günü örneğin sorumlulukların kimde olacağı, belirsizliklerin hani alanlarda ortaya çıkabileceğinin tespiti ve bunların giderilmesi gibi konular da yer alıyor.
Çözümün ertesinde yürütme nasıl olacak, yasama ve yargı nasıl çalışacak, ya da iki taraftaki polis nasıl işbirliği yapacak gibi çalışmalar da uygulamaya dönük yapılan çalışmaların içerisinde…
Kısacası müzakere masasında ortaya kapsamlı bir çözüm planı çıkarılması eksersizi yapılmasının yanı sıra, bunun uygulamaya nasıl konulacağı, çözüm sonrasına nasıl hazır olunacağına ilişkin de ciddi adımlar atılıyor.
Bunlar gerçekten çok ama çok önemli ama gelin görün ki şu aşamada iki tarafta yaşayan insanlara çözümün yakın olduğunu doğrudan hissettirecek adımlar değil.
Bu nedenle acilen Güven Yaratıcı Önlemlere dönük adımlar atılmak zorunda.
Mobil telefonların her iki tarafta da çalışır hale getirilmesi, hellim meselesinde iki tarafın tam anlamıyla bir anlayış ve işbirliği içinde hareket etmeye başlaması, hidrokarbon yataklarının kriz potansiyeli taşıyan unsurlar olmaktan çıkarılarak potansiyel işbirliği alanları olabileceklerinin gösterilmesi, bu adımlardan bazıları olabilir.
Ve bunlar halklar arasında ortak anlayış ve işbirliği tohumlarının yeşermesine zemin yaratır.
Güney Kıbrıs’taki seçimlere kadar geçecek dönemde hem çözüm sonrasına hazırlık, hem çözümün nasıl uygulanacağı, hem de Güven Yaratıcı Önlemlerle ilgili kapsamlı adımlar atılırsa seçimlerin sonrasında müzakere masasında işler kolaylaşır.
Ve kısa bir zamanda niyet varsa sonuç alınır.