Ülkede yaşanan sorunlara ancak doğru ve sağlıklı bir şekilde tartışılmaları halinde çözümler üretilebilir.
Meselelere doğru teşhisler konulduğu takdirde…
Aksi durumda havanda su dövmenin ötesine geçilemez.
Sorunlar büyüyerek üzerimize gelmeye devam eder.
Var olan sorunlara yenileri eklenir.
Gelinen aşamada KKTC’de durum tam da böyle.
Sorunlara teslim olmuş vaziyette gidiyoruz.
Umutlar tüketilmiş.
Sorun çözmekle yükümlü olan, sorumluluk taşıyanlar ortada yok.
Memleketin sorunlarına çözüm üretmek için plan, program ve projeler üretip bunları uygulaması gerekenlerin gündemleri farklı.
Bunun sonucunda sorunlar büyümeye devam ediyor.
Minik Doğa’nın ölümü ile sonuçlanan trafik kazası ile birlikte trafik sorununu yine gündemin ön sırasına koyduk.
Bir süre bu konuda her türlü eylem ve açıklamalar yapılacak, sonra benzerlerinde olduğu gibi maalesef masum bir başka canı trafiğe kurban verene kadar gündem yine değişecek.
Bu arada hiçbir önlem de alınmayacak.
Ülkede trafik sorununun altında yatan en büyük neden alt yapı sorunudur.
Yolların güvenli olmaması kazalara davetiye çıkarmaktadır.
Bu konuda maalesef en küçük bir önlem alınması yönünde adım atılmamaktadır.
Adım atılmasını bırakın, ana yollar üzerinde artan yapılaşma ile birlikte kaza riskleri daha da artmaktadır.
Tali yollardan ana yollara olan bağlantılar, ana yollar üzerindeki kimi çember olan, kimi çember gibi ama çember olmayan kavşaklar, yollarda seyreden herkesi tehdit etmektedir.
Ehliyet verme sistemimizin ne kadar doğru olduğu bir başka tartışma konusudur.
En son meydana gelen kaza sonrasında bakıyorum da, kiralık araba meselesi tartışmalarda öne çıkmış durumda…
Sanki yollar dört dörtlük, güvenli de tek sorun kiralık araçlar!
Ercan’da gelen yabancılara araç kiralanıyor olmasının, ya da araç kiralanırken tek kriterin ehliyet olmasının devlet ciddiyeti ile bağdaşmadığını yazanlar var.
Şahsen ben, KKTC ehliyeti ile Türkiye, İngiltere, Fransa ve Yunanistan’da hiçbir soruya maruz kalmadan havaalanlarından araç kiralayıp kullandım.
Hatta araç kiralamalarını internet üzerinden yaptım.
Dünyanın her yerinde bu böyle. Ancak araç kullandığım ülkelerdeki yol güvenliğine verilen önemin altını çizmekte yarar görüyorum.
Yollarda güvenli seyir için her şey düşünülmüş.
Bizde ise yollar sorma gir hanı gibi…
Ve en önemli konu olan yol güvenliği meselesini bizler gerektiği gibi tartışmıyor, gündemde yer ederek ilgililer üzerinde kamuoyu baskısı oluşturup, çözümler aranmasını zorlamıyoruz.
Dikkatleri başka noktalara dağıtacak şekilde yapılan ve esas sorunları gizleyen tartışmalarla bir yere varılması, çözümler üretilmesi mümkün değildir.
Mağusa Kaymakamlarının elim kazanın olduğu kavşakla ilgili farklı zamanlarda yazdıkları beş ayrı uyarı yazısının neden dikkate alınmadığı meselesinin üzerine gidilmesi gerektiği gibi gidilmiyor.
Kazanın olduğu kavşakta dönüş yapacak araçların gireceği cep olmuş olsaydı belki de minik Doğa’yı o kazadan koruyabilirdik.
Ama yoktu.
Daha başka Doğaları kaybetmek istemiyorsak bir an önce yol güvenliğinin artırılması konusunda önlemler alınmalıdır.
Yoksa masum insanlarımızı kaybetmeye devam ederiz.

Önceki Haber
Sonraki Haber

























